'Ciddi adımlar atılmalıdır'

Sağlık-Sen Kastamonu Şube Başkanı Mehmet Öz, sağlık çalışanlarına şiddet olayları hakkında değerlendirmelerde bulundu

'Ciddi adımlar atılmalıdır'

Sağlık-Sen Kastamonu Şube Başkanı Mehmet Öz, sağlık çalışanlarına şiddet olayları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Mayıs ayında, sağlıkçılara yönelik şiddetin durmadığını aktaran Öz, 22 şiddet olayında, 42 sağlık çalışanın mağdur olduğunu söyledi.  Sağlık Bakanlığına uyarılarda bulunan Öz, nihai hedefin sağlıkçılara şiddet olaylarının önüne geçilmesi olduğunu ifade etti.

“SAĞLIK ÇALIŞANLARI BU TOPLUMUN ŞİFA KAYNAĞIDIR”

Mayıs ayı sağlıkta şiddet verilerini paylaşan Sağlık-Sen Şube Başkanı Öz, “Kovid-19 enfeksiyonuna bağlı vakalarının tavan yaptığı, bu nedenle de 17 günü kapanma süreciyle geçen Mayıs ayında, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet maalesef yine durmadı. Sağlık birimlerinde ay boyunca yaşanan 22 şiddet vakasında, 42 sağlık çalışanı mağdur oldu. 31 saldırganın rol aldığı bu şiddet olaylarının, genel anlamda tüm sağlık çalışanları üzerindeki psikososyal etkisini rakamlarla ortaya koymak ise ne yazık ki mümkün değil!  Her ay tanık olduğumuz bu tablo, özelde sağlık çalışanlarının kanayan yarası gibi gözükse de aslında tüm toplumu ilgilendirmektedir.  Çünkü sağlık çalışanları bu toplumun şifa kaynağıdır. Kaynağa yönelik bir tehdit tüm bireylerin, tüm toplumun tehdidi anlamına gelmektedir” dedi.

CİDDİ ADIMLAR ATILMALIDIR

Sağlık çalışanlarına şiddetin her zaman devam ettiğini ifade eden Mehmet Öz, sağlıkta şiddetle mücadelenin de aynı oranda kuşatıcı ve istikrarlı olması gerektiğini belirtti. Sağlık Bakanlığı’nın kendi üzerine düşen görevi yapması gerektiğini kaydeden Öz, “Nihai hedef, şiddetin yaşanmadan önüne geçilmesi olmalıdır. Yani enerji sarfiyatı şiddetin sebeplerine kanalize edilmelidir.  Bu kapsamda sağlık hizmetlerinin sunulduğu tesis ve ortamlardaki; fiziki ortam ve önlemlerin gözden geçirilmesinden, önleyici kolluk hizmetlerine, tesislerde iş akışının düzenlenmesinden, iş ve işleyiş hakkında bilgi ve iletişim kanallarının yeniden düzenlenmesine, olay sonrası hukuki takip süreçlerinden, mağdurlara psikososyal destek verilmesine kadar pek çok hususta ciddi adımlar atılmalıdır.  Elbette Sağlık Bakanlığı haricinde medyadan eğitime, yasama organından adli birimlere kadar pek çok kuruma da önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir” diye konuştu.

“ŞİDDET VERİLERİ, İYİMSER OLMAMIZA ENGEL”

Sendika olarak sağlıkçılara şiddet konusunda hiçbir gerekçe kabul etmediklerini aktaran Şube Başkanı Öz, şu ifadeleri kullandı; “Sağlık-Sen, sorunun çözümü noktasında sorumluluktan kaçılmasını da kabul etmiyor. Çünkü şiddetin ‘ama’sı olmadığı gibi mücadele noktasında ihmal edilir bir yanında olmaz, olamaz, olmamalıdır. Bu çıplak gerçeği Mayıs ayının sonunda Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Doktor Ertan İskender’e yönelik şiddet olayında bir defa daha gördük. Doktor İskender, bizzat hastası tarafından elinden ve belinden bıçaklandı. Bu elim olay ‘sağlıkta şiddet sorunu’nu bir defa daha gözler önüne serdi. Sayın İskender’in elinden aldığı yara nedeniyle bir daha mesleğini yapamama ihtimali var. Yaşadığı travmanın boyutlarını tarife ise kelimeler yetersiz.  Temennimiz benzer olayların yaşanmaması. Ancak genel tablo ve aydan aya ortaya çıkan şiddet verileri, iyimser olmamıza engel teşkil ediyor.”

“SALDIRGANLARIN ÇOĞU VİCDANLARI RAHATLATACAK CEZALAR ALMIYOR”

Mayıs ayındaki sağlık çalışanlarına yönelik 22 şiddet olayının hem sözlü hem de fiili şekilde yapıldığına işaret eden Öz,  “Olayların 3’ü sözlü 1’i ise mobbing olarak gerçekleşti. 22 şiddet olayının; 10’una hastalar, 9’una hasta ve hasta yakınları, 1'ine yönetici, 2’sine ise magandalar sebebiyet verdi. Daha önceki aylarda gerçekleşen şiddet olaylarında olduğu gibi şiddetin türleri de failleri de aynı. Üzücü olan bir diğer durum ise saldırganların çoğunun vicdanları rahatlatıcı cezalar almamasıdır. Ay boyunca yaşanan şiddet olaylarında 9 saldırgan hakkında herhangi bir işlem yapılmadı. Bunun yanında 5’i gözaltı sonrası serbest bırakıldı, 8’i hakkında soruşturma başlatıldı, 2’si hakkında cezai işlem uygulandı. Ancak 4 saldırgan tutuklanırken, 3’ü hakkında da arama kararı çıkarıldı.  Bu veriler sağlık çalışanlarını daha fazla yaralar mahiyettedir. Çünkü şiddet olaylarında, yaptığının yapanın yanına kâr kalması, yaşanan travmayı derinleştirmektedir” şeklinde konuştu.

“42 SAĞLIK ÇALIŞANI MAĞDUR OLDU”

Yaşanan şiddet olaylarının 17’sinin hastanelerde, 2’sinin ise Aile Sağlığı Merkezlerinde gerçekleştiğini kaydeden Sağlık-Sen Şube Başkanı Mehmet Öz, “Yaşanan şiddet olaylarının adresi Mayıs ayında da değişmedi. Vakaların 17’si hastanelerde, 2'si Aile Sağlığı Merkezlerinde, 3’ü sahada meydana geldi.  12 doktor, 11 hemşire, 8 ATT, 7 sağlık çalışanı, 4 güvenlik görevlisi bu ay şiddet mağduru oldu. Şiddet, doktor-hemşire, tekniker- güvenlik görevlisi ayrımı yapmadığı gibi yine cinsiyet ayrımı da yapmadı. Olaylarda 16’sı kadın, 26’sı ise erkek olmak üzere 42 sağlık çalışanı mağdur oldu. Şiddet olaylarının üzerine kararlı bir şekilde gitmek, caydırıcılık ve önleyicilik noktasında önem arz etmektedir. Ankara’da önceki aylarda hakkında 'tehdit' suçundan soruşturma başlatılan S.Y.’nin uzlaştırma uygulaması kapsamında doktor ve sağlık çalışanlarından özür dileyip, karanfil dağıtması bu duruma güzel bir örnek oluşturmaktadır. Mayıs ayında, adli mekanizmaların zaman zaman tanık olduğumuz vicdanları yaralayıcı uygulama örneklerinden birine de tanık olduk. Önceki aylarda bir sağlık çalışanını döven F.T., mahkemeye ‘kasıtlı olarak yaptığım bir şey değildi. Tahliyemi talep ediyorum’ dedikten sonra tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak tahliye edildi” ifadelerini kullandı. (Bülten)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER