'Arıların sigortasını attırmayın'

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ziya Şahin, “Tarımın sigortası arı, arıların sigortasını attırmayın. Sorunların çözümü çok önemli” dedi

'Arıların sigortasını attırmayın'

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ziya Şahin, “Tarımın sigortası arı, arıların sigortasını attırmayın. Sorunların çözümü çok önemli” dedi.  

  Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği ve Güvenilir Ürün Platformu, arı ürünleri ve arıcılıkla ilgili sektörün bütün bileşenlerini bir araya getirdi. Pandemi dolayısıyla dijital ortamda gerçekleştirilen toplantıda  arıcılığın dünü, bugünü ve yarını konuşuldu. Birlik başkanlarının, sektörün bileşenlerinin katıldığı toplantıda konuşan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, “Tarımın sigortası arı, arıların sigortasını attırmayın. Sorunların çözümü çok önemli” dedi.  

  Toplantının açılış konuşmasını yapan TAB Başkanı Şahin, “Dününü unutanlar bugünün kıymetini bilemezler” atasözünü hatırlatarak başladığı konuşmasında, “Gerçekten bizim kitle olarak dünü hiç unutmadan bugünün kıymetini bilerek yarınlara doğru koşmamız gerekiyor. Bugün Türkiye olarak 8.1 milyon arılı kovan, 104 bin ton bal üretimi, 81 bin arıcılık işletmesi, ve 450 bin ana arıya sahibiz. Koloni sayısının ve arıcı sayısının artmasından dolayı arıcılıktaki problemler artmaktaydı. Örgütlenme ile bu problemlerin çözülebileceği öngörülerek Arı Yetiştiricileri Birlikleri kurulmaya başlandı ve 2003 yılında Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği kuruldu. Şu anda 79 ilde 72 binin üzerindeki üye arıcısı ile TAB, ülkemizde arıcılık sektörünü temsil eden en büyük sivil toplum kuruluşudur. TAB olarak Ulusal Standart/Tebliğ Çalışmaları, Uluslararası Standartlar Organizasyonu (ISO), birçok ulusal ve uluslararası projeyi başarı ile sürdürdük ve sürdürmeye de devam ediyoruz. Ülkemizde arıcılık örgütlenmesi dünya ile kıyaslandığında 100 yıl sonra başlamasına rağmen TAB, ülkemiz arıcılığını 18 yılda dünya arıcılığına entegre etmeyi başardı. Arıcılık Kayıt Sistemi (AKS) oluşturuldu ve ülkedeki tüm kovanlar ve arıcılar kayıt altına alınmıştır. Şu an arıcılarımızın yüzde 99’u sisteme kayıtlıdır” dedi.

  “TEKELLEŞMENİN ÖNÜNE ‘SÖZLEŞMELİ ARICILIK’ İLE GEÇEBİLİRİZ”

  Şahin, TAB-Bakanlık iş birliği ile dünyaya örnek olacak bir sistem oluşturulduğunu belirterek, sözlerini şöyle devam etti:

  “En az Manuka balı kadar değerli olan çam balımız ile ilgili araştırmalar yaparak değerinin anlaşılmasına ve uluslararası tanınırlığının arttırılmasına yönelik çalışmalar yapıldı. Dünden bugüne koloni sayısı yüzde 300 artmasına rağmen üretim alanları aynı oranda artmadığı, aksine azaldığı için arıcılarımızın kovan başına elde ettiği verim azaldı. Bununla beraber gezginci arıcılık artmış, bu da ürün maliyetlerinin artmasına neden olmuştur. Küresel iklim değişikliğinden dolayı arıcılarımız ciddi ürün ve koloni kayıplarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Arıcılıkta en büyük problem olan pazarlama problemi ve tekelleşme hala devam etmektedir. TAB olarak bu durumu sözleşmeli arıcılık faaliyetlerinin yürütülmesi ile çözüme kavuşturmak için çalışmalarımız devam etmektedir. Birliklerimiz de, arıcılarımıza güncel arıcılık yöntemleri konusunda eğitimler verilmesi, güvenli girdi temininin sağlanması ve ürünlerini pazarlama konularında yardımcı olmakta, kamu ile arıcı arasında iletişimin etkili yürütülmesini sağlamaktadır. Kısacası tarımın sigortası arı, arının sigortası birliklerdir. Lütfen arıların sigortasını attırmayın.”

  "TÜRKİYE ARICILIĞINI DÜNYAYA ULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ"

  Uluslararası çalışmalar ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin vizyonuna da değinen TAB Genel Başkanı Ziya Şahin, “Bizim yaptığımız projelerin bugün belki karşılığı görülmeyebilir. Ancak bizim bütün projelerimiz bugünümüz olduğu kadar en temeli de geleceğimizdir. Geleceğimizi kurtarmamız lazım. Günübirlik yaşamamamız lazım. Günübirlik yaşayarak siz sektörü mutlu edemezsiniz. Bugün gelir geçer ama yarınlarımızı kurtarmamız lazım. Yarınları kurtarmanın yolu da arıcılık sektörü olarak arı ürünlerimizin mutlaka yaşadığımız coğrafyada üretimini yaptığımız coğrafyada stardardını yapmamız ve bunları literatür kaynaklarına geçirmemiz gerekiyor. Literatür kaynaklarına geçmeyen AR-GE’lerin hiçbir önemi yok. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği bugün bunu çalışıyor. Çam balını yaptık bitti. Çam balı uluslararası literatür kaynaklara girmek üzere. Sırada diğer ballarımız, diğer projelerimiz var. Biz 2 yıldır ISO diyoruz. Ama ISO’nun ne olduğunu hala kimse bilmiyor. Eğer uluslararası standartlarda ürünlerimizi yerleştiremezsek, rekabetini sağlayamazsak gelecekte bu ürünler elinizde kalır. Ülkede tüketemezsiniz. Peki sahte ürünleri neden çalışıyoruz? Eğer dünyaya ürün satacaksak, dünya ölçeğinde olması gerekiyor. Yaptığımız çalışmalarımızın hepsi gelecekle ilgili. Türkiye arıcılığını dünyaya ulaştırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.  (İha)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER