‘Bir avuç vurguncu dışında hepimiz kaybediyoruz’

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) MYK üyesi Varol Öztorun ve Eğitim-Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, Kastamonu'da basın açıklaması yaptı. İşsizlik, enflasyon, sermaye, sokak hayvanlarını koruma konuları hakkında değerlendirmelerde bulunan KESK MYK Üyesi Öztorun; “Temel ihtiyaçlarımızı karşılayamaz olduk” dedi.

‘Bir avuç vurguncu dışında hepimiz kaybediyoruz’
banner72

Toplantıya, Tüm Bel-Sen Genel Mali Sekreteri Zeynep Sarıkaya Altun ve Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Ahmet Keleş de katıldı.

KESK MYK Üyesi Varol Öztorun, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Halk desteğini kaybettikçe sermayeye ve düne kadar hain ilan ettikleri gerici kimi Ortadoğu ülkelerinin krallarına çocuklarımızın geleceğini peşkeş çekiyorlar. Ülke ülke gezip elde ne varsa haraç mezat satışa çıkarıyorlar. İç ve dış sermayenin bir kez daha desteğini alabilmek için emeği ucuzlatıyor, işsizliği, güvencesizliği artırıyor, yaşam koşullarını dayanılmaz hale getiriyorlar. İktidar çevresi ve bir avuç vurguncu, fırsatçı, rantçı, kapitalist dışında hepimiz kaybediyoruz. Her güne yeni zamlarla uyanıyoruz. Temel ihtiyaçlarımızı karşılayamaz olduk.”

“ENFLASYON ALDI BAŞINI GİDİYOR”

Enflasyon hakkında da değerlendirmelerde bulunan Öztorun, şöyle devam etti; “Enflasyon aldı başını gidiyor. TÜİK’e göre yüzde 21,31, bağımsız araştırmacılara göre yüzde 58.65. Sadece Kasım ayında, bir ay öncesine göre enflasyon oranı yüzde 9.91 artmış durumda. TÜİK verilerinde dahi gıda ve alkolsüz içeceklerdeki enflasyon oranı yüzde 27,11’dir. Mutfaktaki yangın büyüdükçe büyüyor. 2021 için geçerli olan yeniden değerleme oranı yüzde 9,11 iken 2022 yılında rekor bir artışla yüzde 36,2 yapıldı. Bu zam, cebimizdeki yangının 2022 yılında daha da büyüyeceği, temel yaşam giderlerimizi karşılayamaz hale geleceğimizin habercisidir. Ücretlerimiz enflasyonun altında ezildi. Maaşlarımız ve alım gücümüz eridikçe eriyor. Ocak 2021’de 7,37 TL olan dolar kuru bugün 13.80 civarında seyrediyor. Ocak ayında en düşük maaş alan kamu emekçisi 3.900 TL olan maaşıyla 533 dolar alabilirken bugün 4.154 TL maaşıyla 301 dolar anca alabiliyor. 232 dolarlık kayıp alım gücündeki erimeyi gözler önüne sermektedir.”

“KİRALARDAKİ ARTIŞ HERGÜN REKOR TAZELİYOR”

Daha sonra MYK Üyesi Öztorun, kura artışları ve kadınlara yönelik şiddetten de bahsederek şöyle konuştu; “Emekçilerin başlarını sokacak bir ev satın alması artık hayal oldu. Bırakalım satın almayı, kiralık ev bulmanın dahi şans olarak görüldüğü bu ortamda kira fiyatlarındaki artış her gün rekor tazeliyor. Binbir emekle büyüttüğümüz gençler barınacak yurt bulamıyor. Ucuz iş kaynağı görülen kadınlara yönelik şiddet kadın kırımı boyutuna ulaştı. Sadece siyasi ve ekonomik kriz değil aynı zamanda hukuk ve adalet kriziyle de karşı karşıyayız. Adalete olan güven tarihin en dip noktalarında seyrediyor. Yandaş medya dahi bu gerçekliği artık gizleyemiyor. İktidar baskısı altındaki yargıda ağırlıklı olarak iktidarın ihtiyaçlarına göre kararlar çıkıyor, istisna düzeyinde çıkarılan kararlar ise hayata geçirilmiyor. Barış akademisyenlerine ilişkin AYM’nin ve sonrasında ağır ceza mahkemelerinin beraat kararlarının OHAL komisyonu tarafından ciddiye alınmaması ve başvuruluların reddedilmesi bunun somut örneklerindendir. Keyfiyet ve hukuksuzluk tüm kurumlara sirayet ederek bir yönetim biçimi haline gelmiştir.”

“İŞSİZLİK ALDI BAŞINI GİDİYOR”

Açlık sınırını da değerlendiren Varol Öztorun; “İşsizlik aldı başını gidiyor. İşsizlerin sayısı 10 milyona yaklaştı. Gençler ve kadınlarda işsizlik oranı daha fazla. İşsiz kaldığımızda ise İşsizlik Sigortası Fonundan işsizlik parası alamıyoruz. Çünkü fondaki paralar sürekli patronlara aktarılıyor. Asgari ücrette bizi kıskandığı söylenen Avrupa ülkelerinin en altındayız. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 2020 yılında kayıtlı işçilerin yüzde 42’si asgari ücretle çalışıyor. Yani 2020 verilerine göre 15 milyon 203 bin 423 kayıtlı çalışan işçiden 6 milyon 390 bin 19’u açlık sınırının altındaki asgari ücretle çalışıyor. 9 milyonu aşkın yaşlılık aylığı alan emekli ile 4 milyon civarındaki hak sahibi emekliler de açlık sınırının altında yaşıyor. Nüfusun büyük bölümü insanca yaşam koşullarının çok uzağında açlık sınırının çok yakınında yaşam mücadelesi veriyor. Mesele kaynak olmaması değil, iktidarın ve sermayenin tercihleridir. Bize olmayan kaynaklar silahlanmaya savaşa gidiyor. O nedenle, barış hepimizin acil talebi. Bize olmayan kaynaklar KOİ projeleri aracılığıyla yandaş müteahhitlere gidiyor. Bize olmayan kaynaklar TÜGVA, TÜRGEV, Ensar, ilim yayma cemiyeti gibi vakıflara ve cemaatlere gidiyor. Bize bir maaş bile çok görülürken, kaynaklar birkaç maaş alan iktidarın bürokratlarına eşe-dosta gidiyor! Biz fakirleşirken onlar zenginliklerine zenginlik katıyor” dedi.

KURUL: “ÖĞRETMENLERİMİZ, ÖZERKLİĞİNİ YİTİRİYOR”

Eğitim-Sen Genel Başkanı Nejla Kurul ise; “Laik sistem, ortadan kalkmak üzere ve bir tehdidin içerisinde yaşıyoruz. Eğitim emekçilerimizin ekonomik hakları, demokratik hakları ve özgürlük hakları ciddi biçimde gerilemiş durumda. Öğretmenlerimizin emeği değersizleştirilmekte, hem ücretler bağlamında hem de diğer hakları bağlamında. Öğretmenlerimiz özerkliğini yitirmekte. Okullarımızda tüm eğitim emekçilerinde ciddi anlamda ekonomik sorunlar bulunmaktadır. Toplu İş Sözleşmesi sürecinin ardından verilen artış oranları geçen haftaki döviz kuru, önceki haftalardaki zamlar ve daha önceki haftalardaki vergi yükleri sayesinde neredeyse ortadan kalkmıştır. Eğitim ve Bilim Emekçileri şunu bilmektedirler; Eğitim kolektif bir iştir birlikte yürütülen çalışmadır. Sosyal yardımlara muhtaç velilerimizin hayatı bir o kadar kötüdür. Okullara gelen öğrencilerimizin karnı tok, kahvaltısını etmiş, öğlen yemeğini yemiş, yanında temiz su taşıyarak okullara gelmesi son derece önemlidir. Bu yüzden velilerimizin mücadelesi, öğrencilerimizin eğitim hakkı mücadelesi ve eğitim emekçilerinin mücadelesi birbirlerine bağlanmıştır” diye konuştu.

 “ÇİĞDEM HOCAMIZ YALNIZ KALMAYACAK”

İnebolu ilçesinde öğretmenlik yaparken sokak hayvanlarının haklarını savunduğu için sürgün edildiği öne sürülen öğretmen Çiğdem Beğen hakkında da değerlendirmelerde bulunan Kurul; “Kısa bir süre önce sokak hayvanlarıyla ilgili duyarlılık göstererek,  İnebolu ilçesinde besleme yapan Üyemiz İnebolu Anadolu Lisesi Coğrafya Öğretmeni Çiğdem Beğen, 22 Nisan 2021 tarihinde müfettişlere hazırlatılan soruşturma raporundaki idari yaptırım teklifi gerekçe gösterilerek kendi isteği ve bilgisi dışında hizmetin gereği verilerek sürgün edilmiştir. Bu gün Türkiye’de hayvan haklarını savunmayı, bu hayvanların yemeğini, suyunu, içeceğini hiç düşünmeyen bir kent yaşamı kurulmuştu ve Eğitim-Sen başta olmak üzere duyarlı tüm yurttaşlar bu hayvanlara su ve gıda yardımı etme gereği hissetmiştir. Çünkü tüm canlıların yaşam hakkı vardır. Bu yüzden biz şunu açıkça ifade edelim; Bu süreci bir hukuk mücadelesi kapsamında taşıyacağız. Burada mücadelemizi büyüteceğiz. Bunlar da yeterli olmayacak. Aynı zamanda Kastamonu’daki hayvan haklarına duyarlı velilerimizi öğretmenlerimizi Çiğdem hocamızın yalnız olmaması ve yalnız kalmaması için birlikte harekete çağırıda bulunacağız. Çünkü hayatlarımız birbirine bağlı. Doğadan, emekten, demokrasiden ve barıştan yana yaşamı hep birlikte büyüteceğiz” dedi. (Soner Demir)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER