banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
13 Kasım 2018 Salı

CHP, CUMHURİYET İÇİN YÜRÜDÜ

Cumhuriyet Halk partisi (CHP) İl Başkanlığı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Kışla Parkı’ndan Cumhuriyet Meydanı’na kadar ‘Cumhuriyetimizin 95'nci Yılı Saygı Yürüyüşü” gerçekleştirdi.

30 Ekim 2018 Salı 09:17
 CHP, CUMHURİYET İÇİN YÜRÜDÜ


Cumhuriyet Halk partisi (CHP) İl Başkanlığı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Kışla Parkı’ndan Cumhuriyet Meydanı’na kadar ‘Cumhuriyetimizin 95'nci Yılı Saygı Yürüyüşü” gerçekleştirdi.

Cumhuriyet Meydanı’nda sona eren yürüyüş sonrası CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı ile CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin birer konuşma yaptı. Milletvekili Baltacı, cumhuriyetin ilanından sonra ülkenin kısa süre içersinde birçok büyük iş başardığını söyledi. Bugün cumhuriyetin bütün kazanımlarının bir bir tavsiye edildiğini ileri süren Baltacı, “Cumhuriyet ve kazanımlarına sahip çıkmak geleceğe sahip çıkmaktır” dedi.

“LAİK VE ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİYİ İNŞA ETTİK”

“29 Ekim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Kurtuluş mücadelesinin zaferle sonuçlanmasının adıdır. Bağımsızlığımızın ve halkın egemenliğinin, resmiyete kavuştuğu ve dünyaya tanıtıldığı günün adıdır” diyen Hasan Baltacı şu ifadeleri kullandı; “Tüm farklılıklarıyla koca bir Anadolu, ortak bir vatan ideali etrafında bir araya gelerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde işgal ordularına direndik. Cumhuriyetin ilanıyla; kazandığımız askeri zaferi aynı zamanda siyasi bir zafere de dönüştürmüş olduk. Saltana son verip, halkın iradesini hakim kılarak laik ve özgürlükçü demokrasiyi inşa ettik. Sınırlarımızı yeniden çizdik.  Cumhuriyet ilanıyla çağdaş ve uygar nesiller yetiştirmek için laik ve bilimsel eğitimin okutulduğu okullar açtık. Köy Enstitüleri kurduk. Bilim insanları, aydınlar, sanatçılar doktorlar, mühendisler, öğretmenler yetiştirdik. Tarımda kalkınma hamleleri başlattık. Tarımda kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olduğumuz günlerin tohumlarını o zaman attık. Cumhuriyet devrimleri ile ülkenin dört bir yanına fabrikalar kurduk. Bu fabrikaları demir ağlarla birbirine bağladık. Uçak fabrikasından, çimento fabrikasına, kağıttan, fişek fabrikasına kadar 15 yılda 50 fabrika kurduk. Gariban Anadolu halkının sırtına sarılan borç ödenip, kalkındık.

“CUMHURİYETİN BÜTÜN KAZANIMLARI BİR BİR TASFİYE EDİLDİ!”

Fakat bugün, tam 95 yıl sonra kazandıklarımızı harcamış, üzerine borçlanmış durumdayız. Derin siyasi ve ekonomik bir krizin içindeyiz. Halkın iradesi ve onun temsili olan meclis saf dışı bırakılmış durumda. Yüzünü Anadolu’dan çevirmiş, saraya sıkışmış, halkla bağlarını kopartmış, bir iktidarla karşı karşıyayız. Eğitimden sağlığa, sanayiden, tarıma, ekonomiden siyasete her şey iflas etmiş! Adalet, özgürlük, eşitlik ve demokrasi kavramları sadece kitaplarda! Cumhuriyetin bütün kazanımları bir bir tasfiye edildi! Cumhuriyet değerlerine ve kazanımlarına saldıranlar, bu ülkeyi tek adamın egemenliğinde, saraydan yönetebileceklerini sananlar yanıldılar. Türkiye’yi uçuruma sürüklediler. Onlara sorsanız suçlular; aracı, stokçu, dış güçler. Onlara göre kriz psikolojik, dolar olayı algı operasyonu. Bu halde olmamızın temeline inen yok. Yolsuzlukların, hırsızlıkların, rantın ve talanın hesabını veren yok! Onlar tek kişinin, iğneden ipliğe, ekonomiden diplomasiye çözüm üreteceğine inanıyorlar. Aslında onlarda her şeyi görüyor, biliyorlar. Kendinden başkasını düşünmedikleri için görmezden, bilmezden geliyorlar.

“CUMHURİYETE VE KAZANIMLARINA
SAHİP ÇIKMAK GELECEĞE SAHİP ÇIKMAKTIR”

Bakın bütün Cumhuriyet birikimlerini rant için özelleştirdiler, talan ettiler. SEKA’yı özelleştirdiler şimdi kağıda muhtacız. Şeker fabrikalarını sattılar, Arabistan’dan şeker ithal ediyoruz. Uçak fabrikamız vardı, şimdi Amerika’dan uçak siparişi veriyoruz. Samandan buğdaya, fasulyeye kadar ithal ediyoruz. Borç batağına saplanmış durumdayız. Kendimiz üretemiyoruz. Kapı kapı dolaşıp, el açıp, borç para arıyoruz. Bizi yönetmesi için yabancı şirketlerle anlaşıyoruz. Ama onların keyfi yerinde! Sarayların da, gökteki uçan saraylarında, lüks makam araçlarında hallerinden memnunlar. Saray’da Ejder Meyveli Smoothi, Zencefilli Somonlu Suşi yiyorlar. Faturasını da halka kesiyorlar. Halkın çocuğu soğuktan donarak ölüyor, şehit oluyor önemsemiyorlar. Bir baba çocuğuna pantolon alamadığı için, bir öğretmen atanamadığı için intihar ediyor umursamıyorlar. Kastamonu’dan okul harçlığını kazanmak için 3. Havalimanına çalışmaya giden ve haksız yere tutuklanan öğrenci kardeşimiz Mustafa’yı umursamıyorlar. Tarımda kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik. Şimdi kalkınmamızın temel taşlarından olan tarımda ve hayvancılıkta halimiz içler acısı. Köyler boşaldı. Cumhuriyet sayesinde yüzlerce aydın, fikir adamı, bilim insanı yetiştirmiştik. Şimdi halkın çocuklarından yazarlar, aydınlar, sanatçılar, bilim insanları çıksın istemedikleri için eğitimi tasfiye ediyorlar. Bunu daha fazla Fakir Baykurt, Rıfat Ilgaz okunmasın diye, Uğur Mumcu konuşmasın diye, Aziz Sancar olmasın diye yapıyorlar. Eğitimde kaç bakan, kaç eğitim sistemi değiştirdiler sayamıyoruz. Geleceğimizi yok ettiler

“BİZİ BİZ YAPAN TÜM DEĞERLERİMİZ UNUTTURULUYOR”

İktidara vesayeti bitireceğiz diye gelmişlerdi. Şimdi tarımda Rusya’nın vesayetindeyiz. Tohumda İsrail’in vesayetindeyiz. Ekonomi de damadın vesayetindeyiz. Eğitim de Diyanetin vesayetindeyiz. Bürokraside her yıl bütçeden milyonlarca lira ödenen Cumhurbaşkanı danışmanlarının vesayetindeyiz. Yargıda sarayın, dış politikada emperyalistlerin vesayetindeyiz. Her gün ama her gün bizi biz yapan tüm değerlerimiz unutturuluyor. Bütün ortak değerlerimiz bir bir yok ediliyor. Sarayın ve AKP’nin son 16 yıldır Türkiye’de izlediği yol kutuplaştırma. Bizi birbirimize düşman etme. Bu zihniyet ayrışmamıza, aramızdaki dostluk bağlarının kopmasına neden oluyor. Türkiye’nin politik anlamda yalnızlaşmasına neden oluyor. Acı ve gözyaşlarıyla beslenen AKP zihniyeti, birlikle yaşama gayemizi açıkça hedef alıyor. AKP’nin kendisini büyütmek için uyguladığı ötekileştirme ve kendinden olmayanı yok etme politikası, bizi çatışmaya ve kaosa sürüklüyor. Eşitliğe, özgürlüğe, adalete ve demokrasiye dair temel kazanımlar her gün biraz daha yok ediliyor. Bütün dünyaya barış dolu gelecek hayali olan bizler, bu duruma sessiz kalmayacağız. Dünya barışının umudunu, ne pahasına olursa olsun büyüteceğiz. Tüm halkların eşit, özgür, insanca ve kardeşçe yaşayacağı bir dünyayı kendi ellerimizle biz kuracağız.

“CUMHURİYET’İN DEVRİMCİ RUHU ANADOLU’DA HALEN İÇTEN İÇE YANIYOR”

Çaresiz değiliz, başarabiliriz. Cumhuriyet’in devrimci ruhu Anadolu’da halen içten içe yanıyor. Bu ülke bağımsızlığını saraylar yaparak, toplumu bölerek, arkadaşı arkadaşa düşman ederek kazanmadı. Bu ülke bağımsızlığını, birbirine güvenerek, inanarak kazandı. Laik, bilimsel, çağdaş ve fırsat eşitliği yaratan okullar inşa ederek kazandı. Fabrikalar kurarak kazandık. Şimdi yeni bir zafere ihtiyacımız var. Bunu başarabiliriz. Şimdi yeniden birlikte yaşamanın yollarını bulmalıyız. Saraya ve saray takımına boyun eğerek, borçlarını ödeyerek değil, üreterek, dayanışma içinde ve birbirimize güvenerek yeni bir zaferi ilan edebiliriz. Çözüm, Cumhuriyet ve demokraside! Çözüm Cumhuriyet’in kazanımlarını daha ileriye taşımayı amaçlayan toplumsal düzenin kurulmasındadır. Kaybettiklerimizi geri alacağız. Bu bizim çocuklarımıza borcumuzdur. Özgürlük ve bağımsızlık karakteri olmuş, Cumhuriyetimize kalben bağlı yurttaşlarımız kalıcı huzura; demokrasi, adalet ve huzur talebiyle ulaşacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle 95. yaşını kutladığımız Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve yol arkadaşlarını rahmetle anıyorum. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyor, tüm yurttaşlarımızın ve hemşerilerimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyorum.”

ERBİLGİN: BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZDEN ASLA TAVİZ VERMEDEN GÜÇLÜKLERİ TEKER TEKER AŞACAĞIZ

CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin ise şu ifadeleri kullandı; “Cumhuriyet, her şeyini kaybetmiş olan bir milletin ulusal bağımsızlığını kazanabilmek için Baş Komutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde giriştiği milli mücadelenin sonucunda elde ettiği büyük bir zaferin sonucudur.
Egemenliğin kayıtsız, şartsız tek sahibi olan milletimiz, varlığımıza ve bağımsızlığımıza yönelik her türlü tehdit ve saldırılar karşısında tıpkı Cumhuriyeti ilan ederken olduğu gibi bu gün de aynı ruhla, onurlu mücadeleyi verecektir. Gücünü, sahip olduğu iktidardan değil, varlığını adadığı halkından alan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de işaret ettiği gibi; “Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir." Cumhuriyet evlatları olarak bizler, devrimlerin ışığında, aydınlık ve çağdaş geleceğe taşınarak, Cumhuriyet şehitleri tarafından halkımıza ve bizlere emanet edilen, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı olan vazgeçilmez sorumluluklarımızın farkındayız. Ülkemize ve halkımıza karşı yapılan ihanetler, karşımıza çıkarılan engeller ne kadar büyük olursa olsun, halkımıza olan inancımız ve Cumhuriyete olan bağlılığımızdan aldığımız güçle, birlik ve beraberliğimizden asla taviz vermeden güçlükleri teker teker aşacağız. Barış, huzur ve güven içinde yaşanacak bir Türkiye’nin yeniden inşası için, varlığımızın garantisi olan Cumhuriyet ve onun eşsiz kazanımlarına her zamankinden daha güçlü sahip çıkmak en büyük sorumluluğumuzdur. Bu düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şahında toprağa düşenlerimizi minnet ve rahmetle anıyorum. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 95. yılı kutlu olsun.”
(Haber Merkezi)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV