Müzik indir

21 Ocak 2021 Perşembe

MHP, ittifaka sadık

‘Babamın hatırasını yaşatıyorum'

HZ PİR Şeyh Şaban-ı Veli Camii’nin restorasyon çalışmaları devam ederken, 2 yıldır inşaatı süren, caminin aşağı tarafındaki tarihi konakta yapılan restorasyon çalışmaları da dikkat çekiyor

13 Ocak 2021 Çarşamba 10:55
‘Babamın hatırasını yaşatıyorum'
 

ŞEYH ŞABAN-I VELİ CAMİİ’NİN YAN TARAFINDA RESTORASYONU YAPILAN KONAK VE ARSANIN SAHİBİ ÇATALZEYTİNLİ İŞ ADAMI RAMAZAN DEMİRCİ;

‘Babamın hatırasını yaşatıyorum'

HZ PİR Şeyh Şaban-ı Veli Camii’nin restorasyon çalışmaları devam ederken, 2 yıldır inşaatı süren, caminin aşağı tarafındaki tarihi konakta yapılan restorasyon çalışmaları da dikkat çekiyor. Kastamonu’nun önemli sembollerinden biri olan Şeyh Şaban-ı Veli Camii’nin bulunduğu sokakta yapılan konak restoresinin tarihi dokuya zarar verdiği ve görüntüyü bozduğuna yönelik eleştiriler geliyor. Konuyla ilgili olarak konak ve çevresindeki çalışmalardan sorumlu, İstanbul’da bir otomobil firmasının yönetim kurulu başkanlığını yapan Çatalzeytinli iş adamı Ramazan Demirci, görüntü nedeniyle gelen eleştirilere yanıt verdi. Yapılan her işin yasal ve Anıtlar Kurulu tarafından onaylı olduğunu belirten Demirci, Anıtlar Kurulu’ndan alınan yazı ile yüksekte olan kısmın indirildiğini kaydederek, öncesinde de söz konusu yeri binaların kapattığı ve bu binaların yıkılmasıyla görüntülerin ortaya çıktığını, ortada yasal olmayan bir durumun olmadığını ve bu yatırımı da babasının hatırasını yaşatmak için yaptığını kaydetti.

“BU YATIRIMIN AMACI BABAMDAN KALAN MİSAFİR AĞIRLAMA GELENEĞİNİ SÜRDÜRMEK”

Bu alanda restorasyon çalışmasını ve yatırımı yapma sebebini de açıklayan işadamı Demirci, şöyle konuştu; “Biz, burada 20 sene öncesine kadar kiracıydık, sonrasında tapusu bize geçti. Babam öncelerinde burada misafirlerini ağırlardı. Kendisi misafirperverliği ile öne çıkmış bir adamdı. O geleneği yaşatmak için bu yatırımı yapıyoruz. Öncelerinde kullanılmayan bir binaydı bu tarihi bina. Bina o zamanlarda zaten çöküyordu konağın altını güçlendirdiler, görünür ve belli olur hale getirdiler. Daha öncesinde kullanılıyordu zaten. Buraya bakanlar, Cumhurbaşkanları gelmiştir, oturup yemek yemişlerdir, hatta fotoğrafları da vardır. Herkes de bunu biliyor. Çünkü burada konaklayacak bir tesisi bir yer yoktu. Burayı misafirhane olarak düşünüyoruz. Bir misafirimiz geldiği zaman ağırlamak amacıyla yaptık. Aynı zamanda otele çevrilebilecek şekilde de yaptık. Otele çevirip işletme olarak devredilebilir. Ancak o konu henüz kesin değil. Babamı yani Şevket Demirci’yi, 2009 yılında kaybettik. Onun kullandığı bir yerdi burası. Babamın kütüphanesindeki kitap sayısı entelektüel sayılabilecek, kitap kurdu denilen kişilerin fevkinde kitap zenginliği olan bir insandı. Arayıp da bulamadığımız kitapları onda bulabilirdiniz. Cömert, gönlü geniş bir insandı. Allah rahmet eylesin. Şimdi de onun hatırasını ve güzel hasletlerini devam ettirmek için bu yatırım yapıyor. Babam misafir ağırlamayı seven bir adamdı. Şeyh Şaban-ı Veli etkinliklerinde Kastamonu dışından gelen misafirlerin kalabilmesi gayesiyle bu harekete geçildi. Ancak sürdürülmesi için gelir gerekiyor. Otel olarak kullanılırsa kendini döndürebilir mi tabi bu bir işletme düşüncesi. Ama asıl amacımız, babamdan kalan o misafir ağırlama geleneğini devam ettirmek.”

“BİNA ÇÜRÜMÜŞTÜ VE ÇÖKECEKTİ”

Konak ve çevresinde yapılan tesis hakkında bilgilendirmelerde bulunan işadamı Ramazan Demirci; “Kastamonu’da yaşanan dolu felaketi sonrasında buraya binayı kontrol etmek için geldik. Ancak çatıya çıktığımda tüm kiremitlerin kırıldığını gördüm. Dolu sebebiyle Kastamonu’daki tüm evlerin çatılarındaki kiremitlerin kırıldığı gibi bu binadaki kiremitler de kırılmıştı. Binanın üst tarafları su aldığı için ıslanmış çürümeye, delinmeye başlamış. Burada ekip ve ustalarımızla görüşmelerimizi yaptık. Onlar biz çatıyı, restorasyonunu yapalım dediler. Ancak görüşmeler akabinde anladık ki bu böyle olmayacak, binanın komple restorasyona girmesi gerekiyor. Çünkü en alttaki yerlerine kadar bina çürümüştü, çökecekti. Sonra mimarlarla görüştük ve restorasyona giriştik. Komple proje çizdik ve rölöve aldık, restorasyona girdik. Binanın sadece iskeleti kalacak şekilde komple soyuldu. Konak soyma adı veriliyor bu işleme. Hatta komşularımızdan da duyduk; ‘Bu nasıl bir konak soyma daha öncesinde hiç bu kadar iyi bir konak soyma görmemiştik’ diye. Binanın soyulmasının ardından, binanın duvarları taş ve izolasyonla kaplandı ve eski haline getirildi. Eski fotoğraflarına da bakılabilir aslına sadık kalınarak yapıldı. Tabi bu işlemlerin her biri Ankara’dan çıkan onay dâhilinde yapılıyor” şeklinde konuştu.

“YAPILAN HER İŞ ANITLAR KURULU’NDAN ONAYLI”

Kastamonu Belediyesinin katılımı ve Ankara Anıtlar Kurulunun onayıyla, konağın aslına bağlı kalınarak restoresinin yapıldığını belirten Demirci, buranın Kastamonu için bir değer olduğunu ve Kastamonu’ya güzel bir potansiyel kazandıracağını kaydetti. Demirci burayı yapma amacının babasının hatırasını yaşatmak olduğunu belirterek, görüntü bozukluğu hakkında gelen ifadeleri şöyle değerlendirdi; “Eskiden vardı zaten binalar onlardan rahatsız olmuyorlardı. Yapılan bu işten kaynaklı Kastamonu Belediyesi de memnun. Burada bir takım insanlar ‘Yüksek olmuş, öyle değildi’ diyebilir ama burada yapılan her iş Kültür Varlıklarını Koruma Müdürlüğü Kurulu’nun izniyle yapılıyor. Hatta daha öncelerinde kurul izni nedeniyle aylarca gecikti bu inşaat. En ince noktasına kadar ölçülere müdahale ediyorlar, size keyfi herhangi bir düzenleme yapmaya müsaade etmiyorlar. Yasal olmayan herhangi bir şey yok. Zaten anıtlar Ankara’daki kurul projeye uygun mu yapılıp yapılmadığını kontrol için gelip kontrol edecek. Sonra izin kâğıdı verecekler. Bunun bacağında Belediye var Müze Müdürlüğü var. Proje ve inşaat başlamadan önce bütün arsa kazıldı, 4 ay boyunca altında herhangi bir buluntu vs. var mı diye kontrol ettiler, ancak bulunmadı. Görevleri nedeniyle onlar da atlamak istemiyorlar ama inşaat süresi uzadı. 2 yıldır devam ediyoruz. Kastamonu’ya değer katacak örnek olabilecek bir yer burası. Daha öncesinde zaten burada binalar vardı. Boş arsa olunca her şey göründü. Bu çatıdan 2 tane var. Arka taraftaki Hz. Piri engellemesin diye aşağı düşürdük diğer taraf daha alçaktır ötekine göre. Kastamonu bir sit kenti. Tescilli binalarla ilgili sıkı bir denetim var. Burada yapılan her iş, Anıtlar Kurulu’nun kontrolü ve onayı dâhilinde yapılıyor” dedi.

“ANKARA’DAN ONAY ALMADAN BUNU YAPMA ŞANSIMIZ YOK”

Söz konusu restorasyon projesini sadece Kastamonu Belediyesi dahilinde yapılabileceğini ancak iki iş olmaması ve doğru bir iş yapabilmek amacıyla bu işin Ankara’dan alınan onayla yapıldığını dile getiren Ramazan Demirci; “Hafif onarım ruhsatı ile biz bu restorasyonu Kastamonu Belediyesi’yle halledebilirdik. Ancak biz doğru iş yapmak için, Ankara ile irtibat kurduk, onaylarımızı oradan aldık. Misafirhane ve butik otele çevirebilmek için ilerde engel olabilir diye Ankara’ya müracaat ettik. Yapılan bu restorasyon çalışması, Kastamonu Belediyesi’nin katılımıyla ve Anıtlar Kurulu’nun kararları çerçevesinde başlatıldı. Kastamonu Belediyesi, Anıtlar Kurulu’ndan yazı alıyor, o şekilde hareket ediyor. Belediye kendi yetkisini dahi Ankara’ya devrediyor. Kendisini garantiye almak istiyor benim anladığım. Yan tarafta bulunan yeni binanın yıkım ruhsatı da Ankara’ya soruldu ve Kastamonu Belediyesi, o binanın yıkım ruhsatını daha yeni verdi. Tescilli eserlerin yakınındaki tüm binalar için izin alınması gerekiyor. Buradaki yeni binanın yıkımı da Ankara’dan onaylı. Ayrıca zaten Ankara’dan onay almadan bizim bunu yapma şansımız yok” dedi.

“200 YILLIK FIRIN, ESKİDEN MAHALLELİNİN DE KULLANDIĞI BİR FIRINMIŞ”

200 yıllık geçmişi olduğu düşünülen binanın bahçesinde ayrıca bir hamam ve fırını da mevcut. Hamamın restorasyon çalışmaları akabinde insanlara cam yol yapılarak sergileneceğini belirten Demirci, konağın bahçesindeki fırının da hala kullanılır durumda olduğunu söyledi. Fırın için eskiden tüm mahallelinin kullandığı bir fırın olduğunu aktaran Demirci şöyle konuştu; “Burası bir Bizans eseri değil ama sonuçta 200 yıllık geçmişi olan bir bina. Önünde fırını var ve fırın şuanda bile çalışır durumda. Mahalleli, bu fırında ekmek yapıyormuş önceleri. Bu fırında yapılan ekmek daha lezzetli olurmuş. Fırın yakılacağı zaman mahalleliye haber verilirmiş ‘Biz yarın fırını yakacağız haberiniz olsun’ diye. Ekmek yapacak olanlar hamurunu hazırlarlarmış o ev sahibi ekmeğini pişirdikten sonra diğerleri de gidip ihtiyacı olan ekmeğini yaparlarmış. Mahallenin kullanabildiği bir fırınmış.”

“YENİ NESİL KÜTÜPHANEYİ KASTAMONU’YA GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

İnşası devam eden alanda yeni nesil kütüphanenin de yapılacağını belirten işadamı Demirci, bunun Kastamonu’ya ciddi bir katkı sunacağını dile getirdi. Demirci, şöyle devam etti; “Muğla’da Bodrum Zai adında yeni nesil kütüphanecilik anlamında bir tesis var. Zai Bodrum gastronomi, müzik, sinema, tiyatro, edebiyat ve sanat anlamında bir kültür alanı. Bunu kendimize örnek aldık. Yazar görüşme günü, kitap tanıtım günü, imza günü, söyleşi günü gibi etkinliklerin yapılacağı bir yer haline getirmeyi amaçlıyoruz. Yeni nesil bir kütüphane şeklinde yapmayı planlıyoruz. Gastronomiyi de yansıtabileceğimiz bir yer haline gelecek. ‘Zai Kastamonu’ yapalım işletme konsepti olsun diye düşündük. Yapabilirsek eğer böyle bir planımız var konağın yan tarafındaki arasa için. Bu Kastamonu’ya bir değer eğer bunu yapabilirsek kendimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeyi amaçlıyoruz. Arkada bir kültür sokağı, söyleşi, toplantı salonları, müzik yerleri gibi etkinlik alanları oluşturmayı planlıyoruz.”

“ŞEYH ŞABAN-I VELİ HAFTASINDA BİR ALANI AÇMAYI PLANLIYORUZ”

İşadamı Demirci, Şeyh Şaban-ı Veli Haftası’na alanın bir kısmını yetiştirmeye çalıştıklarını, o haftayı burada değerlendirilmesi için açacaklarını belirterek şöyle konuştu; “Mayısın ilk haftasında Şeyh Şaban-ı Veli haftasında bu hastalık etkisi azalırsa kısmen bir alanı açabiliriz.” (Zehra Beyza Güler)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV