banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
20 Mayıs 2019 Pazartesi

CHP Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin SEÇMEN CEZALANDIRILAMAZ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin, dün düzenlediği basın toplantısında Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından alınan İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi kararı ve MHP İl Başkanı Yüksel Aydın ile AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü’nün açıklamalarını değerlendirdi.

09 Mayıs 2019 Perşembe 11:21
 CHP Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin SEÇMEN CEZALANDIRILAMAZ
 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin, dün düzenlediği basın toplantısında Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından alınan İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi kararı ve MHP İl Başkanı Yüksel Aydın ile AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü’nün açıklamalarını değerlendirdi. 

“6 Mayıs 2019 Türk demokrasi tarihine kara bir gün, utanç sayfası olarak geçti” diyerek konuşmasına başlayan CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin, “31 Mart’ta sandıktan çıkan halk iradesi masa başında gasp edildi. Ülkemizde bir hukuk cinayeti işlendi. Kaybeden millet iradesinin tecelli ettiği sandıktır, Türk demokrasisidir. Ülkemizdir. Utanç sayfasının yazıldığı gün, millet iradesinin gasp edildiği gün ilimiz adına ne hazindir ki; Sayın Hakkı Köylü Adalet Komisyonu Başkanı, Sayın Metin Çelik Anayasa Komisyonu üyesiydi. Bir anayasa komisyonu üyesinin, bir ‘hukukçunun’ Sayın Çelik’in seçimin yenilenmesi ile ilgili açıklaması gelecekte utanarak okuyacağı satırlardır. Sayın Hakkı Köylü için ise mesele değildir. Sayın vekilin gözünün sarayda olduğunu bakanların aklanma sürecinden biliyoruz” dedi.

HUKUK VE ÖNCEKİ İÇTİHATLAR ÇÖPE ATILMIŞTIR

“Yüksek Seçim Kurulu, kanunlara ve kendi içtihatlarına uymayarak kendini bu kararla inkar etmiştir” diyen Erbilgin, şu açıklamayı yaptı: “16 Nisan Referandumunda mühürsüz oy kararında seçmen iradesinin üstünlüğüne vurgu yapan Yüksek Seçim Kurulu, bugünkü kararıyla bu içtihadını görmezden gelmiş ve seçmen iradesini hiçe saymıştır. Alınan karar ne milletin aklına yatmış, ne de içine sinmiştir. Bu kararla daha önce yapılan seçimlerin sonuçları da artık şaibeli hale gelmiştir. Seçimle gelenlerin seçimle gitmemek için oynadıkları kirli oyun, Yüksek Seçim Kurulu tarafından onaylanmıştır. Demokrasinin son meşruiyet kalesi olan sandığa bu kararla darbe yapılmıştır. Yüksek Seçim Kurulu iktidarın baskı ve tehditlerine karşı duramamış, hukuku ve önceki içtihatlarını çöpe atmıştır.

SEÇMEN CEZALANDIRILAMAZ”

YSK, iktidarın hiçbir maddi temele dayanmayan itirazlarını kabul edip seçimi iptal ederek kendi varlık sebebini inkar etti. Kurul, iktidarın talimatıyla aldığı hukuk dışı kararla demokrasimizi bulunduğu kritik kavşakta şarampole yuvarlamıştır. Anlaşılan iktidara gelirken demokrasiyi ‘vakti geldiğinde inilecek bir tramvay’ olarak gören zihniyet artık tramvaydan inmeye karar vermiştir. Bu utancı Türkiye’ye yaşatanlar, bu hukuk cinayetinin failleri ve azmettiricileri şüphesiz tarih, millet ve günü geldiğinde hukuk önünde bunun hesabını vereceklerdir. Bu karara imza atan Yüksek Seçim Kurulu üyeleri ve onlara bu talimatı verenler, Ramazanın ilk iftarını kul hakkı yiyerek yapmış olmanın utancını ömür boyu taşıyacaklardır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak aşağıdaki adımların atılmasını gerekli görüyoruz:  Eğer sandık kurullarında şaibe varsa, 16 Nisan Anayasa Referandumu, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı, Milletvekili Seçimleri ve 31 Mart’ta Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimiyle aynı sandıkta ve aynı zarflarla yapılan ilçe belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği seçimleri de aynı kıstasla yenilenmelidir. Seçim kurullarında bir hata varsa sorumlusu sadece ve sadece YSK’dır. YSK’nın kusuru seçmene yüklenemez, seçmen cezalandırılamaz. YSK üyeleri seçmene karşı işledikleri suç sebebiyle topluca istifa etmelidir. İçişleri ve Adalet Bakanlarının seçim dönemlerinde tarafsızlığını sağlayacak düzenlemeler mutlaka yapılmalıdır. Cumhuriyet Halk Partililer olarak demokrasiden, hukukun üstünlüğünden, seçme ve seçilme hakkının tam güvence altında olmasından yana olduğumuzu, milletimiz ve tarih huzurunda ilan ediyoruz. Gücümüzü milletten alarak demokratik mücadelemizi artan bir azim ve güçlü bir kararlıkla sürdüreceğimizi açıkça taahhüt ediyoruz. Türkiye’nin karşılaştığı bu yol ayrımında demokrasiye inanan, hak, hukuk ve adalet duygusunu içinde taşıyan, siyasi düşüncesi ve parti aidiyeti ne olursa olsun, tüm yurttaşlarımıza elimizi uzatıyoruz. Bu uzatılan elin 23 Haziran’da kuvvetli bir şekilde tutulacağına, demokratik mücadelemize güç katacağına ve 31 Mart’tan çok daha büyük bir zafere ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz. Her şey çok güzel olacak.”

“ŞEHRE SORUMLULUKLARIMIZ VAR”

İl Başkanlarının kamu adına görev yaptığını söyleyen Erbilgin, “AKP, CHP, MHP, İYİ Parti fark etmez bu şehre karşı sorumluluklarımız var. Sayın Yüksel Aydın sanki açıklama yapacağımı biliyor gibi, ön almak ister gibi dün yaptığı basın toplantısında içerik olarak hiç CHP geçmemesine rağmen ilginç bir biçimde artık bana cevap beyan etmiştir. 4 Mayıs Cumartesi günü MHP İl Başkanı Sayın Yüksel Aydın, Emirbey Atlı Turizm ve Doğal Yaşam Köyü’ne çakarlı araçlarla ve arkadaşları ile gidiyor. (Buralar Kastamonu Turizminin tanınmasında önemi olan, şehrin ekonomisine katkı sunan yerler. Çakarlı araçları duyunca seçim öncesi açıklamalarımı hatırladım. Gerçekleşmiş olmasından da hoşnut değilim.) İşletme çalışanları, yetkililerine tehdit hakaret ve darp ediyor. İşletmede ki misafirler dağılıyor. Jandarma ile karşı karşıya geliyor. Konu yargıya intikal etmiş durumda. Olay yerinde vatandaşların cep telefonu ile kaydettiği görüntüler var. Burada asıl üzücü olan Sayın başkanın kendisini hem yasa hem kolluk kuvveti yerine koyması. Bu nedenle bu tutumu kınıyorum.  İl Genel Meclisi son oturumunda Mülkiyeti İl Özel İdaresine ait, İlimiz Merkez Kuzeykent Mahallesi 1284 ada 6 parselde kayıtlı 6.000,93 m2, 1284 ada 7 parselde kayıtlı 6.000,30 m2 yüzölçümlü vasıfları arsa olan şehir imar planında imar durumları sosyal ve kültürel tesis (yurt alanı) olarak belirtilen taşınmazların imar planında belirtildiği şekilde gelir elde etmek üzere satılmalarını doğru bulmuyoruz. Önerimiz bu parsellerin amacına uygun kamu kurumları eliyle inşa edilmesidir. Pınarbaşılı yurttaşlarımızın mermer ocakları ile ilgili talep ve önerileri vardır. Mermer ocaklarının İçme suyu kaynaklarının kirlenmesine yol açacağı, turizme zarar vereceğini düşünmektedirler. İl Genel Meclisinden acilen konu ile ilgili bir komisyon oluşturmasını talep ediyoruz. Konunun takipçisi olacağımızı buradan ifade ediyorum” dedi.  

NEZAKETSİZ BİR BİÇİMDE PARTİMİZDEN CA-HA-PE DİYE BAHSEDİYOR

Erbilgin, açıklamasını şöyle tamamladı: “Siyasette söylediklerinin, öngörülerinin doğrulanması için bazen zamana ihtiyaç vardır. Hele baskı ortamında mutlak zamana ihtiyaç vardır. 07.10.2018 tarihinde İnebolu’da yaptığım açıklamada AKP İl Başkanı Sayın Ünlü’ye işe alımlar hususunda ‘AKP Kadın kolları il yöneticisi, İlçe başkanı eş ve akrabaları, eski ilçe başkanı eşleri, Kadın kolları ilçe başkanı, ilçe başkanları 1.derece yakınları, enişteler, kayınlar, gençlik kolları yöneticileri akrabaları var mıdır? diye sormuş ve İl başkanını çok yormadan cevap vereyim vardır’ demiştim. Açıklamalarıma çok hazindir AKP İl Başkanı yerine tetikçi olarak gençlik kolları başkanı Musa Kalafat cevap vermiş ‘Sayın Erbilgin'in iddia ettiği partimiz yöneticilerinin eş, dost ve akrabalarının işe alındığı iddiası tamamen uydurma, çarpıtma ve yalanın ta kendisidir’ demişti. Sayın Ünlü bu tutumun bedelini siyaseten ödedi ödüyor. Esas üzüldüğüm genç bir siyasetçinin düştüğü durumdur. MHP İl Başkanı Sayın Yüksel’in açıklamalarından öğreniyoruz ki “kırıta kırıta” oturuyor dediği Sayın Musa Kalafat belediyeden maaş alıp işe gitmiyormuş. Bu insan onuruna ağır gelecek olaylardandır. Sayın Kalafat’ın kendisine ve partisine saygısı varsa, haysiyetli bir vatandaş olarak hem belediyeden hem gençlik kollarından istifa etmelidir. Bugüne kadar aldığı maaşları iade etmelidir. Ya da şahsımdan ve kamuoyundan özür dilemelidir. Ayrıca ‘kırıta kırıta’ ifadesini doğru bulmadığımı siyaset diline uygun olmadığını beyan ediyorum. Son olarak AKP İl Başkanı Sayın Ünlü 31 Mart öncesi sadece şahsımla polemiklere giriyordu. Şimdi anlaşılıyor ki eski vekil, eski yöneticileri kendisi için kampanya başlatmış. Odalara siyaset bulaştırmayın diye ahkam kesen Ağaç İşleri Odası Başkanı il başkanının ayağını kaydırmaya çalışıyor. Nezaketsiz bir biçimde partimizden CA-HA-PE diye bahsediyor. Ona tavsiyem yüzde 70’i orman olan ilimizde neden Kastamonu daha iyi noktalarda değil diye düşünmesidir. Kastamonu Spor’un yaşadığı sıkıntılar ortadadır. Bu sıkıntının temelinde Kulüplerin siyasete bulaşması ya da bulaştırılması vardır. Konuya bakışımızı play-off  maçlarından sonra daha detaylı olarak paylaşacağız.”

Tuğçe Yerdelen

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV