banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
15 Kasım 2019 Cuma

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal Geçmişe değil, geleceğe bakmak zorundayız

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal dün basın mensupları ile bir araya geldi. Basının önemine değinen Rektör Ahmet Hamdi Topal, “Kastamonu Üniversitesi 2006 tarihinde kurulmuş ve geçmişe dayalı kurulan bir şehirdir. Belki de istenilen seviyeyi yakalamamış olabilir. İle özgü, Türkiye özgü faktörler olabilir. Ancak biz geçmişse değil, geleceğe doğru bakmak zorundayız. Bu çerçevede üniversitemizin hem insanların beklentilerini karşılamaya getirmek hem de benzer üniversitelerle Türkiye genelindeki rekabet edebilir seviyeye getirmek bizim temel amacımızdır” dedi.

29 Haziran 2019 Cumartesi 09:46
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal Geçmişe değil, geleceğe bakmak zorundayız
 

 

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal dün basın mensupları ile bir araya geldi. Basının önemine değinen Rektör Ahmet Hamdi Topal, “Kastamonu Üniversitesi 2006 tarihinde kurulmuş ve geçmişe dayalı kurulan bir şehirdir. Belki de istenilen seviyeyi yakalamamış olabilir. İle özgü, Türkiye özgü faktörler olabilir. Ancak biz geçmişse değil, geleceğe doğru bakmak zorundayız. Bu çerçevede üniversitemizin hem insanların beklentilerini karşılamaya getirmek hem de benzer üniversitelerle Türkiye genelindeki  rekabet edebilir seviyeye getirmek  bizim temel amacımızdır” dedi.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal konuşmasını şu şekilde sürdürdü; “Üniversitemiz artı değerleri ve zayıf yönleri var. Üniversitenin hem akademik birimleri hem kurumsal olarak beklentilerini ve performanslarına bakarak çalışma yapacağım. Belli bir yolda mesafe aldık. Her şey zamana bağlı. Bir anda her şey olamaz. Önceliklerimizi sıralama yaparak devam etmeye arzu ediyoruz. Mümkün olanı yapmak zorundasınız. İmkan durumunda ancak imkanları da zorlayarak elimizden geleni yapacağız. Sorunlarımız var. Her birini ele almak durumundayız. Kronikleşmiş ve soruna dönüşmüş inşaatlar var. Her şeyden önce işimiz bina değil, öncelikli insan. İnsanla iletişim kurmak, insana temas etmek. Sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir şekilde çalışma ortamını sağlamak. Bunları  yaptığımızda başarı da gelecektir. Bu yönüyle müteahhit mantığıyla değil, eğitimci mantığıyla işe yaklaşmak durumundayız. İnsanlarımızın performansı, çalışma ve üretme arzusunu harekete geçirmeliyiz. Elimizden geldiğince bunu yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.

“HASTANE KONUSUNDA 2 PROBLEMİMİZ VAR”

Hastane mevzusunda 2 problemimiz var. 1’incisi hastaneyi aktif hale getirmek, 2’ncisi öğrencilerimizi burada eğitim görebilir halde olmalarını sağlamak. İl Sağlık Müdürlüğü’nün yakın çalışmasıyla beraber, Sağlık Bakanlığıyla protokol imzalayarak Devlet Hastanesine sürece dahil edip, Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak devam edelim istiyoruz. Kastamonu Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığı’nın il yöneticileri ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. İyi bir mesafe alacağımızı ve hayırlı bir neticeye ulaşacağımızı ümit ediyorum.

“BEN BİRÇOK AKADEMİSYENİN KASTAMONU’YA
GELMEYE GÖNÜLLÜ OLDUĞUNU BİLİYORUM”

Öğrencilerimizi alabilmek için YÖK’ün aradığı bazı kriterler var. 50’ye yakın Ana Bilim Dalı var. Bizim henüz sayımız 18. Bir kısmı görevlendirmeyle beraber şehir dışında, onları da buraya getirmeye arzu ediyoruz. Ben birçok akademisyenin Kastamonu’ya gelmeye gönüllü olduğunu biliyorum. Amacımız sabit personeli, akademik personeli tutabilmek. Öğrencilerimizin 2021 yılında Kastamonu’ya getirmek hedefimiz. Ancak zaman içinde olacak. Önce hastaneyi, açabilmek ve öğrencilerimizi getirmek amacımız. İşimiz sadece bu değil, geniş bir alana yayılan bir kurum. 30 bin yaklaşık öğrenci ve ilin gelenine yayılan eğitim var. İnsanlarımızı olabildiğince rantabl şekilde kullanmak ve kurumsallaşmış vaziyette yapılanmaya teşvik etmek. Bir işe yanlış başladığınızda devamı da yanlış geliyor. Biz en doğruyu, en makulü ve olabilecek en iyi adımı hedefliyoruz. Kurum içinde istişare ediyoruz. Ancak bazen kurum içi istişare körlüğe yol açabilir. Dış paydaşlarımızın fikirleri de önemlidir.” dedi.

“BİLGİ SADECE BİR COĞRAFYA İLE PAYLAŞILABİLEN BİR ŞEY DEĞİL”        

Üniversitelerin evrensel kuruluşlar olduğunu söyleyen Rektör Topal, “Herhangi bir kültür, aidiyetle sınırlandırılması, söz konusu değil. Bu anlamla tüm dünyaya açık ve işbirliği içinde olacaktır. Üniversitenin iş birliği sınırlamasında sadece Türk Cumhuriyetleri değil, diğer üniversitelerle de iş birliği içinde olduğunu görürsünüz. Ama öne çıkan Orta Asya Türk Cumhuriyetleriyle olan ilişkiler olmuş. Bilgi sadece bir coğrafya ile paylaşılabilen bir şey değil. Bizim onlara yardımcı olmamız söz konusu olabilir. Konumları itibariyle bilimsel gelişmişlikleri ya da evrensel düzeyler ele alındığında biz asansör vazifesi görüyoruz. Bizim yukarı çıkabilmemiz için bilginin daha üst düzey olduğu diğer ülkeler ve diğer üniversitelerle işbirliği yapmamız lazım. Dengeyi göz ederek çalışmalarımız sürecek. Dikkate aldığımız diğer husus ise üniversitelerin bilgi üreten yerler olduğudur. Bu bilgiyi sahip olduğu toplumla paylaşması gerektiğidir. Bununda sınırı yoktur.  Üniversiteler etrafı surlar çevrili kaleler değildir. Modern ülkelerde üniversiteler şehrin içindedir. Hatta kampüs içinde olanlar şehir içindeki üniversite modeline geçer. Kastamonu Üniversite arasında olan benim kısmen vakıf olduğum geçmişte oluşmuş, olumsuz algıyı ortadan kaldırmalıyız. Üniversiteler kapalı kapılar ardındaki kurumlar değildir. Şehirlerin kültürüne, şehrin kültürüne, şehrin sanatına katkı sağlamak durumundadır. Bir şehre ne kadar katkı verirsek şehirde bize o kadar katkı verir. Cumhuriyetin başlangıcından itibaren kurulan eğitim kurumları o bölgeyi, o ili kalkındırmaya geliştirmeye, ilin kültür ve sanat hayatının yükselmesine lokomotif halindeki kurumlardır. Bir üniversitenin misyonu da budur. Ne yapılması gerekiyorsa elimizden geldiği kadarıyla yapmanın gayreti içinde olacağız. Şehirle-üniversiteyi iç içe tutmaya çalışacağız” diye konuştu.

“KASTAMONU ŞEHRİNİN GENELİ AÇIKHAVA MÜZESİ”

“Kastamonu şehrinin geneli Açıkhava müzesi” diyen Hamdi Topal, “Türkiye’de bu tür korunmuş şehri görmek mümkün değil. Sayısı az olan, nadir olan şehirlerden bir tanesi. Böyle bir şehirde üniversitenin de mimari yapıdan hissesine düşeni alması lazım. Kampüsten, sembolik değer taşıyan bir binanın olması gerekir. Çarşıdaki rektörlük binası ilin sembollerinden birisidir. Çok değerli bir binadır. Ancak bina tarihten ibaret değil. Yapmış olduğu vazifeyle de ilin eğitim-öğretim hayatına çok ciddi katkılar sunuyor. Kastamonu’nun hafızasında yer bırakmış. Hakikaten bu yönüyle öne çıkan bir eser. Böyle bir süreç başlamış. Milli Emlak tarafından resmi olarak burası Kastamonu Üniversitesi’ne tahsis edilmiş. Öncesinde de 2002 yılında Fen-Edebiyat Fakültesi’ne verilmiş. Bu bina 2000’li yılların başından beri bizde. Yaklaşık 60 yıldır Abdurrahmanpaşa Lisesi’nde değil. Bina 2009 yılında resmi olarak Kastamonu Üniversitesi’ne tahsis edildikten sonra, üniversitenin bütçesi yapılarak bugünkü hali oluşturulmuş. Bu binanın sahip olduğu tarihi geçmişi, taşımış olduğu sembolik değer, üniversite ukdesinde vermiş olduğu hizmet dikkate alındığında gönül ister ki bu bina üniversitede kalsın. Zaten yeni tahsis kararında da eğitim-öğretim hizmetlerinde kullanılması ibaresi var. Burada da zaten eğitim-öğretim hizmetlerinde kullanılıyor. Üniversitemizin merkez binası. Üniversitemizin sembolik değeri olarak bu bina karşımıza çıkıyor. Kastamonu Üniversitesi’nin bu binayla özdeşlemiş bir hali var. Ben bu binanın Kastamonu Üniversitesi’nde kalmasını isterim. Tescilli bina olmasından dolayı da korunması daha mümkün. Süreç işliyor. Kurum olarak da bizim taleplerimiz var. Yetkili kurum buna karar verecektir. Nisan ayında talep ardından tahsis olmuş. Biz göreve başladıktan sonra, tahsisin tekrardan üniversitemize yapılması konusunda beyanımız yetkili makamlara ilettik. Takdir yetkililerindir. Bu konudaki gerekçelerimiz çeşitli. Hem geçmişten bugüne kadar üniversite tahsis olması, hem üniversitemizin buraya yapmış olduğu yatırım, hem de taşıdığı sembolik değer gibi bu gerekçeleri çeşitlendirebiliriz. Bu konudaki nihai karar yetkili kurumlarındır. Umarım şehrin ve binanın menfaati doğrultusunda bir karar verilir. Kamu kurumları arasında bir yarışma ya da iddia söz konusu olamaz. Biz burada sükûnet içerisinde, anlayış içerisinde bu kamuya ait taşınmazın uygun amaç doğrultusunda kullanılması çabası içerisindeyiz. Kamu yararı gözetilerek, bu binanın en makul, en verimli şekilde kullanılması göz önüne alınarak, binanın tescilli bir yapı olması dikkate alınarak en uygun şekilde kullanacak kurumu tespit edilmelidir. Bu da üniversitedir” şeklinde konuştu.

“SORUNLARIN  ÇÖZÜMÜ İÇİN GAYRET SARF EDECEĞİZ”

İlçelerdeki Meslek Yüksek Okullarında (MYO) söz eden Rektör Topal: “İmkanlarınız doğrultusunda çalışmalar yapmak zorundasınız. İlin genelinde 12 tane MYO yapılmış. MYO’ların akademik, idari personel açısından, fiziki şartlar açısından bir takım sıkıntıları var. Bunların olması da normal. Kampüs içerisinde öğrencilerin ihtiyaç duyduğu imkanları sunarsınız. Fakat bunu ilçelere yaydığınızda öğrenciler, kampüsteki imkanları birebir kendi alanlarında da olmasını arzu ediyor. Fakat bu imkanla olan bir şey. Sizin kampüsteki imkanları mikro düzeyde her zaman oraya aktarma imkanız olmayabiliyor. Fakat hayatta değer taşıyan bazı unsurlar var. Binaların fiziki şartları, eğitim-öğretimin kalitesi gibi konular muhakkak ele alınmak durumunda. Çeşitli ilçelerdeki bazı sorunlar bana da intikal ediyor. Bu sadece ve sadece Kastamonu Üniversitesi’nin yaşadığı bir sorun değil. Türkiye’deki büyükşehirler hariç, ilçe bazındaki MYO’lardaki karşılaşılan sorunlar. Bu sorunlar sadece üniversitenin tek başına değil, merkezi bir anlayışla halledilebilecek bir şey. Ne yaparsanız yapın, merkez kampüsteki imkanların tamamını MYO’lara sunamazsınız. Bu da bir gerçeklik. Önemli sorunların çözümü için gayret sarf edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“TIP FAKÜLTESİ HAYATA GEÇİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Rektör Topal, önceliğinin  aktif olmayan bölümleri aktif hale getirmek olduğunu dile getirdi. Topal, şöyle konuştu: “ Sivil Havacılık, Su Ürünleri bölümlerini aktifleştirip, Tıp Fakültesi öğrencilerini ilimize getirmek önceliğimiz. Sivil Havacılık Bölümü Türkiye’de son günlerde popüler hale geldi. Popüler olduğundan bu bölümde yeterince öğretim görevlisinden bahsetmek söz konusu değil. Sağlıklı bir planlama yapmak lazım. Öncelikle bu bölümün akademik kadrosunu asgari düzeyde de olsa, oluşturmak lazım. Ayrıca Sivil Havacılık altyapı olması lazım. Sivil Havacılık teknik donanım gerektiren, bir takım ihtiyaçları da beraberinde getiren bir bölüm. Bunun için çalışmamız lazım. Asıl olan yeni fakülte açmak değil, asıl olan ihtiyaç doğrultusunda fakülte açmak. Bu ihtiyacı da belirleyecek olan devletin yetkili kurumlarıdır. Bizde üniversitemizde kaliteli, iyi örnek olabilecek bir Tıp Fakültesi’ni hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Kastamonu Tıp Fakültesi için uygundur. Ayrıca ilimiz Su Ürünleri Fakültesi için gayret uygundur. Fakat Su Ürünleri Fakültesi’nin Türkiye’de yaşadığı bir handikap var. Öğrencisiz. Fakat bu handikap ortadan kalktığında üniversite olarak en iyi şekilde yararlanmayı arzu ederiz. Bunun içinde gerekli altyapıyı da oluşturmayı hedefleriz. Fakat kaynaklarımızı da öncelikli ihtiyaçlarımız doğrultusunda şekillendirmemiz gerekiyor. Türkiye’de son dönemde çok önemli bir hamle yapıldı. İhtisaslaşma süreci olarak. Çünkü siz birbirinin kopyası olan üniversiteleri ülkeye yaydığınızda, burada nitelikli, arzu edilen materyallerin çıkması pek mümkün değil. Her ilin özelliklerini, ihtiyaçlarını dikkate alarak üniversitelerin hareket etmesi gerekiyor. Kastamonu’nun özellikleri dikkate alınarak, tabiat turizmi, ormancılık alanında ihtisaslaşma çalışması başladı. Gerçekten burası tabiat turizmi açısından çok elverişli ve yüzde 67’si ormanlarla kaplı olmasından dolayı çok isabetli bir karar. Bu süreç diğer kurumlarla ortaklaşa hareket edilmesi gereken bir süreç. Bizde olabildiğince öngörülen plan doğrultusunda çalışmaya gayret edeceğiz. İhtisaslaşma konusunda sağlıklı projelerle İhtisas Komisyonu’ndan şehir daha çok bütçe alacaktır. Bunun da ilimize sağlayacak çok ciddi katkılar var” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Tuğçe Yerdelen

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV