Müzik indir

01 Mart 2021 Pazartesi

'Milletin cebinde para yok'

‘Eğitimdeki enkaz, toparlanamaz halde’

Eğitim-İş Şube Başkanı Bal’dan Milli Eğitim Bakanlığı’na tepki

22 Ocak 2021 Cuma 10:40
‘Eğitimdeki enkaz, toparlanamaz halde’
 

Eğitim-İş Şube Başkanı Bal’dan Milli Eğitim Bakanlığı’na tepki

‘Eğitimdeki enkaz, toparlanamaz halde’

EĞİTİM-İŞ Kastamonu Şube Başkanı Ahmet Tevfik Bal, korona virüs salgın döneminde eğitime ilişkin açıklamalarda bulundu. Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) çağrı yaptıklarını dile getiren Şube Başkanı Bal, eğitimin paydaşlarından göstermelik olarak görüş almak yerine, fikirlere ve önerilere gerçek anlamda kulak vermeleri gerektiğini vurguladı. Bal ayrıca, eğitimde durumun ağırlaştığını, enkazın toparlanamaz hale geldiğini savundu.

“TABLET İHTİYACI ÇÖZÜMSÜZ VAZİYETTE ORTADA DURMAKTA”

Ülkemizde 4 milyon öğrenci uzaktan eğitime ulaşamadığını savunan Ahmet Tevfik Bal,  bu 4 milyon öğrencinin de eğitim sürecinden tamamen koptuğunu savundu.  Yoksul ailelerin çocuklarının her geçen gün eğitim sürecinden kopmakta olduğunu ve bu durumun git gide okul terkiyle sonuçlandığını iddia eden Bal; “Pandemi başladığından bu yana eğitimin yüz yüze mi uzaktan mı devam edeceğine bir türlü karar veremeyen MEB, eğitim sistemini tam anlamıyla bir kördüğüme çevirmiştir. Yarıyıl sona ermekteyken, Anadolu'da ve yurdun doğusunda birçok yavrumuz internete ulaşıp uzaktan eğitime katılabilmek için dağ tepe tırmanmaya devam etmekte, 4 milyonu aşkın yavrumuzun uzaktan eğitim için şart olan tablet/telefon ihtiyacı çözümsüz vaziyette ortada durmaktadır. Belli ki aynı Bakanlık, bu yoksul çocukları, ailesi varlıklı kolej çocuklarıyla aynı sınavlara tabi tutup geleceklerini ona göre şekillendirmekten de hiç utanmayacaktır. Var olan eşitsizlikler uzaktan eğitimle daha da derinleşmişken, MEB yönetmelik değişikliği ile uzaktan eğitimde not verme uygulamasını hayata geçirmek istemektedir. Bir taraftan üzerine düşen görevden kaçarak eğitimde fırsat eşitliğini sağlamaya yönelik adımlar atmayan MEB, diğer taraftan öğrenciler arasında haksızlığa ve adaletsizliğe yol açacak uygulamalara imza atmakta ve hatada ısrar etmektedir. Eğitim-İş, söz konusu düzenlemenin iptali için Danıştay’da dava açmıştır” dedi.

“TÜM OKULLAR,  İMAM HATİPLEŞTİRMEYE ÇALIŞILIYOR”

Eğitimi dinselleştirme faaliyetlerinin yapıldığını iddia eden Bal, şu ifadeleri kullandı; “Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine gönderdiği talimat ile öğrencilerin dini içerikli dersleri seçmeleri konusunda okul müdürlerini yönlendirdiği ortaya çıkmıştır. Seçmeli dersleri belirleme süreci, velinin bilgisi dahilinde, öğrenci tarafından yapılır. Buradaki asıl amaç, öğrencinin kendini keşfetmesi, kendi ilgili olduğu alanda donanımlı hale gelmesidir. Ülkenin geleceğini direkt olarak ilgilendiren bu konu, iki tane partizan müdürün koltuğunu sağlamlaştırmak için yapacağı hamlelere kurban edilemez. ‘Çocukların zihinsel yönelim ve becerilerine göre bir eğitimden geçmelerini sağlayacak sistem’ lafını dilinden düşürmeyen Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, başında oturduğu Bakanlıkta kendi söylemiyle bu kadar çelişen bir uygulamanın nasıl olduğunu kamuoyuna açıklamalıdır. Eğer konuşmalarındaki ‘çağdaşlık’ vurgusu ‘takiyye’ değilse, derhal harekete geçmeli, seçmeli dersleri tüm okulları imam hatipleştirmenin bir aracı olarak kullanmaya çalışan bu yöneticilere yönelik idari soruşturma başlatmalıdır.”

“BAKANLIK BÜTÇESİ UZAKTAN EĞİTEME ERİŞİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLAMAKTAN OLDUKÇA UZAK”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesinin, salgın koşullarına rağmen 2021 yılı için 146 milyar 929 milyon TL olarak belirlendiğini söyleyen Eğitim-İş Şube Başkanı Bal; “Bütçeden Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan bu miktar, eğitimin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan, eksiklikleri gidermekten ve uzaktan eğiteme erişimde fırsat eşitliği sağlamaktan oldukça uzaktır. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay yüzde 17,18 iken, 2021 yılı itibariyle bu oran yüzde 7,69’a gerilemiştir. Eğitim yatırımlarına ayrılan pay AKP’nin gerçek eğitim politikasını ortaya koymaktadır. 2021 MEB bütçesi, eğitimde yaşanan sorunların ve uzaktan eğitim uygulamalarındaki eşitsizliğin devam edeceğini, eğitimin yükünün yine velilerin sırtına yükleneceğinin göstergesi olmuştur” dedi.

“EĞİTİME ERİŞİMDE CİDDİ PROBLEMLER VAR”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ülkede lise çağındaki gençlerin yüzde 50’ye yakınının eğitimde yer almadığını açıkladığını kaydeden Bal, şöyle devam etti; “15-19 yaş grubundaki 6 milyon gencin, 1 milyon 249 bini ne eğitimde ne istihdamda yer alıyor. 2012 yılında getirilen 4+4+4 sisteminin ardından açık lisede okuyan öğrenci sayısı 940 binden 1 milyon 389 bin'e yükselmişti. Aynı dönemde lise öğrenci sayısındaki artış oranı yüzde 15,8 olurken açık öğretim lisesinde okuyanların artış oranı yüzde 32,4 oldu. Bu durum, eğitime erişimdeki ciddi problemleri göz önüne sermektedir.”

“BORÇ BATAĞINDAKİ ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 26’SI EK İŞ YAPIYOR”

Geçtiğimiz dönem, eğitim emekçileri için sıkıntılı bir dönem olduğunu söyleyen Ahmet Tevfik Bal; “Pandemi sürecinde eğitim emekçisinin, önce canı hiçe sayılmış, ‘hayat eve sığar’ kamu spotları eşliğinde gereksiz organizyonlara katılmak zorunda bırakılmıştır.  Ardından gönüllülük esasının işletilmesi gereken koronayla mücadele organizasyonlarında keyfi olarak görevlendirilmiştir. Şimdi ise uzaktan eğitim, öğretmenler için adı konulmamış bir mobbing olarak sürdürülmektedir. Sendikamızın her yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesinde yaptığı araştırma, bu yıl her zamankinden daha acı sonuçlar vermiştir. Araştırmaya katılan 5.514 öğretmenin yüzde 93’ü öğretmenliğin saygın bir meslek olma özelliğini kaybettiğini, yüzde 63’ü çocuklarının gıda ihtiyaçlarını, yüzde 73’ü çocuklarının kılık kıyafet ihtiyaçlarını, yüzde 47’si çocuklarının eğitim ihtiyaçlarını rahat bir şekilde karşılayamadığını ifade ediyor. Araştırmada ekonomik sorunlar açık ara öne çıkıyor. Buna göre; Öğretmenlerin yüzde 44’ü ev kredisi, 23. yüzde 30’u araç kredisi, yüzde 25’i ise çocuklarının eğitimi için çektiği kredileri ödüyor. Borç batağındaki öğretmenlerin yüzde 26’sı ek iş yapıyor. Öğretmenlerin yüzde 59’u ise gelecekten ümitli olmadığını ifade ediyor” dedi.

“ÖNERİLERİMİZE KULAK VERİN!”

Birçok muhalif bilim insanının görevden uzaklaştırıldığı üniversitelerin olduğunu savunan Eğitim-İş Şube Başkanı Ahmet Tevfik Bal, üniversitelerin geri bir noktaya geldiğini belirterek; “Tepeden inme getirilen rektör ve dekanlar, çağdaşlığa ve laikliğe aykırı söylemleriyle sık sık gündeme otururken, Cumhurbaşkanı Erdoğan Boğaziçi Üniversite'sine eski bir AKP milletvekili aday adayını 3 Ocak'ta rektör olarak atadı. Bu liyakatsiz atamanın sonucunda kampüste direniş başlarken, öğrenciler polis şiddetine maruz kaldı, onlarca öğrenci ev baskınlarıyla gözaltına alındı. Tepeden inme getirilen üniversite rektörlerinin akademik durumunu ise Üniversite Araştırma Laboratuvarı’nın raporu ile ortaya çıktı. Tüm fakülte türlerinde okuyan 39 bin 386 öğrenci ile görüşülerek hazırlanan raporda, hem araştırma hem de öğretim kalitesi açısından Türk Yükseköğretim Sisteminin can çekiştiği, üniversite yönetimlerinin öğrenci beklenti ve taleplerini karşılayamadığı vurgulandı. Eğitim-İş olarak MEB'e çağrımızdır: Eğitimin paydaşlarından göstermelik olarak görüş almak yerine, fikirlerimize ve önerilerimize gerçek anlamda kulak vermelisiniz. Durum ağırlaşmakta, enkaz toparlanamaz hale gelmektedir. Ancak tüm bu karanlık tabloya rağmen, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitim neferleri, O'nun gelecek nesilleri emanet etmeye layık bulduğu öğretmenler olarak parasız, bilimsel, laik, çağdaş bir eğitim sistemi için işimiz, ekmeğimiz ve çocuklarımızın geleceği için mücadele etmekten onur duyuyoruz” ifadelerini kullandı. (Bülten)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV