Engelleri aştı avukat oldu

İlkokul 2’nci sınıfta görme yetisini kaybeden Nihat Sağlar, her şeye rağmen hayata tutundu. O günden sonra okuldaki öğretmenlerinin okula gelme dediğini ve 5-6 yıl boyunca okuldan uzak kaldığını anlatan Sağlar,“O dönem çalışan veya bir iş başarmış rol modelimiz yoktu. Bir akrabamızın vesilesi ile görme engelliler okuluna başladım. O zaman görme engelli öğretmenlerin ve avukatların olduğunu gördüm. Bu durum benim hayata tutunmamı sağladı. Bir engellinin kapasitesinin neleri yapabileceğinin kanıtı olarak daha önce santralci olarak çalıştığım bir kurumun okulu bitirdikten sonra avukatlığını yaptım” dedi.

Engelleri aştı avukat oldu

 

İlkokul 2’nci sınıfta görme yetisini kaybeden Nihat Sağlar, her şeye rağmen hayata tutundu. O günden sonra okuldaki öğretmenlerinin okula gelme dediğini ve 5-6 yıl boyunca okuldan uzak kaldığını anlatan Sağlar,“O dönem çalışan veya bir iş başarmış rol modelimiz yoktu. Bir akrabamızın vesilesi ile görme engelliler okuluna başladım. O zaman görme engelli öğretmenlerin ve avukatların olduğunu gördüm. Bu durum benim hayata tutunmamı sağladı. Bir engellinin kapasitesinin neleri yapabileceğinin kanıtı olarak daha önce santralci olarak çalıştığım bir kurumun okulu bitirdikten sonra avukatlığını yaptım” dedi.
Devletin son dönemde engelliler konusunda pozitif ayrımcılık yaptığını ifade eden Nihat Sağlar sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Ben ilkokula başladığımda sağlıklı gören bir insandım. Ama 2’nci sınıfa geçtiğimde görme yetimi kaybettim. Öncelikle devletimizin son dönemlerde engelliler kapsamında pozitif ayrımcılığı olduğunu sevinerek söylemek istiyorum. Engellileri hayata kazandırmak gerekiyor. Ben görme yetimi yitirdiğim zaman bana artık okula gelme demişlerdi. O dönemde ki öğretmenlerin de bilgisi yoktu. Yaklaşık 5-6 yıl okula gitmedim. O dönem çalışan veya bir iş başarmış rol modelimiz yoktu. Bu durum hayata küsmemize ve etrafımızdaki insanlara kötü davranmamıza neden oldu. Bir akrabamızın vesilesi ile görme engelliler okuluna başladım. O zaman görme engelli öğretmenlerin ve avukatların olduğunu gördüm. Adalet taksim etmek istediğim mesleğimiz icra etmeye karar verdim. Bir engellinin kapasitesinin neleri yapabileceğinin kanıtı olarak daha önce santralci olarak çalıştığım bir kurumun okulu bitirdikten sonra avukatlığını yaptım. Engellilere fırsat verildiği zaman engelliler toprağına vatan diyebilecek, bezine bayrak diyebilecek şuurda olduktan sonra mutlaka topluma fayda getirebilecektir. Bu işin temeli de sevgiden geçiyor. Sevginin olmadığı yerde disiplin olmaz, başarı olmaz. Sevgi kıraç olan her şeyi amaç hale getirecek ve yeşertecektir.” 
Serkan Horuz
Güncelleme Tarihi: 04 Aralık 2017, 10:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER