banner38

banner39

banner46

banner47

02 Nisan 2020 Perşembe

Kastamonu Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. H. Serdar Bozkurt uyardı KASTAMONULULAR TEDBİRİ ELDEN BIRAKMASIN

Kastamonu Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr.Hasan Serdar Bozkurt, koronavirüs salgını kapsamında hastane olarak aldıkları tedbirleri ve salgın kapsamında neler yapılması gerektiğini anlattı.

20 Mart 2020 Cuma 11:25
 Kastamonu Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. H. Serdar Bozkurt uyardı  KASTAMONULULAR TEDBİRİ  ELDEN BIRAKMASIN
 

Kastamonu Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr.Hasan Serdar Bozkurt,  koronavirüs salgını kapsamında hastane olarak aldıkları tedbirleri ve salgın kapsamında neler yapılması gerektiğini anlattı.

“TEDİRGİNLİĞİ NORMAL KARŞILIYORUM”

366 TV’de İrfan Salcı’nın konuğu olan Bozkurt, virüs belasıyla tüm dünyanın mücadele ettiğini ifade ederek Kastamonu’daki durum hakkında ise şu bilgileri verdi: “Tedirginliği ben normal karşılıyorum. Kastamonu’da 8 tane hastayı gözlem odasına aldık. Açık, net ve samimiyetle söylüyorum. 6 tanesinin test sonucu negatif çıktı. 4 tanesini taburcu ettik, 2 tanesinin gribal şikâyetleri devam ediyor. 2 hasta da geçen gece yattı, onların sonucunu bekliyoruz. Kastamonu’da karşılaştığımız pozitif vaka yok, bu karşılaşmayacağız anlamına gelmiyor. İnşallah karşılaşmayız. Pozitif vakamız olsa bile saklama şansımız yok. Saklamanın doğru olduğunu da düşünmüyoruz, her şeyin şeffaflıkla paylaşılması gerektiğini düşünüyorum.”

“KORONAVİRÜSÜ YENİ BİR VİRÜS”

Kastamonu Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr.Hasan Serdar Bozkurt,  koronavirüsün tanımını da yaparak, “Salgın, 2019 Aralık ayında Çin’de nedeni belli olmayan zatürre vakalarıyla kendini gösterdi. Araştırmalarda zatürrenin daha önceden karşılaşılmayan yeni tip bir koronavirüsü olduğu ortaya çıktı. Çin’in Vuran kentindeki hayvan pazarının neden olduğu düşünüldü. Koronavirüsü yeni bir virüs. Solunum yolu rahatsızlıklarına neden olan bir virüs. Koronavirüs kendi içinde de farklılıklar gösteriyor. Bazılarında nezle gibi hafif sempotlar gözlenirken, bazılarında zatürreye varan sonuçlar ortaya çıkarıyor.

“YAŞLI NÜFUS YÜKSEK RİSK ALTINDADIR”

Dünya genelinde ölümlere neden oluyor. Virüs, diğer hastalıklar gibi damlacık yoluyla geçer. Biri öksürdüğünde ya da hapşırdığında etrafında kalan kişiler buna maruz kalabilir. Damlacık ile kirlenen nesneyi kullanma sonucunda oluşur. Damlacıkla kirlenmiş nesneyi önemsememiz gerekir. 65 yaş üstü yüksek risk altındadır. En sık gördüğümüz bulgular ateş, öksürük ve solunum güçlüğüdür. Burun akıntısı şikayeti koronavirüste bildirilmemiştir. Yaşlı nüfus yüksek risk altındadır” dedi.

“KASTAMONU DEVLET HASTANESİ’NDE BU TESTİ YAPAMIYORUZ”

Koronavirüsün nasıl teşhis edildiğini de açıklayan Bozkurt, “Türkiye’de 8 hastanemizde numuneler çalışılıyor. Bizde örnek aldığımız testleri Ankara’ya gönderiyoruz. Sağlık Bakanımızın açıkladığı gibi test bakılan illerin sayısı 16’ya çıkacak. Kastamonu Devlet Hastanesinde bu testi yapamıyoruz. Şüpheli hasta geldiğinde izole alanına alıyoruz. Test sonucu gelene kadar gözlem altında tutuyoruz, test sonuçları geldiğinde kişinin gribal şikayetleri devam ediyorsa, normal bir grip hastası olarak değerlendirip servisimize alıyoruz.  

“TALEBE YANIT VEREMEYİZ”

Testle beraber hızlı çalışan bir formül var, bu da tüm illerde yapılacak. Testin sonucu 24 ile 48 saat arasında çıkıyor. Bu örneği Ankara’da da versek, bekleyeceğimiz süre aynı. Testin hangi hastalara yapılacağına dair de kriterler var. Bir hasta kapıdan gelip ben test yaptıracağım dediğinde, test yapıyor olsak bile bu talebe yanıt veremeyiz. Bakanlığımız derse, ‘kapıdan her ateşli gelene bakın’ biz o zaman bakanlığımızın talimatlarına uyacağız. Tedavisi konusuna gelirsek; Virüs bakteri olmadığı için antibiyotikler bir işe yaramaz, net bir tedavi yoktur. Virüsü daha yeni yeni tanıyoruz, tanıdıkça tedavisi ve aşısı gelişecek. Ölüm oranları yüzde 2 ile 4 arasıdır. Bağışık sistemini güçlü tutabiliriz, yeterli uyuyarak, dengeli beslenerek bunu sağlayabiliriz. Korunmak için standart örnekler var. Esas temel hijyen kurallarına uymaktır. En önemlisi ise, ellerin yıkanmasıdır. Virüs nitelik olarak zarflı ve zarfsız virüstür. Bu virüsler sabunla yıkanmaya ya da alkolle dezenfekte edilmeye dayanıklı değildir. Çok dirençli bir virüs değil. El yıkama alışkanlığı olan ve genel hijyen kurallarına dikkat eden toplumlarda çok daha yavaş yayılacaktır. Yakın temastan uzak durmalıyız.

“KALABALIK EN RİSKLİ ORTAMLAR”

Türkiye’de ise, hastalık Çin’de ortaya çıktıktan sonra sorunu en önde kavrayan ve önemseyen, önlemler alan ülkelerden birisiyiz. Bakanlığımız çok ciddi ve üstün çalışmalar göstermektedir. İnsanlık bu tablonun içindeyken, Türkiye’nin kendini soyutlaması imkansız. Sayısız komşumuz var. Kendimizi izole edeceğimiz coğrafyanın içinde değiliz. 7 gün kadar önce Sağlık Bakanımız, ilk vakayı bildirdi. Bu süreçte birçok bilgi öğrendik. Virüsün özellikle solunum yolu üzerinden bulaştığını biliyoruz. Kalabalık ortamlar en riskli ortamlardır” diye konuştu.

“SAKLAMANIN DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUZ”

“Tedirginliği ben normal karşılıyorum” diyen Bozkurt, “Kastamonu’da 8 tane hastayı gözlem odasına aldık. Açık, net ve samimiyetle söylüyorum. 6 tanesinin test sonucu negatif çıktı. 4 tanesini taburcu ettik, 2 tanesinin gribal şikâyetleri devam ediyor. 2 hasta da geçen gece yattı, onların sonucunu bekliyoruz. Kastamonu’da karşılaştığımız pozitif vaka yok, bu karşılaşmayacağız anlamına gelmiyor. İnşallah karşılaşmayız. Pozitif vakamız olsa bile saklama şansımız yok. Saklamanın doğru olduğunu düşünmüyoruz, her şeyin şeffaflıkla paylaşılması gerektiğini düşünüyorum. Sağlık Bakanımızda aynı yolu izliyor. Herkesle paylaşmak bizim asıl görevimiz.

“YURT DIŞI SEYAHATİ OLAN HERKESİ KARANTİNA ALTINA ALIYORUZ”

Süreç çok dinamik süreç. Bundan 15 gün kadar önce İran’dan, Çin’den geleni karantinaya alıyorduk. 2 gün kadar önce ise, yurt dışı seyahati olan herkesi karantina altına alıyoruz. Bakanlığımız yapmamız gerekenleri teferruatlı şekilde anlatıyor. Çok mecbur olmadıkça herkese önerim, dışarı çıkmayın. 1 aylık-2 aylık süreç çok önemli. Birbirimizle yakın olarak temas kurmayalım. Çok acil olmadıkça hastanelere başvurmayalım. Sağlık kontrollerimizle yapacağımız işlerin ertelenmesi daha doğru. Kapalı tutulan Sağlık Kuruluşlarını kullanmak aklımıza geldi. Ancak büyük bir çoğunluğu gribal oluyor, ancak solunum güçlüğünde yoğun bakım şartlarını sağlamalıyız. Merkezi oksijen sistemi olmalıdır. Tablo ağırlaştığında hastane koşulları gerekli olacaktır. Çok ileri senaryolarda çadır hastanelerde kurulacaktır. Devlet Hastanesi’nin kapalı otoparkında zemin katının yarı kısmında ‘Çocuk İzlem Merkezi’ adı altında birim açılacaktı. Kastamonu Devlet Hastanesi olarak, daha Türkiye’de vaka görülmemişken, Sağlık Müdürümüzle karar aldık. Bunun açılımını 3-4 ay kadar erteledik, Çocuk İzlem Merkezi olarak açılması planlanan alana koronavirüs ile şüpheli hastaların test sonucu çıkana kadar gözlem alanı olarak kullandık. Depo gibi bir alan değil. İzole alandan ziyade daha geniş önlemler almalıyız. Olası senaryolar için çalışmalar yapıyoruz. Panik olmadan, tedbirli olmalıyız. A Blok, 8’inci ve 7’inci kattaki yerleri olası gelebilecek hasta için boşalttık. 4 oda ilave olacak şekilde hazırladık. Daha ileri bir senaryo için, hastalık sayısı artarsa bazı servislerin birleştirilmesi gibi önlem alınabilir. Hasta sayımız arttığı için 7’inci ve 8’inci katlarımızı açmadık. Hastane içindeki arkadaşlarımızı sırayla belli saat arayla görevlendirdik. 3 enfeksiyon hastalıkları uzmanımız var. 1’i hamile. Sürüntü örneklerini aldılar ve günlük takiplerini yaptılar. 1 hafta önce acilimizde sadece virüs şüphesi olanlarda maske takınacağı söylenmişti. Türkiye’de pozitif olarak virüs tanımlanınca acilde de diğer bölümlerde de çalışan herkes maske takıyor. Kritik bir nokta var, maske kullanımında kontrolsüzlüğün önüne geçilmelidir. Bakanlığımız belki diyecek acilde çalışanların hepsi koruyucu kıyafet giyin diyecek o zaman o talimata uyacağız. Süreç içinde şüpheli hasta sayısı artarsa ilçelerde de hastaların takibi, tetkiki yapılacaktır. Olası kötü senaryonlar üzerine de sürekli toplantılar yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“KENDİ MASKEMİZİ YAPMAK İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADIK”

Bozkurt, açıklamasına şöyle devam etti: “Umre’den gelenlerde pozitif rakam yok, elimde resmi bir evrak yok. 22 hemşerimizi yurtta misafir ettik. Giresun’dan İstanbul’a seferini yapanın rahatsızlandığını görmüşsünüzdür. O kişinin de sonucunu bekliyoruz. Marketlerde poşet açarken, elimizi ıslatıp poşeti açmak doğru değil. Temas ettiğimiz cisimlerin üzerinden bulaştırıcılık çok yüksektir. Çocuk ve gençler hastalığı kapabiliyor ancak ölüm neredeyse rastlanmıyor. Hastalıkta ölüm oranı sanılandan çok altındadır. Direnci düşük kişilerde, kanser türü hastalığı olanlarda ve yaşlılarda ağır seyretmektedir. Vücut direnci düşük, kronik hastalığı olanlar dikkatli olmalıdır. Yaş grubuna göre hastalığın seyri değişkenlik göstermektedir. Çok dikkat etmeliler. Maske üretimi konusunda ihtiyacımız artabilir. Kendi maskemizi yapmak için çalışmaları başlattık. Eczacı arkadaşlarımızla da konuştuk, dezenfektan üretmeyi de planlıyoruz.

“ZİYARETLER YASAKLANDI”

Bakanlık yönergeleri doğrultusunda yoğun bakım da yatan hastalara bilgilendirmeyi yüz yüze yapmayacağız. Serviste yatan hastalarda mesai saatleri içinde ziyaret yasaklandı. Haftanın 4 günü Heyet Günü kuruluyor onu da 1 güne indirdik.  Hastane içi çalışanlarda hamile, engelli kişiler idari izinli sayılacaktır. Çalışan sayımızda bir miktar azalma olacak. Ortak payda da buluşacağız. Maske takıp, sürekli elimizi yüzümüze götürüyorsak ben bunu da doğru bulmuyorum. Riskli alanlardaysak ve yaşlıysak takalım. Maskenden önemli olan el hijyenidir. Şüpheli biri varsa yaymasın diye maske taktırtıyoruz,  mevcut hastalığın bulaşmasını engellemeyi sağlar, sadece korunmak amaçlı da koruyucu olur. Kastamonu’da yaşayan bireyler olarak tedbiri elden bırakmamalıyız. Panik yapmadan, ciddi anlamda tedbir almalıyız. Zorunlu olmadıkça evden çıkmayın. Özellikle yaşlılarımızın evden çıkmalarını önermiyoruz.

“HENÜZ BİR AŞISI YOK”

Tedbiri elden bırakmazsak, bu süreci Avrupa ülkeleri gibi geçirmeyiz. Dünyanın yeni tanıdığı bir virüs var. Henüz bir aşısı yok. Olası bulaşabilecek yollardan kaçınmak en doğru tedbirdir. Sağlıkçılar olarak elimizden gelen mücadeleyi göstermeye devam edeceğiz. Halkımızın yapacağı sadece Sağlık Bakanlığımızın duyurduğu direktiflere uymak. Türkiye’de yaşlı nüfusun en fazla olduğu illerden birisi Sinop ve Kastamonu’dur. Dezenfeksiyonda belli bir standart yok. Sarımsağı ben çok seviyorum, sarımsak yiyelim. Sarımsağın faydası olur zararı olmaz, ancak sarımsak virüse iyi gelir diyerek net bir kanı yok. Virüse neyin iyi geldiğini kimse bilmiyor. Tedbirler anlamında erken ve iyi davrandık. İtalya örneğini görüyoruz.”

“2-3 AY DİŞİMİZİ SIKALIM”

Kastamonu Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Hasan Serdar Bozkurt, Bakanlığın 14 kuralını da hatırlattı. Bozkurt, “Yurt dışına çıkmayın, seyahatlerini iptal edin ya da erteleyin. Seyahate çıktıysanız ilk 14 günü evde geçirin. Aile üyelerini korumak için evde kendinizi izole edin. Evde geçen süre boyunca ziyaretçi kabul etmeyin. İzole edilmiş kişinin odasına maskesiz girmeyin, odanızı sık sık havalandırın. İnsanlar, yaşlılar ve özellikle kronik hastalıkları olanlarla temas kurmaktan kaçının. Ellerinizi sık sık su ve sabun ile en az 20 saniye ovarak yıkayın. Kapı kolları, armatürler ve lavabolar gibi sık kullandığımız yüzeyleri su ve deterjanla her gün temizleyin. Havlu gibi kişisel eşyalarınızı ortak kullanmayın. Kıyafetlerinizi 60-90 derece de normal deterjanla yıkayın. Bol sıvı tüketin, dengeli beslenin, uyku düzeninize dikkat edin. Evden çıkmak zorunda kalırsanız mutlaka maske takın. Düşmeyen ateş, öksürük ve nefes darlığınız varsa maske takarak bir sağlık kuruluşuna başvurun. Burun akıntısı sempotlar da çok nadir bildirilmiş. Yeni çıkan yönerge der ki kişi hasta olsun ya da olmasın yurt dışından geldiyse 14 gün karantina altında tutulacak der. Dinamik bir süreçteyiz, belki yarın farklı bir şey diyeceğiz. Dışarıda gezip gelip, dedelerimize, ninelerimize sarılarak onları risk altına atmayalım. Virüs belasıyla dünya uğraşıyor, biz de hep beraber mücadele edeceğiz. Sadece sağlıkçıların mücadelesiyle olmaz, herkesin el ele vererek yapması gereken bir mücadele bu. Sağlıkçılar belki de ön safha da mücadele edecek. İnşallah bu belayı çok kısa sürede atlatacağız. Ülkemiz için çok zor bir süreç. 18 Mart Çanakkale Zaferi’ni kutlamak için keşke bir araya gelseydik. Sürekli toplantılar yapıyoruz, istişareler yapıyoruz. Hastanede çalışanlar ciddi emek veriyorlar. 1 kişinin bin kişiye kadar bulaştırdığını okuyoruz, ne kadar doğru bilmiyoruz. Sağlık Bakanımızın dediklerine göre hareket ediyoruz. 2-3 ay dişimizi sıkalım. Kastamonular tedbiri elden bırakmasın” şeklinde konuştu.

Tuğçe Yerdelen

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV