banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
25 Eylül 2018 Salı

ÇOCUĞA “HAYIR” DEMEYİ ÖĞRETİN!

Türkiye'nin gündeminde olan Eylül ve Leyla'dan gelen haberler tüm Türkiye'yi yasa boğdu. Çocuk istismarı haberlerini duyduğumuzda hepimiz kahroluyoruz, içimiz parçalanıyor. Peki çocuklarımızı nasıl koruyacağız? Bu noktada ailelere düşen görevler neler?

05 Temmuz 2018 Perşembe 09:07
ÇOCUĞA “HAYIR” DEMEYİ ÖĞRETİN!
 

Türkiye'nin gündeminde olan Eylül ve Leyla'dan gelen haberler tüm Türkiye'yi yasa boğdu. Çocuk istismarı haberlerini duyduğumuzda hepimiz kahroluyoruz, içimiz parçalanıyor. Peki çocuklarımızı nasıl koruyacağız? Bu noktada ailelere düşen görevler neler?
Çocuğunun cinsel istismarla karşılaşması her anne babanın en büyük korkusu. Çocuklar tam olarak dile getiremese de, istismarın etkilerini bir ömür boyu taşıyabiliyorlar. Psikolog Seren Öztoprak, yaş kaç olursa olsun cinsel istismarın en zorlayıcı travmalardan biri olduğuna dikkat çekiyor. Peki, istismara uğrayan çocukların davranışlarında ne tip değişiklikler görülüyor? Çocukları istismara karşı korumak için neler yapılmalı? 

İstismar, ruhsal olarak çocuğu ömür boyu etkileyen bir travma. Anne babaların da kabullenmekte çoğu zaman zorluk çektikleri, kabul ettiklerinde ise büyük bir yıkım yaşadıkları istismar, her toplumda üstelik toplumun her kesiminde görülüyor. Psikolog Seren Öztoprak, çocuğun çok dikkatle korunmasına rağmen, bazen istismarcıların çok yakın tanıdıklardan biri olmasının, fark edilmesini zorlaştırdığına dikkat çekiyor. Bu durumla karşı karşıya kalan çocuklarda işaretler yaş gruplarına göre değişiyor. Özellikle okul öncesi çocukların bilişsel ve dil gelişimleri yeterli olmadığı için değerlendirilmeleri de hem daha farklı hem de daha güç oluyor. Psikolog Seren Öztoprak, cinsel organların çevresindeki değişikliklerden tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına kadar pek çok farklı tıbbi yakınmaların olabileceğini söylüyor.

KORKU NEDENİYLE GİZLENİYOR

Cinsel istismara uğramış çocuk; kendisine inanılmayacağından, başının derde gireceğini düşündüğünden ve istismarcının tehditlerinden korktuğu için istismarcıyı koruma eğilimine gidebiliyor. Çocuklukta cinsel istismara maruz kalanlar çoğunlukla bu durumu ifade etmenin yolunu arasalar da aile korkusu, utanç ve kaygı nedeniyle yaşadıklarını ailesi ile paylaşmaktan kaçınabiliyor. Hatta bu durumu yıllar sonra bile aile bireylerinden herhangi biriyle konuşmakta zorlanabiliyor. Özellikle de erkeklerin paylaşma olasılığı kızlara göre daha düşük oluyor.

ÜÇ FARKLI DÜŞÜNCE MODELİ GELİŞTİRİYOR

Çocukların sonraki hayatlarında yaşadıkları bu duruma üç farklı biçimde tepki gösterdiklerini anlatan Psikolog Seren Öztoprak şu bilgileri veriyor:

"Kendi kendilerine 'Ben kurban oldum ve bütün hayatım boyunca kurban olarak kalacağım' diye düşünebiliyor. Ya da 'Yeniden kurban olmayacağım ve yaşam kurban ve tacizcilerden oluştuğuna göre ben tacizci olacağım' diyebiliyor veya 'Bu deneyimi yaşadığım diğer deneyimlerle bütünleştirebilirim ve ikisi de olmayacağım' kararını alabiliyor. Bu durumda doğru kararı alabilmeleri açısından destek çok büyük önem taşıyor. Çünkü çocuklar psikolojik destek almazsa bir ömür boyunca, kişilik bozuklukları, cinsel sorunlar, depresyon ve anksiyete açısından risk altında kalıyor."

MUTLAKA PROFESYONEL YARDIM GEREKİYOR

Aile desteği ve güçlü akran ilişkileri psikolojik destek açısından oldukça önem taşıyor. Ancak, cinsel tacize maruz kalan kişilerin yaşadıkları travmatik etki ve bunun sonucunda gelişen psikolojik sorunlar, psikolojik travma modeline dayalı psikoterapi yöntemleri ile ortadan kaldırılabiliyor. Psikolog Seren Öztoprak, bu nedenle mağdurların, yaşadıkları psikolojik problemlerden kurtulabilmeleri için mutlaka profesyonel yardım almaları gerektiğini belirterek, "Yaşanan cinsel taciz ile ilgili travma çalışması yapılmalıdır. Psikoterapi çalışması ile travmatik etki ve sonucunda oluşan psikolojik problemler kademe kademe azaltılabilir veya ortadan kaldırılabilir" diyor.

ÇOCUĞU KORUMANIN EN ETKİN YOLU ÖNLEMEK

Bu anlamda, anne ve babalar, eğitimciler, çocuk bakımı ile ilgili kurum çalışanları, hukukçular, emniyet mensupları, sosyal hizmet uzmanları, hastanede çalışan tüm sağlık personelinin istismarın önlenebilmesi için eğitilmesi son derece önem taşıyor. Ancak bu konuda bilinmesi gereken en önemli şey, cinsel istismardan çocuğu korumanın en etkin yolu oluşmasını önlemek. Psikolog Seren Öztoprak, bu anlamda, çocuğa kötü, yanlış dokunmanın ne demek olduğu, hayır diyebilmeyi, istismar durumlarını tanımalarını, uygun bir yolla tepki göstermelerini ve böyle bir durumda güvendikleri bir erişkine olayı anlatmalarının öğretilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

YAŞ GRUPLARINA GÖRE TACİZE UĞRAYAN 

ÇOCUKTAKİ DAVRANIŞ DEĞİŞİKLERİ

BEBEKLİK - 4 YAŞ:

- Tuvalet eğitiminde bozulmalar,

- Cinsel içerikli sözcükleri kullanmada artma,

- Cinsel organları ile fiziksel olarak aşırı uğraşma,

- Oyunlarında cinsel içeriğin fazla olması,

- Uyku bozuklukları.

4- 6 YAŞ:

- Korku (yetişkinlerden aşırı derecede korkma)

- Cinsel içerikli sözcük ve davranışlarda artma (cinsel organları gösterme, cinsel organları ile aşırı fiziksel uğraş)

- Cinsel ilişkiyi ayrıntılı bilme

7 - 16 YAŞ:

- Okul başarısında düşme,

- Korku (özellikle yetişkinlerden),

- Depresif belirtiler,

- Travma sonrası stres bozukluğu belirtileri,

- Yaşa uygun olmayan davranışlarda artma (anne ya da abla davranışı gösterme),

- Cinsel konularla aşırı uğraşma,

- Cinsel saldırganlık (başkalarını cinsel ilişkiye zorlama),

- Aşırı veya açıktan mastürbasyon,

- Evden kaçma veya eve gitmede isteksizlik,

- Kendine zarar verme, intihar girişimleri.
(Sabah)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV