banner38

banner40

banner29
25 Mayıs 2018 Cuma

ELDE ETTİĞİMİZ HAKLAR SALDIRI ALTINDA

1 Mayıs Dayanışma ve Emek Günü dolayısıyla ilimizdeki işçi sendika başkanları ve üyeleri dün Yol-İş Sendikası Lokali’nde bir araya geldi.

02 Mayıs 2018 Çarşamba 14:49
ELDE ETTİĞİMİZ HAKLAR SALDIRI ALTINDA


 1 Mayıs Dayanışma ve Emek Günü dolayısıyla ilimizdeki işçi sendika başkanları ve üyeleri dün Yol-İş Sendikası Lokali’nde bir araya geldi. Kutlamada konuşan Yol-İş Sendikası 1 No’lu Şube Başkanı Mehmet Çelik, “Zorlu mücadeleler sonunda elde ettiğimiz haklarımız yoğun bir saldırı altında. Yaşama ve çalışma şartlarımız giderek bozuluyor. Ücretlerimiz artan fiyatlar karşısında sürekli eriyor” dedi.
Bütün işçilerin bayramını kutlayan Mehmet Çelik şunları söyledi; “İnsana yakışır iş ve yaşam şartlarını sağlamak için tüm emekçiler dayanışma içinde bir aradayız. Emek en yüce değerdir. Bizler, emeğiyle geçinmeye çalışan milyonlarız. Çocuklarımıza onurlu ve güvenli bir gelecek sağlamak istiyoruz. Şehrimiz, ülkemiz, dilimiz, inancımız, görüşümüz, işyerimiz farklı olsa da bizler emeğin ortak dilini konuşup, onun en yüce değer olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla dünyanın farklı ülkelerinde ve yurdumuzun değişik illerinde kardeşlerimiz, bizler gibi bugün alanları dolduruyor. Talebimiz çok açık. İnsanca bir yaşam istiyoruz. Ortak mücadelemiz için buradayız. Haksız işten çıkarma, sendikasızlaştırma, kıdem tazminatına müdahale, özelleştirme, esneklik, kuralsız ve kayıt dışı çalıştırma, vergide adaletsizlik yıllardır mücadele ettiğimiz sorunlar. İnsanı insan yapan değerleri ülkemizde egemen kılmadıkça bu sorunlarımız devam edecek. Şimdi de gündemde Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi var. Cumhuriyetin ilk dönemlerinden bu yana kurulan işletmeler tek tek satılıyor. Alın terimizle kazandığımız ekmeğimiz bizden çalınıyor. Sağlığımız çok uluslu küresel şirketlerin kazançları uğruna yok sayılıyor.

“ELDE ETTİĞİMİZ HAKLAR SALDIRI ALTINDA”

Zorlu mücadeleler sonunda elde ettiğimiz haklarımız yoğun bir saldırı altında. Yaşama ve çalışma şartlarımız giderek bozuluyor. Ücretlerimiz artan fiyatlar karşısında sürekli eriyor. Bizler karşılaştığımız sorunlara karşı taleplerimizi seslendirmek ve somut adımlar atılması için buradayız. Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik haklarımız piyasa şartlarına bırakılıyor. İş kazaları her ay yüzlerce arkadaşımızı yaşamdan koparıyor. Kamu kurulularındaki taşeron işçilerinin kadroya alınması önemli bir kazanım olmasına karşın, birçok yeni sorunu da beraberinde getirip mağduriyetlere neden oldu. Bu mağduriyetlerden en önemlisi, kapsam dışında kalan taşeron işçilerdir. Diğer yandan, işçiler arasında ücret ve çalışma şartları bakımından ayrım sona ermemiştir. Güvencesizliği sürekli hale getiren geçici ve mevsimlik işçilik uygulamalarında iyileştirme yapılarak 4 aya kadar daha fazla çalışma olanağı sağlanmış, ancak daha sözleşme yapılmamıştır.

“ÜCRETLİLERİN ÜZERİNDEKİ YÜK AZALTILMALI”

Öncelikle 'iktisaden güçsüz dununda olan geniş halk kesimlerini' korumak ve kollamak birincil görev olmalıdır. Hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde temel insan hak ve özgürlüklerinin kullanılması sağlanmalıdır. Kadınlara yönelik erkek egemen söylem ve eylemler son bulmalı, kadınların çalışma yaşamına aktif bir şekilde, uzun vadeli katılımını sağlayacak sosyal politikalar geliştirilmelidir. Her türlü çocuk emeğinin ortadan kaldırılmasını sağlayacak programlar en hızlı şekilde uygulamaya konulmalıdır. Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet ve kötü muamele engellenmelidir. Sendikal örgütlenmede işçilerin hür iradesine herkes saygı göstermelidir. Çalışanların "ekmek" sorunu sürdürülen iktisadi ve mali politikaların sonucudur. İktisat politikaları rant sağlama ve rant elde etme yaklaşımından çok yatırım ve üretime odaklı, yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve kapsayıcı nitelikte olacak biçimde belirlenmelidir. İş cinayetleri halini alan iş kazalarına köklü bir çözüm bulmak öncelikle işverenlerin ve devletin görevidir. Bu konuda herkes üzerine düşen görevi yerine getirmelidir. Kayıt dışı çalıştırma, işçilerin yıllarca ortaya koydukları emeğin yok sayılmasına neden olmaktadır. Kamu kurumları öncelikle işverenleri hedefleyen söylem ve politikalar geliştirmelidir. İnsan onuruna yakışır yaşam koşullarına ulaşmanın temellerinden biri, emekçinin ailesi ile birlikte yaşamını insan onuruna yaraşır şekilde sürdürebileceği bir ücrete ulaşmasıdır. Bu nedenle asgari ücret bireye göre değil, aileye göre hesaplanmalıdır. Ülkenin en fazla vergi veren kesimi olan tüm ücretlilerin üzerindeki bu yük azaltılmalı, vergilendirme politikasında adalet sağlanmalıdır. Doğal yaşam alanlarının plansızca iktisadi faaliyet alanları haline getirilmesi engellenmelidir. Genetiği değiştirilmiş organizmalı ürünlerin tüketimini engelleyecek politikalar geliştirilmelidir. Yerli besicilik ve tarıma gereken destekler sağlanmalıdır. Toplumsal politikalar engellileri tam anlamıyla kapsayacak bir şekilde tasarlanmalıdır. Emeklilik şartları yeniden düzenlenmeli, emekli maaşları asgari ücretin altında olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

SADIK DÜZGÜN’DEN SİTEM

Yol-İş 2 No’lu Şube Başkanı Sadık Düzgün ise; 1 Mayıs Dayanışma ve Emek Günü’nü kutlayarak, katılımın az olmasından dolayı sitemde bulundu. Düzgün konuşmasının devamında işçilerin yaşadıkları sorunlara değindi.
Serkan Horuz

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV