banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
13 Kasım 2019 Çarşamba

AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik TIP FAKÜLTESİ’NDE HİÇBİR SORUN YOK

İl Genel Meclisi (İGM) Kasım ayı toplantısından önce AK Parti İl Başkanlığı’nda Milletvekili Metin Çelik’in de katılımı ile yapılan toplantıda Kastamonu Tıp Fakültesi, Barış Pınarı Harekatı, Kent Konseyi ve kendir konuşuldu.

05 Kasım 2019 Salı 11:00
AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik TIP FAKÜLTESİ’NDE HİÇBİR SORUN YOK
 

 

İl Genel Meclisi (İGM) Kasım ayı toplantısından önce AK Parti İl Başkanlığı’nda Milletvekili Metin Çelik’in de katılımı ile yapılan toplantıda Kastamonu Tıp Fakültesi, Barış Pınarı Harekatı, Kent Konseyi ve kendir konuşuldu.

ÜNLÜ: BİZİM ŞUAN VAKIFA İHTİYACIMIZ YOK

KÖYDES ödeneklerinin diğer kısmının 15 Kasım’da geleceğini ifade eden AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü, “İlçelerde köylerde çalışma devam ediyor. Yılsonu itibariyle de hedeflerimize ulaşacağız. Tıp Fakültesiyle ilgili Kent Konseyindeki toplantıda vakıf kurulması ile ilgili gündem maddesi oluştu. Bizim geldiğimiz noktada vakıfa şu an ihtiyacımız yok. Kastamonu Tıp Fakültesi’nin hayata geçmesi ve afiliasyonun olmasıyla ilgili vakıfa ihtiyacımız yoktur. Vakıf Üniversitesi kurulacaksa vakıf kuralım. Diğer kısmı da farklı bir alanda mesela Uğur Hastanesi’nin açılmasıyla ilgili oluşum yapabiliyorsak kuralım dedik. Geldiğimiz noktada afiliasyon süreci devam ediyor. Vekillerimizin desteğiyle afiliasyon süreci imzalandıktan sonra, Tıp Fakültemiz geçmiş oluyor.

“KENDİRLE İLGİLİ TEMEL ÖNCELİĞİMİZ; MİLLİ VE YERLİ TOHUM”

Kendirde 69 tane tohum var. 69 tohumun yarısı son 10 yıl içinde ülkemizde oluşturdu. Kendirle ilgili temel önceliğimiz; milli ve yerli tohum. Kastamonu olarak da bunun içinde olmamız lazım. Az önce yatırımcımız geldi. Hanönü’nde kendirin üretimi ve üretim sonrasında fabrikasyon şekliyle işlenmesi konusunda çalışması var. İş adamlarımızdan kendirin işlenmesi ve sanayide kullanılmasıyla ilgili üretim tesislerinin kurulmasını talep ediyoruz.

“TEKNO-KENT KONUSUNDA ÜNİVERSİTEMİZ ÇALIŞIYOR”

Tekno-Kent meselemiz var. Üniversitemiz bu konu da hassasiyetle çalışıyor. İl Özel İdare’miz de işin içinde. Kastamonu Belediyesi, Ticaret Odası da bu işin içinde olacaklar. İş adamlarımız, tüzel kişilik sahibi kişiler de katılım sağlayabilirler. 3 Kasım 2002 tarihinde her şey Türkiye için yola çıktık. 17 yıldır hiçbir ayrım yapmadan tüm Türkiye’ye hizmet etmeye devam ediyoruz. Davamız Türkiye, Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile dünyadaki mazlumların savunucusu olmaya devam edeceğiz. Barış Pınarı Harekatı’ndan sonra asker selamı her yerde yaygınlaştı, ordumuza destek olmak adına asker selamı verildi. Yerel Yönetimler Başkan Yardımcımız Yunus Özmusul, Yunanistan’ın AEK takımında hentbol oynuyor. Belçika maçından sonra, 2 şehidimizin olduğu günde, asker selamı verdiği için Yunan kamuoyunun baskı ve zorlamaları oldu. Özmusul, milli formanın her şeyin üzerinde olduğunu belirtti. Boyun eğmedi ve Türklüğe yakışır bir duruş sergiledi. Yaklaşık 200’ün üzerinde milli takım forması giymiş kardeşimi aradık. Dış İşleri Bakanlığımızla temasa geçtik. Özmusul’a her türlü destek olduğumuzu ifade ettik. Özmusul kardeşimizi tekrar kutluyoruz” dedi.

İGM Başkanı Güray Parçal ise, Tekno-Kent’in İGM gündeminde ek olarak yer alacağını belirtti.

ÇELİK: SEKA’NIN ÖZELLEŞTİRİLMESİ SEBEP DEĞİL, SONUÇTUR

AK Parti iktidarının 17’nci yılını doldurduğunu ifade eden AK Parti Milletvekili Metin Çelik, AK Parti iktidarıyla Türkiye’nin değişime ulaştığını söyledi. Çelik, “Nereden, nereye geldiğimize bakıyoruz. 3 bin kilometre asfalt yol uzunluğumuzu uzattık. Köylerimizi sıcak asfalt, beton yollarla kavuşturduk. Türkiye’de 51 il arasında en fazla ödeneği alan Kastamonu’dur. Hükümetimize, Sayın Cumhurbaşkanımıza, sayın bakanımızla olan görüşmelerimizde bu konuya çok daha fazla dikkat çekmeye çalışıyoruz. Teşkilatlarımız sürekli halkla diyalog halindedir. Biz, her türlü çabanın yanındayız, her türlü gayretin yanındayız, önünü açma noktasında bürokrasi anlamında gerekli girişimlerin yapılması noktasında bunun yanındayız. Şunu yapmaya çalışıyor muhalefet… O gün de söyledim. ‘SEKA özelleştirildi kendir bitti.’ Hayır tam tersi. SEKA'nın özelleştirilmesi bir sebep değil bir sonuçtur. O gün Tarım İl Müdürümüz, şu anda bakanlıkta görev yapan değerli kardeşimiz İhsan Emiralioğlu’da üzerine basa basa söylediği gibi bende bu işin içinden gelen bir kardeşiniz olarak 90’lı yılların sonunda başından itibaren kendirde sürekli bir geri gidiş oldu, bunun sebepleri var. Başka ürünlerin başka hammaddelerin daha ucuza temin edilmesi, SEKA tarafından kullanması sorunlara neden oldu ve yıllar içerisinde 90’lı yılların sonuna doğru geldiğimizde kendir üretimi neredeyse bitme noktasına zaten gelmişti. Dolayısıyla bunu AK Parti’de özelleştirme kararını almadı, 1998 yılında SEKA Fabrikaları'nın o günkü hükümet tarafından özelleştirme kararı alınmıştır. Dolayısıyla bunu bir sebep olarak gösterip, ileri geri konuşup halkın kafasını karıştırıp, sanki AK Parti bu meseleyi bu hale getirmiş gibi anlam çıkarmaya çalışanlar maalesef iyi niyetli değiller. Biz her meselede olduğu gibi yaklaşımlara bakıp iyi niyetli mi değil mi, maksatlı mı değil mi bunu anlayabiliyoruz. Kendirin tekrar gündeme gelmesi Sayın Cumhurbaşkanımızın ateşlemesi ile oldu” dedi.

“BİZİM DE MORALİMİZ BOZULUYOR”

Barış Pınarı Harekatına da değinen Çelik, “Peki, 15 Temmuzla ilgili tek bir söz söylemeyin, şehrimizdeki CHP’nin önde gelen arkadaşlar, daha önce söyledim, Gaziler Günü'ndeki konuşmamda da söyledim, siz buralarda konuşmayacaksınız da 15 Temmuz programlarına gelmeyeceksiniz de, neye geleceksiniz? Siz Barış Pınarı Harekatı başladığında ağzınızdan tek bir cümle, kaleminizden, telefonunuzun tuşundan tek bir cümle sarf etmeyeceksiniz de nerede sarf edeceksiniz. Bakın tek bir olumlu beyanatları var mı Barış Pınarı Harekatıyla ilgili. Özellikle baktım yok. Barış Pınarı Harekatı başlamış Türkiye bütün gücüyle buna destek oluyor, tek bir kelam yok. Ya biz sizin başka söylediğiniz şeylere nasıl itibar edeceğiz. Siz böyle önemli bir konuda eğer bir pozisyon almıyorsanız, eğer olumlu bir beyanatta bulunmuyorsanız, Kastamonu ile ilgili diğer konularda Türkiye ile ilgili diğer konular da ekonomiyle ilgili, sağlıkla ilgili, eğitimle ilgili konularda söylediklerinizin bizim için hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Bakın İstanbul'daki il başkanları da söylemiyor, ondan ne farkınız kalıyor o zaman sizin. Burası Kastamonu. Yani biz birlik beraberlik olsun istiyoruz arkadaşlar, Türkiye'nin birlik beraberlik içerisinde hareket etmesi gerekiyor. Kastamonu'nun birlik beraberlik içerisinde hareket etmesi gerekiyor. Biz bunu istiyoruz ve arzuluyoruz ama bunun olabilmesi için işte böyle temel konularda, bunlar olmadan bir şey olmaz, bunlar olmadan vatan olmaz, bunlar olmadan millet olmaz. Bu temel konularda eğer biz gerekli desteği göremiyorsak, o zaman bizimde moralimiz bozuluyor. Biz kimlerle neyi konuşacağız” diye konuştu.

“BİRİLERİNİN SORUMLULUK ALMASI GEREKİYOR”

Tıp Fakültesini de değerlendiren Çelik, “Yeni rektörümüzün atanmasıyla birlikte de bu konu hızlandı, gerekli hazırlık çalışmaları yapıldıktan sonra afiliasyon ön protokolü biliyorsunuz sağlık müdürlüğümüzle üniversitemiz arasında imzalandı. Ben hem rektörümüzle, hem yeni atanan dekanımızla geçen hafta yüz yüze görüşerek konunun son geldiği noktayı onlardan da dinledim. Tıp Fakültesi, Dekanımızın ifadesiyle söylüyorum, devlet hastanesini gezdiler, herhangi bir hastaneyle ilgili kısım konusunda herhangi bir sıkıntı, problem söz konusu değil, gerekli alt yapılar var, hem donanım itibariyle, hem alan itibariyle mekansal problem söz konusu değil. Bundan sonra eğitim kısmıyla ilgili de bu binalar öyle de olsa böyle de olsa üniversitemizin elindeki binalardan eğitim kısmını halletme imkanımız vardı. Herhangi bir problemimiz yok. Bu binada bittiğinde biz oraya rahatlıkla geçebiliyoruz diyorlar. Bizim şu anda önümüzde ne var, bir onay süreci var. Sağlık Bakanlığı’nın ve Yükseköğretim Kurulu’nun burada onay verme süreci var. İnşallah bu sürece biz en iyi şekilde bugüne kadar bu meseleyi ne kadar yakinen takip ettiysek bundan sonra aynı şekilde takip edip, gerekli görüşmeleri yapıp, bu onay sürecinin hızlandırılması için çalışma yapacağız.

“UĞURLU MESELESİYLE İLGİLİ HÜKÜMET

VE BAKANLIK ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMIŞTIR”

Buradan afiliasyon protokolü imzalandıktan sonra geçen hafta bir Kent Konseyi Toplantısı olmuş. Beni Kent Konseyi Başkanı hocamız aradı, ben ona bu süreci en iyi şekilde anlattım. Vakıf konusu, dernek konusu tabii bu konuda bize göre olay bu aşamaya geldikten sonra bir eksiğimiz daha olan Uğurlu meselesine yoğunlaşmakta. Sivil toplumun, yani sermaye sahiplerinin Kastamonu'daki sermaye sahiplerinin Uğurlu konusuna biraz daha yönelmelerinde bence fayda var. Buraya yönelmesinden kimse ilgilenmesin mi? Hayır, elbette sivil toplum, Kastamonu'daki her şeyle ilgilenmeli, her konuyla ilgilenmeli, bizim buna hiçbir şekilde itirazımız bugüne kadar olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır ama bu meselenin geldiği aşamayı ben size söyleyeyim. Bundan sonra inşallah işler bizim istediğimiz gibi gider ve biz burada devletimizin gücünü, hükümetimizin gücünü de burada arkamıza alarak bu işler en iyi şekilde çıkarız ama Uğurlu meselesiyle ilgili de hükümet, bakanlık daha önce de söyledim, üzerine düşeni yapmıştır. 2013 yılından itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın, bakanlarımızın talimatlarıyla ruhsatlar en az 4 sefer yanılmıyorsam uzatıldı. En son yine biz milletvekilleri olarak belediye başkanımızla birlikte gittik ve en son 5 yıl daha Özel Uğurlu Hastanesi'nin ruhsatı bakanlığımız tarafından uzatıldı. Ama ne var şuanda bir müteşebbisin ya da bir müteşebbis heyetin bu işte kendini ortaya koyması gerekiyor. Ne yapılacak Özel Uğurlu Hastanesi, borçlarından dolayı şuanda iflas masasında. Bir kere satışa çıktı, giren olmadı, şu anda bekliyor. Burada Kastamonu'daki iş adamlarımızdan, Kastamonu'daki sivil toplumdan bizim beklentimiz özel hastane konusunda bir taraftan Eğitim Araştırma Tıp Fakültesi bu şekilde ilerlerken özel hastanedeki durumumuzu da biraz daha iyileştirelim. Uğurlu’nun, bürokrasi anlamında bakanlık anlamında hiçbir engeli yok. Bu konudaki engelleri biz her seferinde aştık, bugün 3 yada 3,5 yılı kaldı ruhsat süresinin. Bu konuda birilerinin sorumluluk alması gerekiyor, birilerinin bu işe yönelmesi gerekiyor. Bizim burada madem böyle bir birliktelik oluştu sağlıkla ilgili bu konuya yoğunlaşılması bizim daha önceliğimizdir. Diğer konuyla da sivil toplum ilgilenmeye devam etsin, o konuda bir sıkıntımız yok. Bizde gerekli çalışmaları biraz önce söylediğim gibi yapmaya devam edeceğiz”  ifadelerini kullandı.

PARÇAL: ÜNİVERSİTEMİZE SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR

İGM Başkanı Güray Parçal ise, “Rektörümüz ile yaptığım görüşmede bana şunu ifade etti. Kendisiyle toplantı hakkında görüşülmüş ancak toplantıya davet edilmemiş. Üniversitenin önceki dönemdeki algısının yeni rektörümüze yansıtılması gibi bir algı oluşturuluyor. Bizim yeni rektörümüz genç ve dinamik birisi. Çok şey yapmak istiyor. Bu şekilde davranmak hoş değil. Üniversitemize sahip çıkmamız gerekiyor. Aynı şekilde Milletvekilimiz Metin Çelik’e de bir davet gitmemiş. Birlik ve beraberliğin bozulmaması gerekiyor. Görüşmek ayrı davet etmek ayrı bir olay. Bilgi almak davet ediyoruz anlamı taşımaz.”

Güray Parçal’ın sözleri üzerine Milletvekili Metin Çelik de, “Bana da herhangi bir davet gelmedi. Beni aradılar ve Tıp Fakültesi’nin son durumu hakkında bilgi istediler ancak toplantıya davet etmediler” dedi.

Tuğçe Yerdelen

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV