CHP Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin’den sert cevap KİMİN ‘FIRDÖNDÜ’ OLDUĞU ORTADA

CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin dün parti binasında basın toplantısı düzenleyerek, geçtiğimiz günlerde MHP İl Başkanı Emin Çınar’ın kendisi hakkında yaptığı açıklamalara cevap verdi.

 CHP Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin’den sert cevap  KİMİN ‘FIRDÖNDÜ’ OLDUĞU ORTADA

 



CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin dün parti binasında basın toplantısı düzenleyerek, geçtiğimiz günlerde MHP İl Başkanı Emin Çınar’ın kendisi hakkında yaptığı açıklamalara cevap verdi.

MHP İl Başkanı Çınar’ın kendisine ‘fırdöndü siyaseti yapıyor’ dediğini ifade eden Hikmet Erbilgin, “Sayın Emin Çınar aynı zamanda 24 Haziran seçimlerinde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla ilgili imza verdiğimi iddia etmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin ne talihsizliktir ki ya il başkanları yanlış bilgilendirilmekte ya da dünyadan bihaber biçimde önüne gelen metni okumaktadır. 24 Haziran seçimlerinden sonra bir değişim arzusunu ifade etmekle birlikte ben Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı olarak kurultay delegesi değildim, imza sürecinin bir parçası değildim. Öncelikle Emin Çınar’ın bundan haberi yok. Ama bildiğimiz bir şey var ki 2012 yılında Sayın Devlet Bahçeli ve Koray Aydın yarışında, Emin Çınar, Koray Aydın’ın MYK listesindeyken Sayın Bahçeli’nin genel başkanlığı kazanması üzerine apar topar Koray Aydın listesinden çıkmıştır. Fırdöndülükten bahsedecekse Sayın Emin Çınar öncelikle dönüp buraya bakmalıdır” dedi.

“KİMLERİN EVLERİNDE TOPLANDIKLARINI, MAKLUBELERİ BERABER NASIL YEDİKLERİNİ KENDİLERİ BİLİYORLAR”

Cumhur İttifakı üzerinden siyasi bir tutum olarak eleştirilere devam edeceklerini ifade eden Erbilgin, AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü ile MHP İl Başkanı Emin Çınar’ın Cumhur İttifakı’ndan daha önce bir ittifak içerisinde olduklarını iddia ederek, “Hangi apartman dairelerinde, hangi tencereye kaşık salladıklarını kendileri biliyorlar. Kimlerin evlerinde toplandıklarını, maklubeleri beraber nasıl yediklerini kendileri biliyorlar” diye konuştu.

“KAMUOYUNDAN ÖZÜR DİLEMEYE HAZIRIM”

“Yaptığım açıklamalardan herhangi bir tanesinde eksik, iftira, çarpıtma, karalama varsa ben kamuoyundan özür dilemeye hazırım” diyen Hikmet Erbilgin’in açıklamaları şöyle;

“Sayın Emin Çınar, il yönetim kurulu üyeleri Muzaffer Berber ve diğer meclis üyelerini kast ederek Tahsin Bey döneminde yapılan yanlışlara ortak etme hadsizliğinde bulunduğumu söylüyor. Bunların hiçbirisini ben söylemedim. Emin Çınar geçmişteki gazete arşivlerine bakabilir. O zamanki yerel basın haberlerine baktım, Muzaffer Berber’in tam ifadesi şu: ‘Tahsin Babaş’ın kararlarının arkasındayız.’ Çok net bir biçimde söylüyor. Biz bunu eleştirince de o günün Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı da şunu söylüyor: ‘Hatalar var onaylayamayız. Bizim Belediye Meclis Üyelerimizin de kararların altına imzaları var. İmza atmışlarsa onlar da yanlış yapmıştır.’ Bunu ben söylemiyorum, o günün Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı söylüyor. O günün meclis üyesi, grup başkanı Muzaffer Berber söylüyor. Kimi şeylerde yalan, iftira, karalama üzerine siyaset yaptığımı söylemiş. Ben bütün kamuoyu huzurunda söylüyorum, İl Başkanı olduğumdan bu yana kamuoyuna yaptığım açıklamalardan herhangi bir tanesinde eksik, iftira, çarpıtma, karalama varsa ben kamuoyundan özür dilemeye hazırım. Milliyetçi Hareket Partisi o günün il başkanı açıklamaları ve Muzaffer Berber’in açıklamaları ortadadır.

“TAHSİN BABAŞ İLE EMİN ÇINAR NE KONUŞMUŞTUR?”

Kastamonu çıkarlarını koruma adına kamuoyu önünde ahkam kesenler, perde arkasında kimlerle buluştuklarını açıklamalıdır. Birkaç gün önce Kışla Parkı’nda Emin Çınar kimlerle oturup kalkmıştır? Eğer Kastamonu hayrına bir şeyler yapmışlarsa kamuoyunu bilgilendirmesi gerekiyor. Kastamonuspor arazisiyle ilgili polemiğe konu müteahhitlerle, dönemin belediye başkanı Tahsin Babaş ile Emin Çınar ne konuşmuştur? Kamuoyunu niye aldatmaktadır? Bir taraftan Kastamonu’nun çıkarlarını koruma adına kamuoyuna demeç verirken Kışla Parkı’nda kimlerle oturup kalkmaktadır bu açıklamaya muhtaçtır. Kastamonu hepimizin. Kastamonu’da elbette siyasi partiler kendi durdukları yerden Kastamonu için gönüllerinden geçeni söyleyeceklerdir. Ama burada yürekli ve dik bir duruşa ihtiyaç var. Samimi bir duruşa ihtiyaç var. Daha dün Belediye Başkanı, Meclis toplantısında Kastamonu Belediyesi’nin içinde bulunduğu zor koşullardan kendisi zaten bahsetmiştir. Bu şehrin imkanlarını rantçılara aktaranlar hiç utanmayacaklar mı, mahcup olmayacaklar mıdır? Kastamonu Belediyesi’nden maaş alıp işe gitmedi diye iddia ettikleri AKP Gençlik Kolları İl Başkanı hala gerile gerile MHP’lilerle oturmaktadır. Bu açıklamaları yapanlarla birbirinin yüzüne bakmaktadır. Hala aynı görevdedir bu insanlar. Dolayısıyla kamuoyuna karşı dik ve yürekli bir açıklama yapmak, bunu da kararlı bir şekilde söylemek gerekiyor.

“KENDİ ARALARINDAKİ BİLEK GÜREŞİNİN  KASTAMONU’YA HAYRI YOKTUR”

Kastamonu’da artık iktidar siyaseti tıkanmıştır. İktidar siyaseti artık çözüm üretememektedir. Kastamonu’da kayyumlar dönemi başlamıştır. İl Özel İdare Genel Sekreterliğine kayyum atanmıştır. Yangından mal kaçırır gibi eski genel sekreter görevden alınmış yerine birisi hazırlanmadan kayyum atanmıştır. Türkiye’deki kayyum deneyimlerini biliyoruz. Kayyum süreci Kastamonu’ya zarar verecektir. Siyasi irade bir an önce oraya atama yapmalıdır. İl Sağlık Müdürü istifa etti, sessiz sedasız gitti. Biz biliyoruz ki sağlık alanında cemaatlerin kapışması vardır. Bir özel hastaneyle devlet hastanesi arasındaki rant ilişkileri nedeniyle istifa süreci olmuştur. İl Genel Meclisi Başkanı, Doğan Ünlü’yü destekleme ve yardımlaşma derneğinin başkanı gibi çalışmaktadır. Köylerin sorunlarıyla uğraşmak yerine Doğan Ünlü’yü nasıl var ederim gayretindedir. Kastamonu bunları hak etmiyor. Körler sağırlar birbirini ağırlar misali, İGM Başkanı AKP İl Başkanına sahip çıkmaya çalışmakta, Metin Çelik kendi ilçe başkanını ayarlamaya çalışmakta, Hakkı Köylü de kaybettiği zemini en aza indirgemeye çalışmaktadır. Metin Çelik, yaşadığı süreçte Mehmet Metiner ile aynı zemine düşmüştür. Öğretmenevinde Hakkı Köylü’ye yapılan saldırıda Sayın Vekilimiz Hasan Baltacı açıklama yapmıştır ‘sessiz kaldınız’ diye. Niye sessiz kalındığı bugün daha iyi anlaşılıyor. Kendi aralarındaki bilek güreşinin Kastamonu’ya hayrı yoktur. İktidar siyasetinin, Cumhur İttifakı siyasetinin Kastamonu’ya verecek hiçbir şeyi kalmamıştır. Onların var olduğu her dakika Kastamonu’nun zenginliğinden, huzurundan kayıp demektir.

“KASTAMONU’DA ORTAK AKIL ARANMIYOR, İŞ EHLİNE VERİLMİYOR”

İster devlet, ister yerel yönetimde eşitlik varsa onun adı adalettir. İş ehline veriliyorsa onun adı da liyakattir. Ortak akıl da aranmalı. Kastamonu’da ortak akıl aranmıyor, iş ehline verilmiyor, kimseye eşit davranılmıyor. O zaman burada devlet anlayışında, yerel yönetim anlayışında ciddi bir zedelenme vardır. Buradan Kastamonu’ya çıkacak hiçbir hayır yoktur. Bir an önce iktidar partisinin yöneticileri akıllarını başlarına almalı; bu memleketin çocuklarına, gençlerine, yaşlılarına, kadınlarına hizmet için çalışmalı. Bırakın, hepimiz ölüp gideceğiz. Kendi çıkarlarını korumak yerine biraz da memleket çıkarlarını korusunlar. Kendi inşaatlarını, binalarını korumak yerine nasıl cebimizi doldururuzu korumak yerine bunları korusunlar.

“BU KİBRİN KASTAMONU’YA HİÇ HAYRI YOK”

Araç Ekinözü’ne belediyemiz su tankeri gönderiyor. Su sorunu var. Tankerle su gönderdikten sonra köylüler AKP İl Genel Meclisi Üyesi Süleyman Yazgan’a gidiyor. Süleyman Yazgan nasıl bir kibirdir bu, ‘Bundan sonra bana gelmeyin benim sizinle işim yok’ diyor. Köylüler mutsuz olduğu için İl Başkanı Doğan Ünlü’ye geliyorlar. Durumu anlatıyorlar o da çok ilgilenmiyor. O köylülerimiz Genel Merkez’e kadar gidiyorlar. Bu kibrin Kastamonu’ya hiç hayrı yok. Bu şehre hizmet etmenin yolunu aramamız gerekiyor. Abana’da, Cide’de, Tosya’da, Taşköprü’de taş taş üstüne nasıl koyarız onu düşünmemiz gerekiyor. AKP yöneticilerinin tamamı derin bir kibrin içine düşmüşlerdir. Bir an önce buradan çıkılması gerekiyor.”

Serkan Horuz

Güncelleme Tarihi: 03 Eylül 2020, 09:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER