Müzik indir

19 Ocak 2021 Salı

‘Halk perişan halde’

Kadın elinden çıkan mucize

GEÇTİĞİMİZ yıl Kasım ayında kurulan ve bir yıldır yaptığı faaliyetlerle adını duyuran Kastamonu Sanat İşleyen Eller ve Yöresel Lezzetler Kadın Kooperatifi, yeni fikirlerle ön plana çıkmaya devam ediyor

02 Aralık 2020 Çarşamba 10:29
Kadın elinden çıkan mucize
 

KASTAMONU SANAT İŞLEYEN ELLER VE YÖRESEL LEZZETLER KADIN KOOPERATİFİ, 1 YILDIR FAALİYETLERİYLE ADINDAN SÖZ ETTİRMEYE DEVAM EDİYOR

Kadın elinden çıkan mucize

GEÇTİĞİMİZ yıl Kasım ayında kurulan ve bir yıldır yaptığı faaliyetlerle adını duyuran Kastamonu Sanat İşleyen Eller ve Yöresel Lezzetler Kadın Kooperatifi, yeni fikirlerle ön plana çıkmaya devam ediyor. Bu yola 7 kadının bir hikâye ile başladıklarını ve aslında ilk olarak niyetlerinin bir kurs açmak olduğunu daha sonrasında kooperatif olmaya karar verdiklerini belitten Durgut, yollarına yepyeni hikâyelerle devam edeceklerini vurguladı.

“Bizim bir hikâyemiz var” diyen Kastamonu Sanat İşleyen Eller ve Yöresel Lezzetler Kadın Kooperatifi Başkanı Serpil Durgut; “Kız Kardeşimin Çeyizi, yeni bir hikâye, İzmir’e giden siyez kurabiyelerimiz yeni bir hikâyeydi, Japonya’ya ulaşan iğne oyaları yeni bir hikâyeydi, daha da güzel hikâyelere imza atacağız” şeklinde konuştu. Kastamonu Sanat İşleyen Eller Kadın Kooperatifi’nin Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanan Kız Kardeşimin Çeyizi Projesi ile bir genç kızın çeyizi hazırlandı. Daha da alan araştırması yaptıklarını ve ihtiyacı olan genç kızlara ulaşacaklarını belirten Durgut, “Kız Kardeşimin Çeyizi Projesinde kendi adımıza yardım etmeyi düşündük ama bir sürü kişinin de yardım etmesini sağladık, bir nevi köprü olduk. Tabi ki köprü eden Allah, biz değiliz ama vesile olmuş olmanın mutluluğunu hepimiz yaşıyoruz” dedi.

“YARDIM BEKLEYEN İNSANLARI GÖZETMEYİ DE KENDİMİZE VAZİFE BİLİYORUZ”

Bakanlık tarafından onaylanan Kız Kardeşimin Çeyizi Projesi hakkında konuşan Kooperatif Başkanı Durgut; “Kastamonu Sanat, sanat hakkında daha çok aktif olan bir Kooperatif. Çoğumuz usta öğreticiyiz. Amacımız kadınlara istihdam sağlamak bunu da çok güzel sağladık. Konağımızda çeyiz işleri yapmaya başladık. Burada mefruşat hocamız da var, bu yönde de çalışıyoruz. Düşündük ki sandık çeyizini maddi imkânsızlıklar nedeniyle yapamayan, ihtiyaç sahibi genç kızlarımız var. Baktığımız zaman bu da bir külfet aslında. Bize gelip çeyiz yaptıran kişilerin bizlere ödedikleri ücretin yüzde 15’ini bir tarafta biriktirelim dedik. Burada biriken ücreti ihtiyaç sahibi olan genç kızlarımızın çeyizi için kullanabiliriz diye düşündük. En azından bu şekilde bir destek vermiş olacaktık. Ve böyle bir proje gerçekleştirdik bu da bakanlık tarafından önce Kastamonu ilimizde daha sonra da Ankara’da kabul edildi. Bizlere Bakanlık tarafından KOPDES kapsamında kooperatiflere verilen bir hibe desteği sunuldu. Ticaret Bakanlığı’nda bu projenin kabul edilmesiyle, konağımıza bir dikiş makinesi aldık. Bu arada biz de alan araştırmasına girdik. Bu şekilde köylerde olsun başka yerde olsun genç kızlarımız için ne yapabiliriz diye bir araştırma yapmaya başladık. Var böyle kızlarımız bunları tespit ediyoruz. Şuanda bir tane kızımızın çeyiz hazırlanıyor. Tepeharman Köyü’nde yangın olan Hasibe kızımızın hem eğitimi hem de onun çeyizi konusunda yardımcı olmuş olduk. Hasibe kızımızın çeyizi şuanda 3 sandık oldu. Bize destek vermek isteyenler de oldu, kimi evinden bohça koymuş, kimi havlu getirdi, kimi sandık gönderdi. Hiç tahmine etmediğim kişilerden telefon aldım ‘Biz nasıl yardımcı olabiliriz?’ diye. Mesela sandık lazımdı. Nasıl yapabiliriz, mağazalardan da isteyebilirim diye düşünüyordum. Akşamına telefonuma sandık fotoğrafı geldi. ‘Bu sandığı kabul eder misiniz? Eğer kabul ederseniz cilalayacağız’ diye. Bu şekilde şeyler de yaşıyoruz. Kız Kardeşimin Çeyizi projesinde kendi adımıza yardım etmeyi düşündük ama bir sürü kişinin de yardım etmesini sağladık, bir nevi köprü olduk. Tabi ki köprü eden Allah, biz değiliz ama vesile olmuş olmanın mutluluğunu hepimiz yaşıyoruz. Aynur hocam ile Hüsniye hocam da bu yola çıktı çünkü çeyizle ilgilenen kendileri. Tutup da biz niye böyle bir şeyle uğraşalım demediler. Çünkü ekibimiz gerçekten çok iyi. İzmir’e kurabiye yapık mesela. Depremzedelere gönderilmesi için. Bunun duyurusunu yaptığımızda gerçekten çok güzel geri dönüşler aldık. 50 kilo kurabiye ve 10’a yakın battaniye gönderdik. Bunlar bizim için çok güzel şeyler. Biz burada para da kazanacağız bir kooperatif kadınlara istihdam da sağlayacağız ama bu şekildeki insanları da gözetmeyi kendimize vazife biliyoruz” şeklinde konuştu.

“DURUMU OLMAYAN, BİZE ULAŞAN KIZLARIMIZA DA YARDIMCI OLACAĞIZ”

Durumu iyi olmayan ama çeyiz yaptırmak isteyen kızlara da yardımcı olabileceklerini belirten Durgut, “Onun araştırmasını yapıyoruz. Bir kızımızın haberi geldi onun da çeyizi hazırlanacak. Arayan her kişinin gerçekten ihtiyaç sahibi olup olmadığını bilme şansımız yok tabi ama bunun da araştırmasını yapıyoruz. Biz alan araştırmalarına devam ediyoruz. Bu konuda hem maddi hem manevi bir kazanç oluyor” dedi.

Özellikle pandemi sürecinde “Kooperatifi nasıl döndürürüz, nasıl bir getiri sağlayabiliriz” diye düşündüklerini belirten Durgut, bu süreçte de boş durmadıklarını söyledi. Ne olursa olsun kooperatifi ayakta tutmak istediklerini belirten Durgut; “Bu dönemde sadece el sanatlarıyla burayı ayakta tutmak mümkün değil. Hanımların ürettiği reçeller, pekmezler konağımızdasüreçten dolayı satılmadı. Biz de bunun döngüsünü nasıl yapabiliriz, nasıl eritebiliriz diye düşünürken, konakta kahvaltı yapalım diye düşünüyoruz.Bu kahvaltı da çok tutuldu. Pandemi döneminde insanlar kalabalık yerler tercih etmiyor genel itibariyle daha sessiz sakin alanları tercih ediyor. O yüzden bahçemize en fazla 3 masa koyuyoruz. Zaten pandemi kurallarımıza da ayrıca dikkat ediyoruz. Rezervli çalıştık. Konağımızın içinde kahvaltı yapmak isteyenlere konağımızın bir odasını ayırdık, baka bir misafir onun üzerine almadık. Misafirlerimize göre hitap etmeye çalıştık. Bizden her çeşit kahvaltı isteyen oldu. Mesela helal sertifikalı ürün isteyen var mı diyen oldu, başka şeyler isteyen oldu. İsteklere yönelik hazırlık yaptık. Sonrasında bizden yemek isteyen de oldu. Haftanın bir günü ekşili pilav yaptık, bir günü etli ekmek, bir günü mantı yapmaya başladık. Bu şekilde bize güzel bir döngü sağladı. Amacımız Kastamonu’ya gelen her misafirimizi çok güzel şekilde ağırlamak. Biz konakta işletmecilik de yapamıyoruz. Bizler ev hanımıyız çünkü. Şundan da koyalım az olmasın bunu da koyalım diyerek ortaya donatılmış bir sofra çıkıyor. Buradaki sıcaklık samimiyet gelen misafirin de ilgisini çekiyor. Burada bir işi olduğu halde önlüğü önümüze takıp gelen misafire kahve ikramı yemek hizmeti sunuyoruz bundan gocunmuyoruz. Çünkü ayakta tutmamız gereken bir kooperatifimiz var ayakta tutmak içinde ne olursa olsun elimizden geleni yapacağız” dedi.

“JAPONYA’DAN SİPARİŞLER HALA GELİYOR”

Kuruldukları günden bu yana güzel projelere imza attıklarını ve Kastamonu’nun kültürünü yaşatmayı amaçladıklarını belirten Serpil Durgut; “Japonya’ya iğne oyası yapıp göndermiştik. O ciddi bir etki oluşturdu. Hatta Japonya’da iğne oyalarının yer aldığı bir kitap bile yayımlandı. Japonya’da yayınlanan oya adlı kitabın hikâyesini de anlatayım. Kastamonu’da ilk kuruluş tarihimizde biz Japonları ağırladığımızda iğne oyalarını tanıttık. Hatta onların koleksiyonları ile ben Kastamonu ve ilçelerden toplayıp, Kastamonu’daki iğne oyalarıyla bir sergi yapacaktık. Bu konuyla ilgili projemiz vardı ve halen devam ediyor. Bu sergiyi olmazsa çevrimiçi olarak bile düşünüyoruz. Biliyorsunuz ki hanımlar Kastamonu’da evlerinde yaptılar. Biz Japonya’ya örnek mendilleri gönderdik. Bu şekilde hanımlara istihdam sağladık. Bu Kastamonu oyalarının olduğu bir kitap, Japonya’da tanıtımı yapılarak dağıtıldı. Bizde de var iki tane bu kitaptan ve biz bununla gurur duyduk. Japonya’da bu kitabın beğenilmesiyle biz burada döngü sağladık. Kitaplardaki örneklerden istediler. Mendilin kenarına Kastamonu’daki hanımların 31 çeşit oya yaparak,31 adet mendil iğne oyası Japonya’ya gönderdik. Siparişler halen ara ara gelmektedir. Bu kitap bu şekildedir. Orada zaten Kastamonu ürünleri, siyez ürünleri, iğne oyaları, taş baskı hepsi tanıtıldı. Japonya da tanıtılan galerinin önünde Türk bayrağımız sallandı. Buradan Skype uygulamasıyla canlı bağlantılar yaptık. Böylelikle hepsiyle tanıştık ve bununla gurur duyduk. Bu çalışmalarımız devam edecek. Tabi pandemiden etkilenmekte pandemiden sonra bilhassa bu Kastamonu iğne oyaları ve Japonya’nın iğne oyaları koleksiyonuyla birlikte sergimizi mutlaka yapacağız” şeklinde konuştu.

“YENİ PROJELERLE GELİYORUZ”

Kastamonu Sanatta Taşbaskı Hayat Buluyor projesi ile ilgili KUZKA’dan destek aldıklarını ve bu konuda eğitimcilerden eğitim aldıklarını belirten Serpil Durgut; “KUZKA’dan eğitim ve destek aldık. Tasarım anlamında çok güzel eğitimler aldık. Hocalarımız bizlere ülke çapındaki dünya çapındaki kadın kooperatiflerinin yaptıklarını gösterdiler. Ve bizler o kadınların sanatlarını ne kadar çok yenilik katıp farklı yerlere getirdiklerini gördük biz. Evet, bozulmayacak yine bir Osmanlı deseni konulabilir. Tasarımcılar ustalar o kadar güzel yorumlamışlar ki dünyadaki 5 eser içine girmiş. Biz neden yapmayalım dünya neden Kastamonu’nun motiflerini duymasın. Bizim amacımız da bunu gerçekleştirmek. Taşbaskısı tabi ki bozulmayacak ama ona öyle bir tasarım yapmalıyız ki daha da yaygın bir hale gelsin. En büyük desteği Kastamonu bürokrasisinden bekliyoruz. Kastamonu Sanat Kadın Kooperatifi’nin yeni dönemde güzel projelerle yeniden adından söz ettirecek. Kastamonu’nun köklü, unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarıyla ilgili bozulmamış şekliyle yeni tasarımlarla inovasyonlar katarak ulusal ve uluslararası boyutta tanıtacak bir projeye hazırlıyoruz. İnşallah Kastamonu2muza hayırlı olacak bu projemiz de” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

ÖZTÜRK; “TAŞ BASKIYA DEĞİŞİK YORUMLAR KATACAĞIZ”

Kastamonu Sanat İşleyen Eller ve Yöresel Lezzetler Kadın Kooperatifi kurucu üyelerinden Taş Baskı Ustası Hüsniye Öztürk, “Kastamonu Sanatla Taş Baskı Hayat Buluyor” projesi hakkında bilgiler verdi. Öztürk şöyle konuştu; “Kastamonu’da taş baskısı ustası olarak çalışıyorum. Taş baskı hepimizin olduğu gibi bizimde değer verdiğimiz sanatımız. Ama dedik ki biraz farklı olmalı, farkındalık yaratmaya ihtiyacımız olduğunu hissettik. Artık her yerde aynı baskıları görüyoruz. Buna değişik yorumlar katmamız gerektiğini düşündük. KUZKA’yla birlikte düzenlenen bir projeyle yeni farklı eğitimler aldık. Bu almış olduğumuz eğitimlerde bakış açımızı değiştirdi. İşte beklediğimiz buydu dediğimiz eğitimler aldık kısacası. Ufkumuz açıldı. Umut ediyoruz ki aldığımız bu eğitimlerle, mevcut olan taş baskı bilgimiz birleşince ortaya çok çok farklı güzel şeyler çıkarmayı hedefliyoruz. Taş baskının sıradanlığının dışına çıkartmak istiyoruz. Ama geleneksel dokuyu da bozmak istemiyoruz. Onlar bizim hazinemiz. Güzel dokunuşlarla onları farklı bir şey çıkartmayı hedefliyoruz. İleriye dönük projelerimiz var. Taş baskı Kastamonu sanatla hayat bulacak diyoruz” şeklinde konuştu. (Haber Merkezi)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV