banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
23 Ekim 2019 Çarşamba

Kastamonu Muharip Gaziler Derneği Şube Başkanı Ali Cesuroğlu RUMLARIN GAYELERİ TÜRKLERİ YOK EDEREK ENOSİSİ GERÇEKLEŞTİRMEKTİ

Kastamonu Muharip Gaziler Derneği Şube Başkanı Emekli Albay Ali Cesuroğlu, dün dernek binasında Kıbrıs Barış Harekatı’nın 45. yıl dönümüvesilesiyle bir basın toplantısı düzenledi.

19 Temmuz 2019 Cuma 10:41
Kastamonu Muharip Gaziler Derneği Şube Başkanı Ali Cesuroğlu  RUMLARIN GAYELERİ TÜRKLERİ YOK  EDEREK ENOSİSİ GERÇEKLEŞTİRMEKTİ
 

Kastamonu Muharip Gaziler Derneği Şube Başkanı Emekli Albay Ali Cesuroğlu, dün dernek binasında Kıbrıs Barış Harekatı’nın 45. yıl dönümüvesilesiyle bir basın toplantısı düzenledi.

Kıbrıs’ın Türkiye için stratejik öneme sahip bir ada olduğunu ve Kıbrıs Barış Harekatı esnasında yaşadıkları anıları anlatan Emekli Albay Ali Cesuroğlu, “Kıbrıs, Türkiye’nin güvenliği için çok kıymetlidir. Kıbrıs’ın önemini daha önce gören büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk; ‘Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece, bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz, bu ada bizim için mühimdir’ diyerek Kıbrıs’ın Türkiye için ne kadar stratejik önem taşıdığını belirtmiştir” dedi.

“RUMLARIN GAYELERİ TÜRKLERİ YOK
EDEREK ENOSİSİ GERÇEKLEŞTİRMEKTİ”

Kıbrıs’ın Osmanlı Devleti tarafından 1878 yılında geçici olarak İngilizlere verildiğini adanın 1923 yılında hukuki olarak da İngiliz egemenliği altına girerek sömürgeleştirildiğini ifade eden Ali Cesuroğlu, Kıbrıs Barış Harekatı ile ilgili olarak şunları anlattı; “Rumlar adayı Yunanistan’a bağlamak gayesiyle Enosis teşkilatını kurmuşlar, başına da 1955’te Grivası getirmişlerdir. Gayeleri, İngilizleri adadan çıkarmak, Türkleri de yok ederek Enosisi gerçekleştirmekti. Bu Grivas denen adam Yunanların Anadolu savaşında teğmen olarak görev yapmış, katliamlarla tanınan azılı bir Türk düşmanıydı. Enosis’e karşı da 1957 yılında Rauf Denktaş ve arkadaşlarınca Türk Mukavemet Teşkilatı’nı (TMT) kurdular. 1958’de Albay Rıza Vuruşkan adaya gelip başa geçerek, karşı mücadeleye başladı. Zürih ve Londra antlaşması ile bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Buna göre Cumhurbaşkanı Rum, yardımcısı Türk olmuştur. Markarios ve Fazıl Küçük göreve getirildi. Bundan sonra istenilen olmamış, Türklerin haklarını ellerinden almak istemişlerdi. 1963-1974 döneminde Rumlar saldırılar başlatmışlar, evvela Lefkoşa’da 92 Türk öldürülmüş, 146 kişi yaralanmıştır. 103 Türk köyü katliamdan kurtulmak için daha büyük Türk köylerine göç etmek mecburiyetinde kalmıştır. Markarios 5 bin kişilik bir ordu kurmuştur. Birleşmiş Milletler adaya 1964’te Barış Gücü göndermişler. Rumların saldırıları devam ettiği için Türkiye Haziran 1964 te müdahale etmek istemişse de Amerikan Başkanı Jhonson’ın mektubu üzerine geciktirilmiştir. Rumların Erenköye taarruz etmeleri üzerine Türk Hava Kuvvetleri’nin müdahalesi üzerine ateşkes antlaşması yapıldı. 9 Ağustos 1964’te Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in uçağı düştü, ona işkence edilerek öldürdüler.

“TÜRKLERE ASİMİLE POLİTİKASI UYGULANMIŞTIR”

Türkleri silahla yok edemeyeceğini anlayan Makarios, 1967-1974 yılları arasında Türklere ekonomik ve sosyal baskı uygulayarak adadan göç etmeye zorlama ve bu yolla asimile etme politikasını uygulamaya başlamıştır.15 Temmuz 1974’te Yunanistan’ın desteği ile gerçekleştirilen darbe ile Kıbrıs’ta idareye el konuldu. Makarios kaçarak canını kurtardı. Bu darbeye göre Kıbrıs, Yunanistan a bağlanıyordu. Bu Kıbrıs Türklerinin yok edilmesine yol açacaktır. İşte bu darbe Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahale etme hakkını doğurmuştur. Tam bu anda Kıbrıs’taki Türk ve Rum tarafının kuvvet durumu acaba en durumdaydı. Bundan sonraki olayların seyrine bakmadan önce bu durumu açıklığa kavuşturalım. Yunan alayı 1093 kişiydi. Görevi Türk alayını yok etmek, Kıbrıs’a çıkacak birliklere taarruz etmekti.

“KIBRISLI TÜRKLERİ TOPTAN YOK ETMEYİ PLANLIYORLARDI”

Rum milli muhafız ordusu toplam 25 bin kişiydi. Kıbrıslı Türkleri toptan yok etmeyi planlıyorlardı. 20 Temmuz 1974 günü sabahı tan vakti Girne yakınındaki Platini(Yavuz) plajına 2 jandarma botu yanaştı ve botlarda bulunan Deniz Binbaşı Komutasında Astsubaylardan müteşekkil 30 SAT ve SAS komandosunu getirdi. Görevleri çıkarma yapılacak plajı temizlemekti. Askerlerin karaya çıkmasına hazırlamaktı. Sabah saat 06.00’da SAT komandoları 25 metre aralıklarla suya bırakıldıklarında gizlice araştırma yaparken Rumlar makineli tüfeklerle ateş açtılar. Komandolar da buna karşılık verdiler. İşte düşmana karşı atılan ilk mermi bu idi. Karşılıklı ateş sonucunda görev yapılmış hepsi sağ olarak bota bindirilmişti. Bundan sonra uçaklarımız Beşparmak dağlarındaki hedefleri bombalamaya, donanma topçuları da denizden ateş etmeye birlikler karaya çıkmaya başlamıştı. Aynı gün hava indirme tugayı da havadan indirmesini başarıyla yapmıştı. Düşmanla kıran kırana zorlu bir savaş yapılmıştı. Kıbrıs’taki Türk kuvvetleri alayı ve Kıbrıslı Türklerin bulunduğu Türk Mukavemet Teşkilatı savaşa katılmıştır.

“HAREKATIN İLK GÜNÜ 8 BİN TÜRK KIBRIS’A AYAK BASTI”

Harekatın ilk günü çıkarma ile 3 bin, havadan indirme ile yaklaşık 5 bin Türk askeri Kıbrıs toprağına ayak basmıştı. Harekatın ikinci günü yani 21 Temmuz 1974 günü yapılan savaşlarda karşılıklı taarruzlar yapılmıştır. Saat 21.45’te 50. Piyade Alayı’nın karargah yeri olarak kullandığı binaya roket atar mermisi isabet etmesi sonunda Alay Komutanı Albay İbrahim Karaoğlanoğlu ve Hava Pilot Binbaşı Fehmi Ercan şehit oldular. Bütün gece savaş devam etti. Deniz ve Hava kuvvetleri arasında düşmanı elektronik harple aldatıldıkları için irtibat kurulamaması sonucu Kocatepe Gemisi bombalanarak batmasıyla 54 denizcimiz şehit olmuştur. Aynı gece Rumlarda; kendilerine yardıma gelen 3 Yunan uçağını Türk uçağı sanılarak uçaksavar atışı ile düşürerek 100 kadar yunan komandosunu öldürmüşlerdir. İkinci günde 39. Tümen adaya çıkmış havadan inenlerle denizden çıkanlar birleşmiş hava indirme tugayı, komando tugayı, Kıbrıs Türk kuvvetleri alayı, Kıbrıs Mukavemet Teşkilatı ve diğer birlikler savaşarak birçok yeri almışlardır. Yoğun siyasi baskılardan ve Güvenlik Konseyi’nin ateşkes çağrısına uyarak 22 Temmuz saat 17.00’den itibaren ateşkes ilan edilmiştir. 23 Temmuz da harekat kısmen devam etmiş, Küçük Kaymaklı alınmış, pusu kurulan bir Rum topçu taburu konvoyu tamamen imha edilmiştir.”

İkinci Kıbrıs Barış Harekatı (14-16 Ağustos 1974) hakkında da bilgiler veren Cesuroğlu, harekatın başarıyla sonuçlandırıldığına dikkat çekerek şöyle konuştu: “Harekat başarı ile sonuçlandırılarak Kıbrıs Türkleri özgürlüklerine kavuşturmuş ve bugün Akdeniz’de ve çevremizde olan hayati önemi haiz Durumlarda Türkiye’ye önemli avantajlar sağlamıştır. Milli savunma bakanlığımızın kayıtlarına göre; Kıbrıs Barış Harekatı’na toplam 37 bin 479 personel iştirak etmiştir. Bu savaşta 411 kişi kara, 69 deniz, 5 hava, 13 jandarma olmak üzere 498 Türk askeri şehit olmuş, 1.200’de yaralanmıştır. 70 Kıbrıs mücahit ve 270 Kıbrıslı Türk şehit olmuştur. 1.000 Kıbrıslı Türk’te yaralanmıştır. Rum ve Yunanlıların zayiatı 4 bin ölü ve 12 bin yaralıdır. Türk Ordusu’nun Kıbrıs’ta olması sayesinde adada yaşayan 150 bin Türk insanca bir yaşama kavuşmuştur.

“BATININ ŞIMARTILAN ÇOCUĞU TÜRK’ÜN SİLLESİNİ YEDİ”

Batının şımartılan çocuğu Türk’ün sillesini yiyince elinde kalabilen son toprağın üzerine oturmuş böylece bir kere daha Türk’ten dersini almıştır. Yunanistan da ise Sampso’nun başında bulunduğu cunta yönetimi de son bulmuştur. Bu günde gerek askeri gerekse çevredeki zenginlikler nedeniyle bahis konusudur. Birçok ülkenin ilgisini çekmiş ve yeni bir mücadele başlamıştır. Bahis konusu edemeden geçemeyeceğim, son üç yıl önce cereyan eden FETÖ’cü vatan hainlerinin eylemleridir. Cumhuriyetimizin yüzyıla yaklaşan tarihinde,  vatan hainlerinin bazı kalkışma harekatları olmuştur. Devletin bekasına ve huzuruna karşı işlenen, 27 Mayıs 1960, daha sonra 22 Şubat ve 21 Mayıs diye adlandırılan talihsiz olaylar sırasında devletin emrinde ve yanında fiilen çalışmış bu durumumdan dolayı sürgüne gönderilir gibi Genel Kurmaydaki görevimden uzaklaştırılıp Güneydoğu bölgesine bile gönderilmiş, asilerin etkisiz hale getirilmesinden sonra tekrar eski görevine atanmış, Güney Kore’de yapılan savaşlarda birlemiş milletler ordusunun Türk Tugay Komutanlığında bir yıl ve sonra da Kıbrıs Çıkarma Harekatı ve savaşlarında görev yapmış emekli bir subay olarak şunu belirtmek isterim ki; 15 Temmuz 2016 tarihinde 3 yıl önce yapılan hain darbe girişimi yıllar önce emniyet ve silahlı kuvvetler başta olmak üzere devletin en önemli yerlerine sızarak hazırlanan vatan haini kısaca FETÖ denen gizli teşkilatın mensuplarıdır. Devletin önemli yerlerine sızmışlar ve bilinen tarihte harekete geçmişler ise de devletine sadık kahraman vatansever silahlı kuvvetleri ve emniyet mensupları ve milletimizin vatansever evlatlarının cesareti ve başımızdaki Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hezimete uğratılmışlardır. Devletin aktif davranışları, Türk milletinin asil direnişi ve etkin mücadelesi vatandaşların milli birlik ve beraberlik durgularının ve asil davranışlarının sonunda demokrasimiz vatan aleyhine hainlere karşı geçmişte de böyle kalkışanlara olduğu gibi örnek bir zafer kazanmıştır. Milli birlik ve demokrasimiz bundan sonra da daha güçlenerek yoluna devam edecektir. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü uğruna seve seve canını veren aziz şehitlerimize ve aramızdan ayrılan gazilerimize Allahtan rahmet, geride kalan yakınlarına ve gazilerimize sağlıklı ömürler dileriz.”

Serkan Horuz

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV