banner38

Müzik indir

banner46

banner47

04 Temmuz 2020 Cumartesi

Cide, keşfedilmeyi bekleyen bir CENNET

Hababam Sınıfı’nın Yazarı Rıfat Ilgaz’ın doğduğu yer olan Cide; kilometrelerce uzanan sahili, dağları, şelaleleri, muhteşem koyları, mağaraları, kanyonları ve yeşilin her tonunun rastlanabileceği ormanlarıyla keşfedilmeyi bekleyen bir cennet.

25 Ağustos 2015 Salı 11:06
Cide, keşfedilmeyi bekleyen bir CENNET
 

Hababam Sınıfı’nın Yazarı Rıfat Ilgaz’ın doğduğu yer olan Cide; kilometrelerce uzanan sahili, dağları, şelaleleri, muhteşem koyları, mağaraları, kanyonları ve yeşilin her tonunun rastlanabileceği ormanlarıyla keşfedilmeyi bekleyen bir cennet.

Cide’nin hangi isimle, ne zaman, nerede ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmiyor. Ancak bugüne kadar Gasgaslar, Paflagonyalılar, Henetler, Romalılar, Bizanslılar, Candaroğulları ve Osmanlılar bu bölgede yaşamış halklar. En erken kalıntılar Roma ve Bizanslılar’a ait. Güble ve Gilivri arasında bulunan Çoban Kalesi, Romalılar tarafından inşa edilmiş. Timle Kalesi ise Bizans dönemine ait... Gazallı, Okçu, Gideros, Akça, Karasu ve Hıdır bölgedeki diğer tarihi kaleler…

Cide’nin adı Homeros’un ünlü eseri İlyada’da da anılıyor:

“Erkek yürekli Pylaimenes komuta eder Paflagonyalılar’a, gelmişler yaban katırlarıyla ünlü Enetler’in yurdundan, Kitoros’ta, Sesamos’ta otururlar, Parthenios Irmağı çevresinde kurmuşlardır ünlü saraylarını, kentleri Kromna Aigialos, yüksek Erythinoi’dur…”

Paflagonya kentlerinden Kitoros bugün Gideros denen sahil köyü. Kromna, Cide’nin 28 km. batısındaki Kurucaşile’nin, Sesamos ise şimdiki Amasra’nın Büyük İskender tarafından Kraliçe Amastris’e düğün hediyesi olarak verilmeden önceki adı. Aigialos da, Osmanlı döneminde Karaağaç adını alacak olan Cide iskelesi. Aigialos kentinin kalıntılarının bugünkü liman içerisinde kaldığı tahmin ediliyor. 

1213 yılında Anadolu Selçukluları’nın, 1460’da ise Fatih Sultan Mehmet’in Kastamonu’yu almasıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğine geçen Cide, Osmanlı İmparatorluğu döneminde, “Karaağaç İskelesi” adıyla Rus çarlığından getirilen tuzun dağıtım merkezi ve imparatorluğa mal sevk edilen bir liman olarak önem kazandı. 1868 yılında ilçe oldu. Bugün nüfusu 23 bin.

ANKARA’YA 3,5 SAAT UZAKTA

Bartın-Sinop Karayolu üzerinde yer alan ve 103 kilometre uzunluğunda bir kıyı şeridi ile Karadeniz’e açılan Cide, kuzeyde Karadeniz, doğuda Doğanyurt, güneyde Şenpazar ve Pınarbaşı, batıda Bartın ilinin Ulus ve Kurucaşile ilçeleri ile komşu. Kastamonu’ya uzaklığı Şenpazar üzerinden 131, Doğanyurt-İnebolu üzerinden ise 180 kilometre. İstanbul ile arası 513, Ankara ile 320, İzmir ile 900 kilometre.

DOĞA TURİZMİ İÇİN UYGUN

Genelde dağlık ve engebeli bir coğrafi yapıya sahip ilçenin doğusunda İsfendiyar Sıradağları uzanıyor. Yer yer sarp ve geçit vermeyen tepelerin bulunduğu bölgede rakım, ilçe merkezinde sıfır, biraz içeri girildiğinde ortalama olarak 800-900 metre arasında. Yüzde 70’i ormanlarla kaplı. Başlıca ağaç türleri kayın, köknar, gürgen, meşe, çam ve kestane. Kapısuyu, Devrekani, Aydos, Güble ve Fakaz çayları buradan geçiyor. Karadeniz’de en uzun sahili Cide’de, 11 kilometre. Gideros, Aydos, Denizkonak, Uğurlu, Çayyaka, Akbayır ve İlyasbey sahillerinde yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Dağ turizmiyle de doğa tutkunlarını kendisine çeken Cide, İlgarini, Kılıkçılı ve Okçular Mağarası ile mağaracıların buluşma noktası. Valla, Malyas, Loç, Kısık ve Aydos kanyonları ise heyecan arayanların adresi…

1911 yılında Cide’de doğan Rıfat Ilgaz, her yıl temmuz ayında yapılan, "Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali" ile anılıyor. Kültürel ve sanatsal etkinliklerin ağırlıkta olduğu etkinlik süresince, Türkiye’nin dört bir yanından gelen sanatçılar eserlerini sergiliyorlar.
SULTAN KAYIKLARI BURADA YAPILIYOR

Yerel kıyafetler arasında bulunan sarı yazma, Rıfat Ilgaz şiirlerinde de adı geçen bir öğe. Burada kadınların başörtüsü olarak kullandıkları sarı renkli yazma, sembol haline gelmiş. Göynek denen uzun ve bol elbise, don denen kırmızı paçalı şalvar ve beldeki kuşak sarı yazmayı tamamlıyor.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde padişahları taşıyan Sultan Kayıkları, Cide’de halen yapılıyor. 30 metre uzunluğunda 2,5 metre genişliğinde ve tamamen aslına uygun yapılan Sultan Kayıklar’ında en ince ayrıntılar dahi dikkate alınıyor. Tamamı ahşap ve ağırlıklı olarak meşe, çam, kestane kullanılıyor.
NE YENİR

Zengin bir mutfak kültürüne sahip Cide’de, yöresel yemekleri hemen her restoranda bulmak mümkün. Bunların başında karma, köy böreği, armut tatlısı, ceviz helvası, kuyruklu dolma, kestane hoşafı ve kuyu kebabı geliyor. Özellikle yol kenarlarında kuyu kebabı yapan restoranlar, tatilcilerin gözdesi. (kgc)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV