banner38

banner39

banner46

banner47

20 Şubat 2020 Perşembe

İGM AK Parti Grup Başkanı ve Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur KESTANE ÇALIŞTAYI YAPILACAK

İl Genel Meclisi (İGM) Şubat ayı toplantılarına devam ediyor. Hukuk İşleri Komisyonu, Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu, Gençlik, Spor ve Turizm Komisyonu raporunu görüşen meclis, 3 gündem maddesini tartıştı.

06 Şubat 2020 Perşembe 14:07
İGM AK Parti Grup Başkanı ve Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur KESTANE ÇALIŞTAYI YAPILACAK
 

İl Genel Meclisi (İGM) Şubat ayı toplantılarına devam ediyor. Hukuk İşleri Komisyonu, Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu, Gençlik, Spor ve Turizm Komisyonu raporunu görüşen meclis, 3 gündem maddesini tartıştı.

Gündemin ilk maddesinde Hukuk İşleri Komisyonu tarafından hazırlanan rapor yer aldı. Doğanyurt’a bağlı Belyaka Mevkii ile Abana’ya bağlı Yeşilyuva mevkiindeki balık üreme yatakları olduğu ancak Ortasu ve Dip Trolü avcılık türlerinin neden olduğu aşırı avcılıktan dolayı balık popülasyonlarında ciddi düşüş olduğu ve geleneksel kıyı balıkçığı yapanların da mağdur olduğu raporda belirtildi. Hukuk İşleri Komisyonu’nun meclise sunduğu raporda: “Komisyonumuz öncelikle sadece adı geçen ilçeler arası değil Cide'den Çatalzeytin'e kadar mevcut sekiz adet su ürünleri kooperatiflerinin başkan, yönetici ve balıkçılarıyla iletişime geçmiş Cide ve İnebolu'da toplantılar gerçekleştirilmiş sorunlar ve çözüm önerileri görüşülüp tartışılmıştır. Yine İl Tarım Müdürümüz ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürümüz ile mevzuat ve konular hakkında görüşülmüştür. İlimiz Cide ilçe sınırı başlangıcından Çatalzeytin ilçe sınırı bitimine kadar 170 kilometre sahil şeridine sahiptir ve sahillerimizde iki tür balıkçılık yapılmaktadır. Bunlar kıyı balıkçılığı ve endüstriyel balıkçılık. Sahil ilçelerimizde 8  Su Ürünleri Kooperatifi mevcut olup 17 tanesi 12 metre üzeri toplam 225 adet balıkçı teknesi ve bin yüz ticari balıkçı ruhsatı sahibi personel ile çalışmalar yapmaktadırlar. Çoğu kıyı balıkçılığı tabir edilen uzatma ağları, dip ağları, vole, yakamoz ve olta balıkçılığı şeklinde avlanmaktadırlar. Endüstriyel balıkçılar ise daha çok diğer illerden gelerek kıyılarımızda avlanmaktadırlar. Kıyılarımızda tutulan balıkların bir kısmı yem yapımında kullanılmakta olup bu sayede su ürünlerimiz talep görmektedir. Çünkü doğal yem olduğu için yetiştirilen balıklar da doğala yakın özellikler göstermektedirler.

“SU KİRLİLİĞİ GELECEĞE YÖNELİK SORUN”

Su Ürünleri Kooperatifleri yöneticileri ve balıkçılar farklı farklı sorunlardan bahsetmişler ancak çoğunun ortak görüşü sorunun esas kaynağının orta su trolü olarak adlandırılan sistemin amaç ve kanunlara aykırı olarak kıyı sularda dip trolü şeklinde kullanılmasıdır. İlimiz sınırları içerisinde dip trolü ile avcılığa müsaade edilen bölge, Kerempe Burnu’nun doğusunda kıyıdan en az 3 kilometre açıkta, Kerempe’nin batısında ise kıyıdan en az 2 kilometre açıktadır. Ancak orta su trolünde mesafe kısıtlaması olmayıp, en fazla yüzeyden dibe doğru 24 metre ağ boyu olması gerekmektedir. Bu uygulama yapılırken ağların yüzeyden aşağıya doğru asılı vaziyette ve diple hiçbir şekilde temas etmemesi gerekmektedir. Halbuki kıyıya 5metre kadar gelmekte ve çalışmaya devam etmektedirler. Yeni düzenleme ile bölgesel balıkçılık, mevsimsel balıkçılık şeklinde düzenlemeler yapılacağı, kanunda yapılan  tebliğin uygulanmaya başlamasıyla sorunların yüzde sekseninin çözülebileceği İl Tarım Müdürlüğü yetkilileri tarafından ifade edilmiştir. Balıkçılarımızın şikayetlerine sebebiyet veren hususlardan biri de kum midyesi avcılığıdır. Kastamonu kıyı sınırları içerisinde 90-91-92 kum midyesi avcılığı istasyonları olup; bu sahalarda sürekli olmamak kaydıyla zaman zaman avcılığa izin verilmekte bunun için de su tahlillerinin deniz tabanının durumunun incelendiği bazı aşamalardan sonra bu izinler verilmektedir. Karadeniz neredeyse bir iç sudurumundadır. Bunun etrafında kıyıları olan ülkeler de balık avcılığı yapmaktadırlar. Sorunlardan en önemlisi aşırı ve kanunsuz avlanma olmakla beraber su kirliliği de geleceğe yönelik önemli sorunlardan biridir” ifadelerini kullandı. 

Görüşülen komisyon raporu Tarım İl Müdürlüğü aracılığıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’na gönderildi.

BUTUR: ORMAN KÖYLÜSÜNÜN KALKINMASI HEDEFLENMELİDİR

2’inci gündem maddesinde Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu tarafından kestane ağaçları hakkında hazırlanan rapor görüşüldü. Raporu okuyan İGM AK Parti Grup Başkanı ve Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, “İl Genel Meclisi Başkanlığımız Tarım Komisyonumuza "İlimizin sahil ilçelerinde yetişmekte olan kestane ağaçlarının sayı ve verimlerinin artırılması” konusunda çalışma yapılmasına ilişkin önergesi doğrultusunda gerekli inceleme ve çalışmalar yapılmış, sahil ilçelerimiz Ziraat Odalarının da fikir ve tespitleri de değerlendirmeye alınarak aşağıda yer alan sonuçlara ulaşılmıştır: Kastamonu ilimizin sahil bandında yer alan Abana, Bozkurt, İnebolu, Doğanyurt ve Cide ilçelerinde "Kuzu Kestanesi” olarak isimlendirilen kestane türü en yoğun olarak Bozkurt ilçemizde yer almaktadır. Müstakil olarak kestane pazarının kurulduğu ülkemizdeki tek ilçe Bozkurt olup, söz konusu pazar çarşamba günleri kurulmaktadır. Bozkurt ve diğer sahil ilçelerinde bulunmakta olan kestane ağaçlarından kestane balı üretilmekte olup, bu üretim sadece Bozkurt'ta yılda 60-70 tona kadar ulaşmaktadır. Sahil ilçelerimizde bulunan kestane ağaçları yaklaşık son 20 yılda, ilgili ağaçlarda görülen "Dal Kanseri” ve "Mürekkep Hastalığı”ndan dolayı kesilmiş, bu yüzden kestane ağaçlarında yaklaşık yüzde 60 azalma olmuştur. Orman İşletme Müdürlükleri kestane ağaçlarında görülen hastalıklarla mücadele amacıyla, kestane ağaçlarının kuruyan dallarını kesmiş, ancak kesilen hastalıklı dal ve ağaç kalıntılarının kesim alanından temizlenmemesi, hastalığın sağlam ağaçlara da sirayet etmesine neden olmuştur. Orman köylüsüne ait olan kestane ağaçlarının köylüler tarafından budanması, kuru dalların kesimi ve bahçelerden toplanması yasaklanmış; bu durum ise kestane ağaçlarının bakınışız kalıp, sayılarının azalmasına sebep olmuştur. Kestane ağaçlarının muhafazası ve elde edilecek olan mahsullerin veriminin artırılması için ilgili ağaçların bulunduğu bölgeler belirli parsellere bölünmeli, bu parseller bölge orman köylüsüne tahsis edilerek kestane ağaçlarının bakım ve korunması ve böylece orman köylüsünün kalkınması hedeflenmelidir” dedi.

“KESTANE ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU”

Kestanelerle ilgi neler yapılması için bir çalıştay gerçekleştireceklerini ifade eden Butur, “Yakın bir zamanda yapacağımız çalışma ile kestane ağaçların durumunu görüşeceğiz. Tarım İl Müdürü Fatih Önlem’e gittiğimiz ziyarette kestane için ne gerekirse yapacağını dile getirdi. Gerekirse protokol yapılacağını söyledi. Orman Bölge Müdürü Fahri Sönmezoğlu, ise hem kestane hem de defneyi ortaya çıkarmamızı talep etti. Kestane çok önemli bir konu. Kestaneden köylülerimiz büyük gelir elde ediyor. Yapacağımız çalıştayın çok işe yarayacağına inanıyorum. İGM Üyelerimizle de konunun takipçisi olacağız” şeklinde konuştu.

“ÇINARALTI KÖYÜNÜN GİRİŞİ KAZAYA NEDEN OLABİLİR”

Gündemin son maddesinde İnebolu ve Bozkurt arasında kalan Bozkurt Beldeğirmeni Çınaraltı’na iskele yapılması ve Çınaraltı giriş çıkışındaki yol sorununa ilişkin hazırlanan rapor okundu. Gençlik, Spor ve Turizm Komisyonu tarafından hazırlanan raporda: “Bozkurt Çınaraltı Köyü turizm açısından Bozkurt İlçemiz için büyük bir önem taşımaktadır. Çınaraltı Turizme elverişli bir yer olup, rivayetlere göre 950 yıllık çınar ağacının olması nedeniyle ismini çınar ağacından almıştır. Çınaraltı denize bitişik olup, Tarihi eser olarak camii bulunmaktadır. Kış aylarında 3 hane, yaz aylarında ise 7 hanenin bulunduğu tespit edilmiştir. Geçmiş yıllarda İl Özel İdaresine ait geniş kapsamlı 1 adet otel olduğu, sonraki yıllarda bu otelin Köy Tüzel kişiliğe devredildiği ve halen vatandaşlarımıza otel olarak hizmet vermektedir. Küçük tatil köyü diyebileceğimiz Çınaraltı Bel Değirmeni Köyü Muhtarı Salih Sertdemir tarafından işletmeciliğinin yapıldığı ve yöresel mutfak yemekleri ile hizmet etmektedir. Devlet Liman ve Hava Meydanları (DHMİ ) işletmesi tarafından 2000 yıllarında 200 metre iskele yapım işi ihale edilmiş alan müteahhit 100 metresini yapmış ancak iflas etmesi nedeniyle işi yarıda bırakmış, yapılan 100 metrelik iskele de denizin dalgaları ile tahrip etmesi neticesiyle iskele 50-60 metreye düşmüştür. Denizin azgın zamanlarında tarihi eser olan cami ve çınar ağacı zarar görmektedir. Turizm açısından gerek tarihi eser olan çınar ağacının ve camiinin korunabilmesi can ve mal güvenliği açısından yapımı yarıda bırakılan iskelenin tamamlanması komisyonumuzca uygun görülmektedir. Çınaraltı köyünün girişi karayolundan basit bir tahliye yolu ile ayrılmakta olup, kazaya sebebiyet olabilinecek bir durumdadır” ifadeleri yer aldı.

Gençlik, Spor ve Turizm Komisyonu tarafından meclise sunulan rapor, yapılan istişarelerin ardından Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı’na sevk edildi.

Tuğçe Yerdelen

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV