'Kastamonu'dan vekilimiz olacak'

Genel Başkan İnce; “Kastamonu'dan milletvekilimiz olacak. Adım gibi eminim, takip ediyorum partinin üye yapısını. Her partiden istifa edip bize gelen var. Bir makul çoğunlukta buluşacağımıza inanıyorum. Kastamonu'dan bir milletvekili çıkaracağız. Herhalde Kastamonu'ya son 3 sene içerisinde 4'ncü gelişim, bahar aylarında tekrar buradayım” dedi.

'Kastamonu'dan vekilimiz olacak'
banner72

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ve parti yöneticileri, Kastamonu'ya gelerek bir takım ziyaretlerde bulundu. İlk olarak Doğa Kültür Köyü’nde basın toplantısı düzenleyen İnce, Kastamonu'dan beklentisini; “Kastamonu'dan milletvekilimiz olacak. Adım gibi eminim, takip ediyorum partinin üye yapısını. Her partiden istifa edip bize gelen var. Bir makul çoğunlukta buluşacağımıza inanıyorum. Kastamonu'dan bir milletvekili çıkaracağız. Herhalde Kastamonu'ya son 3 sene içerisinde 4'ncü gelişim. İl başkanımıza söyledim, bahar aylarında tekrar buradayım” ifadeleriyle dile getirdi.

“EŞEĞİ KAYBETTİRİP SONRA BULDURARAK BAYRAM EDENLER VAR”

Türkiye’yi parti yöneticileriyle birlikte karış karış gezdiklerini söyleyen Genel Başkan Muharrem İnce; “Bir ülkenin ekonomik olarak büyüyebilmesi, kalkınabilmesi için önce üretmesi gerekir. Üretmiyorsa burada bir büyümeden kalkınmadan söz edilemez. Finansal araçları indirerek çıkararak bir takım manipülasyonlar yaparak ülke kalkınamaz, ülke büyüyemez. Çok değil bundan kısa süre önce sayın Erdoğan, 'verin yetkiyi, görün etkiyi' demişti. Millet de yetkiyi verdi, etkiyi de gördük. 4,5 liradan almıştı doları 2018'de, verin yetkiyi dediğinde dolar 3 liraydı, sonra 4,60'dı 2018'de, bugün 18'leri gördük, 12'ye düştüğünde de bayram edenler var. Yani, eşeği kaybettirip sonra buldurarak bayram edenler var ne yazık ki. Bu ülke için finansal araçlarla oynayarak, onları yükselterek, indirerek yapılan bu işlemler zaman kaybıdır, enerji kaybıdır. Bize söylenen faiz düşecekti. Gerçekten düştü mü acaba? Vatandaşımızın hiç kullanmadığı, hiç bir işe yaramayan Merkez Bankasının tabela faizini talimatla bir, iki, üç puan düşürmek acaba günlük yaşantımıza bir etkisi oluyor mu? Hazine 17'yle borçlanıyordu, şimdi 24-25'le daha fazla borçlanıyor. Ben az önce Ankara'da bir banka şubesini aradım, merak edenler için söyleyeyim; ‘Bir yıllık 100 bin lira para çeksem, ne kadar öderim?’ dedim. Buyursun, faiz düşmüş mü, düşmemiş mi açın telefonu, hemen 100 bin lira çektiğiniz zaman yılın sonunda değil, hemen bir ay sonra ödemeye başlıyorsunuz. Hesaplarsanız, faizin düşüp düşmediğini herkes görebilir. Gidin bankaya bunu görün. Enflasyon düştü mü? Hayır o da düşmedi. Kredi risk primleri düştü mü? Hayır o da düşmedi. Az önce 554'tü, bu arada değişmediyse tabi” dedi.

“BUNLARIN YATACAK YERİ YOK”

Hazinenin Türkiye Cumhuriyeti'ne ait olduğunu kaydeden İnce; “85 milyonun hazinesi, parası olanlara kefil oldu. Yani 85 milyon kişi, 130 bin kişiye kefil oldu. Kur fazla artarsa hepimizin cebinden çıkacak. Hani Nas vardı, 19 olunca faiz Nas var da, 14 olunca Nas yok mu? Düşük faiz caiz mi? Kur garantisi faiz değil mi? Örtülü, ucu acık, sonsuz, sınırsız faiz değil mi? Bal gibi de sınırsız faiz. Ne yazık ki bir de bu arada fetvacılar çıktı. Bu fetvacılar, bunun faiz olmadığını, hibe olduğunu söylüyor. Sizin yatacak yeriniz yok ya, sizi toprak kabul etmez. Siz nasıl din adamısınız, nasıl utanmazlık, nasıl rezilliktir bu. Hibeymiş, kim kime hibe veriyor? Zengin fakire hibe verebilir. Fakir zengine hibe verebilir mi? bunlar din adamı falan değil. Size büyük bir inançla söylüyorum. Bunların yatacak yeri yok. Nasıl isterse fetvayı öyle veriyor. Marketler el yakıyor, gidin markete görürsünüz. Benzin istasyonları vergi dairesi, kimse tam istikrarı konuşmuyor. Fiyat istikrarını konuşmuyor. Gelir dağılımındaki adaletsizlikleri, üretimi konuşmuyor. Hep söylüyorum; Türkiye Cumhuriyeti bir üretim seferberliği başlatmalıdır. Önümüzdeki yazdan itibaren çok daha zor olacak. Gübrede ton başına bin 100 lira indirim yapılmış. Gübrenin tonu 15 bin lira, bin 100 lira indirim yapman sorunu çözmez. 10 bin lira indirim yapman lazım. Gübreyi bu millete bedava verin, atsınlar; yoksa yaza ekmek 10 lira olur. Hepimiz şunu düşünmeliyiz; ne kadar üreteceğiz, nasıl üreteceğiz ve bunu nasıl adil bölüşeceğiz? Eğer bunları konuşmazsak durumumuz vahimdir. Utanılacak bir duruma düştü Türkiye. Rusya'dan en çok buğday alan ülke durumundayız, birinci sıradayız. Buğdayın anavatanı Türkiye, bu olacak iş değil” diye konuştu.

“ALLAH'TAN YEREL MEDYA VAR”

Bütün zorluklara rağmen milletin sağduyusuna güvendiklerini sözlerine ekleyen Muharrem İnce; “Memleket Partisi olarak, bu seçimlerde bir sürpriz yapacağımıza inanıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin kilit partisi olacağımıza, olağanüstü bir oy alacağımıza inanıyoruz. Çünkü milletimizin içinde namusluların namussuzlardan fazla olduğunu biliyoruz. Helal kazananlara güveniyoruz, kan bağışı yapanlara, organ bağışı yapanlara güveniyoruz, yolda bulduğu parayı sahibine teslim edenlere güveniyoruz. Yolda bulduğu ekmek parçasını öpüp, alnına koyup bir kenara koyanlara güveniyoruz. Yetimin başını okşayanlara, fakirin karnını doyuranlara güveniyoruz ve önümüzdeki seçimde Türkiye'de bu gidişattan kurtulacağımıza inanıyoruz. Memleket Partisi olarak ilk yapacağımız işlerden birisi, devlete olan güveni yeniden tesis etmektir. Bir zamanlar ÖSYM'ye herkes güvenirdi, şimdi hiç kimse güvenmiyor. AK Parti'ye oy verenlere sesleniyorum, siz TÜİK'e güveniyor musunuz? Güvenmiyorsunuz, biz de güvenmiyoruz. Siz ÖSYM'ye güveniyor musunuz? Biz de güvenmiyoruz. Soruları çaldıkları zaten ortaya çıktı. İlk işimiz devlete olan güveni yeniden tesis edeceğiz. Yargı bağımsızlığını, tarafsızlığını, etkinliğini yeniden sağlayacağız. Özgür bir medya oluşturacağız. Medyanın yüzde 90'ı iktidarın, yüzde 10'u muhalefetin elinde. Bakın şu konuşmalarımın bir karesini Halk TV veremez, parasını keser CHP… A Haber de veremez. Biri bir tarafın militanı, diğeri bir tarafın militanı, böyle medya olmaz. Allah'tan yerel medya var. Allah'tan merkezde kalan bir miktar korkusuz medya var. Rekabete açık bir kamu ihale kanunu çıkaracağız. Liyakati esas alacağız. Arkadaşlar, bir öğretmen olarak içimi sızlatan olaylara şahitlik ediyorum. KPSS'de birinci olmuş, 95 puan alarak ilk beşe girmiş, mülakatta çocuğa düşük not vererek eliyorlar. Sizin hiç vicdanınız yok mu? Sizin Allah'ınız, kitabınız yok mu? Siz nasıl Müslümansınız, nasıl sahtekarsınız? Sınav birincisi olmuş bir çocuğu mülakatta elemeye utanmıyor musunuz, vicdansızlar” diye konuştu.

“PARTİLER HAZİNE YARDIMI ALMASIN, O PARA FAKİR FUKARAYA VERİLSİN”

Türkiye'yi şeffaf bir ülke haline getireceklerini savunan Genel Başkan İnce, şöyle devam etti; “Öncelikli sektörlerimizi belirleyeceğiz. Dijital teknoloji, ilaç sanayi, tarım, turizm, tarıma dayalı sanayi, savunma sanayini öncelikli hale getireceğiz. Beş yıldızlı demokrasiyi kurmadan, beş yıldızlı turizme sahip olamayız. 100 milyon turist, 100 milyar dolar turizmden gelir hedeflerimiz arasında olacak. Mutlaka bağımsız bir Merkez Bankası yapacağız. Merkez Bankası başkanım demeyeceğiz, sayın Merkez Bankası başkanı diyeceğiz. Yazılımın üssü haline getireceğiz Türkiye'yi. Film sektörünü, markayı, modayı yeniden konuşacağız. Bir de tasarruf kısmı var. Kriz anlarında tasarruf da önemlidir. Gelecek için üretimi düşüneceğiz ama tasarrufu da düşüneceğiz. Memleket Partisi olarak, Cumhurbaşkanlığı’ndaki 13 uçağın 12'sini satacağız, bir uçak yeter. Kamuda 150 bin makam aracı var, bunların 50 bini lüks araç. Bu 50 bin lüks aracı derhal satacağız. Başta Odalar Borsalar Birliği olmak üzere TOBB gibi kuruluşların kasalarında milyar dolarlar var. Bunları üyelerine aktaracağız. Önümüzdeki seçimde bir çağrıda buluyorum; hiçbir siyasi parti hazineden yardım almasın. Biz nasıl şuanda hazine yardımı almadan gönüllülerle masraflarımızı karşılıyorsak, bir defaya mahsus; bu kriz döneminde siyasi partiler hazine yardımı almasınlar ve bu yardım fakir fukaraya verilsin. Siyasi partiler de kendi gönüllüleriyle kampanyalarını yürütsün. Bu fakir milletten aldıkları paralarla, sokaklara parti bayraklarını asmasınlar. Hem adalet sağlansın, hepimiz birlikte olalım. Hem de fakir fukaraya bir katkısı olsun.”

“KONJONKTÜREL SİYASET BANA GÖRE DEĞİL”

Gıda ve temel ihtiyaçlarda KDV ve ÖTV'nin mutlaka düşmesi gerektiğini söyleyen İnce; “Benim tahminim, iktidar 26 Haziran'da seçim yapmayı planlıyor. Nereden çıkardınız bunu derseniz; sınavların tarihlerini değiştirdi. 26 Haziran'ı boş bıraktı. Eğer öyle olacaksa hem şimdi bir hazine yardımı alacaklar, hem de seçim parası alacaklar. İki kere, bu yazıktır, günahtır. Bu hazine yardımı ve seçim paralarından vazgeçip, bunu millete verip, eşit şartlarda rekabet etmeliyiz. Ben ilkeli bir siyasetten yanayım. Konjonktürel siyaset bana göre değil. Dokunulmazlıklar konusunda eski partimle ters düştüm. Ben hayır oyu verdim. Bugün de yaptığımın arkasındayım. Bugün olsa yine hayır oyu veririm. Sonra, bu kafayla giderseniz dolar 8-10 lira olur dedim. İktidar destekçisi bir gazete yazarı, 'Muharrem İnce bunu nereden biliyor, MİT onu sorgulasın' dedi. Ben göze aldım. Sonra bu kafayla giderseniz '15 lira olur' dedim. Dolayısıyla ne diyorsak o... Değişmek başka bir şeydir. Başkalaşmak başka bir şeydir. Ben değişimden yanayım. Ama değişmek güzele doğru gitmektir. Başkalaşmak ise hedeflerinden, duruşundan sapmaktır. Muharrem İnce 57 yaşında, Atatürkçü bir çizgide geldi, bu çizgide devam ediyor” dedi.

Kastamonu hakkında da değerlendirmelerde bulunan Muharrem İnce; “Kastamonu'dan milletvekilimiz olacak. Adım gibi eminim, takip ediyorum partinin üye yapısını. Her partiden istifa edip bize gelen var. Bir makul çoğunlukta buluşacağımıza inanıyorum. Kastamonu'dan bir milletvekili çıkaracağız. Herhalde Kastamonu'ya son 3 sene içerisinde 4'ncü gelişim. İl Başkanımıza söyledim, bahar aylarında tekrar buradayım” ifadelerine yer verdi. (Burak Yumukoğlu)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER