Esnaf 'sinek avında'

KORONAVİRÜS salgını dolayısıyla alınan kısıtlama kararları; Kastamonu esnafını fazlasıyla etkiledi. Esnaf, eskisi gibi iş yapamadığını ve çalışanlarının maaşını ödeyemediği için işçi çıkardıklarını dile getirdi

Esnaf 'sinek avında'

 

YENİ KISITLAMA KARARLARI KASTAMONU ESNAFINI KARA KARA DÜŞÜNDÜRÜYOR

Esnaf 'sinek avında'

KORONAVİRÜS salgını dolayısıyla alınan kısıtlama kararları; Kastamonu esnafını fazlasıyla etkiledi. Esnaf, eskisi gibi iş yapamadığını ve çalışanlarının maaşını ödeyemediği için işçi çıkardıklarını dile getirdi. Önümüzdeki hafta sonu uygulanacak olan sokağa çıkma kısıtlamasında dükkan açmayacağını ve kepenk kapatacağını söyleyen esnaf, oldukça dertli.

“BİR AYDIR SİNEK AVLIYORUZ”

Salgın başladığından beri işlerinin yolunda gitmediğini belirten esnaf Mesut Kaygusuz, şunları söyledi; “Aşağı yukarı bir aydır sinek avlıyoruz, tabiri caizse. Yani ne zamana kadar böyle gider bilmiyorum. Yasaklarla iyice belimiz bükülecek artık. İlk başta devletten sadece kredi desteği almıştım. Onu da geri ödedim. Çünkü farklı bankalardan filan kredi alamıyorsun. Önünde bir engel oluyor. Geri ödemesiz destek almadık yani. Sigorta açısından bir destek verseler çok iyi olur. Sigortanın yanı sıra devlete ödediğimiz stopaj, sigortanın yarı parası. Salgın döneminde en azından devletin stopaj ücreti almaması lazım. Yani pandemi döneminde devletin sigortalar konusunda işverene, esnafa yardımcı olması gerekiyor. Kredim benim şuanda Bağ-Kur’umdan fazlaya geliyor. Ben kendim Bağ-kur ödüyorum yanımdaki çalışanıma sigorta ödüyorum. Sigorta 700 lira Bağ-Kur 900 lira ayda 350 lira da stopaj ödüyorum.”

“ESNAF DÜKKAN KAPATACAK”

Çarşıda kimsenin olmadığını, esnafın büyük sıkıntılar içerisinde olduğunu söyleyen Kaygusuz, çoğu esnafın dükkanlarını kapatacağını savundu. Kaygusuz; “Belki buradaki (Nasrullah çevresi) esnaf değil de, Kuzeykent’te ki kafelerden filan hayır çıkacağını sanmıyorum. Bütün hepsi kapatacak. Zaten hafta sonu da millet doğru dürüst sokağa çıkmıyor. Cumartesi günleri en vasat günümüz mesela. Bundan sonrası için de ‘Allah sonumuzu hayır etsin’ diyorum” dedi.

“BÖYLE BİR EKONOMİK DARBOĞAZ GÖRMEDİM”

Salgın dönemi öncesinde en az günlük bin lira ciro yaptığını belirten lokantacı Erdal Külçe ise; “Şuanda 250-300 liraya kadar düştüm. Paket siparişte çok yok şuanda. Herkes çekiniyor, müşteri sayımız düştü. 2 ay önceki işler yok yani. Yasak olmadığı dönemde de hafta sonları bile kimse olmuyor. Geçen hafta mesela hiç müşteri yoktu. Saat 15.00’de kapattım gittim dükkanı. Kıraathanelere gelen kişilerden de kazanıyordum. En azından kıraathaneye çay içmeye gelen de bana geliyordu şimdi o da yok kapandı. Ben 20 yıldır döner ustasıyım. Böyle bir ekonomik darboğaz görmedim. Bir 2001 yılında ekonomik kriz olmuştu. Bir daha da görmedim yani. Sadece ben değil; piyasa da böyle bir ekonomik sıkıntı görmedi. Ama yapacak da bir şey yok. Müşteri olmadığı için paket serviste yapamıyoruz o nedenle hafta sonu dükkanı açmayacağım” diye konuştu.

“PANDEMİNİN KÖTÜ YANINI SADECE ESNAF GÖRDÜ”

50 yıldır esnaflık yaptığını dile getiren İbrahim Kirişçioğlu da ekonomik olarak sıkıntı çektiğini dile getirerek; “Esnaf kan ağlıyor. 200 simit anca satıyorum. Kredi almadık şükürler olsun. Adam ne yapsın borcunu ödeyemiyor mecbur alıyor. Ben 1971’den beri bu çarşıdayım. Ben esnaf olarak kaç iş değiştirdim bir türlü dikiş tutturamadım. Şuanda simit satıyoruz. Ben burada sebzecilik yaptım, pastırma sattım, telefon sattım, etli ekmek sattım, en sonda işte bu dükkanda simit satarak geçinmeye çalışıyorum. Malum iş yok, sıkıntıdayız. Hiçbirimiz bu hastalığı kale almadık. Kendi kendimize ettik. O memur, işçi virüse yakalanmadı ki. Esnaf virüse yakalandı. Pandeminin kötü yanını sadece esnaf gördü yani. Bu şartlar altında esnafın bir şekilde kendi bacağından asılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“KISITLAMADAN DOLAYI DÜKKANI KAPATACAĞIZ”

30 yıldır pide ustalığı yapan Erol Sarıcı ise yeteri kadar kazamamaktan şikayetçi. Pandemi dolayısıyla iş yapamadıklarını vurgulayan Sarıcı, şu ifadeleri kullandı; Zaten borçlarımızı anca ödüyorduk. Salgın nedeniyle de hiç ödeyemiyoruz. Devletten faizle kredi aldık. Cumartesi-Pazar da kısıtlamadan dolayı dükkanı kapatacağız. Paket servis zaten yok. İşlerimizin böyle olmasında vatandaşın da suçu yok. Ben burada aylık işçimin maaşı kadar stopaj ödüyorum. Stopaj ödüyorum, sigorta ödüyorum. Bir kişinin sigortası bin lira. Aylık ben 2 buçuk- 3 bin lira stopaj ödüyorum. Buranın borçlarını ödeyemiyoruz. Kredi çektim de ödedim. Bütün esnafların derdi bence aynıdır yani. Cumhurbaşkanı açıklama yaptı, hep esnafı filan kısıtladı. Esnafa demedi ki; kiranın yüzde 20’sini yüzde 30’unu devlet karşılıyor. Devlet böyle bir destek yapmayınca mal sahibi de ‘bana ne kardeşim, ödersen öde, ödemezden kapat dükkanı’ diyor. Mecbur kredi çekip ödemek zorundasın.”

“8 KİŞİ ÇALIŞIYORDUK, ŞİMDİ 3 KİŞİ KALDIK”

Dükkanlarında 3 kişinin çalıştığını söyleyen Sarıcı, işçi çıkardıklarını da dile getirdi. Günlük cirolarının yeterli olmadığını savunan Sarıcı;  “Salgın süreci öncesinde 8 kişi çalışıyorduk şimdi 3 kişi kaldık. Şimdi bu adamlara maaş nasıl vereyim ben. Devlet vermeyince esnaf nasıl versin. Günlük ben burayı 100 lira 200 lira parayla kapatıyorum. Elektrik, su, Bağ-Kur, stopaj, vergi, kira bunları ben nasıl ödeyeceğim? En sonunda kapatacağız gibi duruyor, yapacak bir şey yok. Ben mal sahibine 2 ay, 3 ay kira verebilirim, ondan sonra kredi ödemeleri başlayınca kirayı nereden vereceğim?” şeklinde konuştu.

“İŞLERİMİZ ÇOK KÖTÜ”

Pideci Tahsin Şahin de hesap yapıyor ancak yaptığı hesabın çarşıya uymadığından şikayetçi. Şahin işlerinin çok kötü olduğunu söyleyerek;En fazla günlük sattığımız 150 tane pide ya! 3 liradan ne yapar? 450 lira para yapar. 450 lirayı hesaba vursan; aylık aşağı yukarı 13 bin lira yapar. Zaten dükkanın kirasıydı, çalışanıydı derken… Eldeki de gitti. Zaten iki kişi çalışıyor. Salgın dönemi öncesi 3-4 kişi çalışıyorduk, eleman çıkarmak zorunda kaldık maalesef. Haliyle kredi çekiyorsun, çektiğimiz kredinin 5 kuruş parasını ödeyemedik. İleride ne olacak bilmiyorum. Burada esnafın iyi bir şekilde kazanç sağlaması için yabancıların, turistin gelmesi gerekiyor. Salgından dolayı gelen giden de yok. İşlerimiz çok kötü. Ben mecbur hafta sonu dükkanı açacağım. 5 kuruşun hesabını yapıyoruz. Ben dükkanı açmazsam elemanıma nasıl para vereceğim? 50 tane pide için sabahın 6’sında kalkıyorum. Devlet hastanesinin kantinine pide götürüyorum. ‘Sabahın 6’sında’ bak! Anlayacağınız esnaf perişan halde. Perişan durumdayız. Şu günden itibaren 3 ay daha dayanacak gücüm yok” dedi. (Hüseyin Hüsnü Aykaç)

Güncelleme Tarihi: 03 Aralık 2020, 10:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER