banner38

banner39

banner46

banner47

10 Aralık 2019 Salı

AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü’ye cevap veren Belediye Başkanı R.Galip Vidinlioğlu KEŞKE GEÇMİŞ 5 YILLARI İÇİN MAZERETLERİ OLSAYDI DA BÖYLE BİR SEÇİM SONUCU YAŞAMASALARDI

Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. R. Galip Vidinlioğlu, dün makamında düzenlediği basın toplantısı ile AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü’nün yaptığı ‘Belediye mazeret üretme yeri değildir’ açıklamasına cevap verdi.

04 Aralık 2019 Çarşamba 11:17
 AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü’ye cevap veren Belediye Başkanı R.Galip Vidinlioğlu  KEŞKE GEÇMİŞ 5 YILLARI İÇİN MAZERETLERİ OLSAYDI DA  BÖYLE BİR SEÇİM SONUCU YAŞAMASALARDI
 

 

Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. R. Galip Vidinlioğlu, dün makamında düzenlediği basın toplantısı ile AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü’nün yaptığı ‘Belediye mazeret üretme yeri değildir’ açıklamasına cevap verdi.

Hiçbir zaman mazeretlerin arkasına saklanmadığının altını çizen Başkan Galip Vidinlioğlu, “8 aylık süre ile ilgili bizi mazeret üretmekle itham edenlerin keşke geçmiş 5 yılları ile ilgili üretebilecekleri mazeretleri olsaydı da kendileri adına böyle bir seçim sonucu yaşamasalardı” dedi.

‘Ben belediye başkanıyım. Yaptığımla, yapamadığımla buradayım’ diyen Galip Vidinlioğlu, CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin’e de cevap verdi.

“ŞEFFAF OLACAĞIMIZIN SÖZÜNÜ VERMİŞTİK”

Belediye Başkanı Op. Dr. R. Galip Vidinlioğlu’nun açıklamaları şöyle; “Geçen hafta bir durum değerlendirmesi için bir basın toplantısı yaptık. Faaliyet raporlarını kamuoyu ile paylaştık. Basın toplantısından geri dönüşler genel itibari ile çok olumluydu. Çünkü biz ne yaptığımızı, ne yapacağımızı, neyi de yapamayacağımızı lafı eğip bükmeden ifade ettik. Belediye Başkanı olmamızın hemen akabinde bir basın açıklaması yapmıştım. Şeffaf olacağımızın, herkesi bilgilendireceğimizin sözünü vermiştik. Seçimlerden 1 ay sonraki açıklamamızda da belediyeyi ne şekilde teslim aldığımızı ifade ettik. Hiçte lafı eğip bükmedik. Kimseyi de bundan dolayı suçlamadık. O dönem ifadem şu olmuştu; ‘Biz civar illerin belediyeleri ile kıyaslandığımızda, kimine göre daha iyi, kimine göre daha kötü durumdayız. Sonuçta ülkemizin gerçeği, her seçim döneminde hesapta olmayan harcamalar gündeme gelir bunları da normal karşılıyoruz diye’ ifade etmiştim. Bu konu ile ilgili de ne belediye eski başkanımızı, nede Adalet ve Kalkınma Partisi’ni en küçük suçlayıcı bir ifade de bulunmadım. Bulunmamda doğru değil. Biz sonuçta hizmet için yola çıktık. Burasının da hizmet yeri olduğunun hepimiz bilincindeyiz. İlk günden beride çalışmalarımızı o yönde yaptık. Elimizde ki tabloya baktığımız zamanda projelerimizle ilgili neler yapabilirizi ben ve ekibim masaya yatırdığımızda çok net ifade ettik. ‘Bu yıl derlenme ve toparlanma yılı, bir stratejik plan hazırlıyoruz, bu stratejik plan çerçevesinde hareket edeceğiz. Belediyeyi yeniden yapılandırmamız söz konusu olacak. Bazı müdürlüklerle ilgili tasarruflarımız olacak, bazı müdürlüklerle ilgili de yeni müdürlükler ilavesi şeklinde belediyeyi şekillendireceğiz. Bu süre zarfında da hizmet içi eğitimlerle kimden ne kadar verim alabiliriz onu göreceğiz ve bu plan çerçevesinde bütün hesabımızı 2020’ye göre yapıyoruz’ diye ifade etmiştim. Yer yer küçük eleştiriler dışında bizimle ilgili spekülatif açıklama olmadı. Bizde buna mahal verecek hiçbir davranışın tutumun içerisinde olmadık. Yaptığımız hiçbir açıklamada ‘Mazeretle’ ilgili bir cümlem olmadı. Mazeretin içinde geçtiği cümle şu şekildeydi; ‘Biz hiçbir mazeretin de arkasına sığınmak istemiyoruz. İş yapmak için geldik. Bütün hesabımızı ve kitabımızı buna göre yapıyoruz’ demiştim.

Temizlikle ilgili mazeret kelimesini dile getirmiştim. 150 civarında TYP’liyle ilgili henüz bir cevap alamadığımızı, bu arkadaşların büyük kısmının temizlikte çalıştığını ve TYP programı da sona erdikten sonra temizlik yönünden çok eksik elemanla çalışmak zorunda kaldığımızı ifade etmiştik. Böyle demiştim ve ara sokaklarda temizlik noktasında olan aksaklıklardan dolayı hemşehrilerimizden de özür diliyoruz diye ifade ettim. Ve TYP’nin neticesinin ne olacağını bilmediğimiz için de temizlikle ilgili personel alımını bir süre beklettiğimizi eğer TYP’den ses çıkmazsa kendi başımızın çaresine bakacağımızı söyledim. Bunu bir mazeret olarak dile getirmedim salt bir gerçeği kamuoyuyla paylaştım.

“BU TÜR ELEŞTİRİLER BENİ YILDIRMAZ KAMÇILAR”

AK Parti İl Başkanı Sayın Doğan Ünlü’nün ‘belediye mazeret üretme yeri değil’ diye bir açıklaması oldu. Aslında üstüme alınacağım bir şey yok burada. Çünkü hiç mazeret üretmediğim için bu sözün muhatabı ben değilim ama ismim zikredildiği için cevap verme zarureti doğdu. Yaklaşık 8 aydır belediye ile ilgili açıklama da bulunmayan Doğan Ünlü’nün hangi düşünce ile belediyenin mazeret üretme yeri olmadığını ifade etmesini ben şaşırtıcı buldum. Seçim 31 Mart akşamı bitti. 5 yıllık icraatı ile Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’ni temsilen de ben yarışa girdik. Adalet ve Kalkınma Partisi yerel iktidardaydı. Biz Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte muhalefetteydik. Seçimle ilgili çok fazla yorumda bulunmanın anlamı yok. Zaten seçimin sonuçları da ortada. Her kula nasip olmayacak bir oranla belediye başkanı seçildim. Bu güvenden dolayı hemşerilerime teşekkür ediyorum. Onların güvenini boşa çıkarmamak adına Kastamonu için gece-gündüz çalışacağım. Bu tür eleştiriler beni yıldırmaz kamçılar. Daha çok hizmet etmenin yollarını arıyoruz.

“KEŞKE GEÇMİŞ 5 YILLARI İLE İLGİLİ ÜRETEBİLECEKLERİ MAZERETLERİ OLSAYDI DA KENDİLERİ ADINA ÖYLE BİR SEÇİM SONUCU YAŞAMASALARDI”

31 Mart akşamı da seçim bitti. 8 aylık süre zarfında faaliyet raporumuzu açıklamamıza, yaptıklarımızı, yapacaklarımızı, yapamadıklarımızı açıklamamıza rağmen böyle bir açıklamayı hem yadırgadım, hem şaşırdım, hem de üzüldüm. 8 aylık süre ile ilgili bizi mazeret üretmekle itham edenlerin keşke geçmiş 5 yılları ile ilgili üretebilecekleri mazeretleri olsaydı da kendileri adına böyle bir seçim sonucu yaşamasalardı. Mazeretlerin arkasına ben hiç sığınmadım bundan sonra da sığınmayacağım. Ama dediğim gibi 5 yılın hiçbir şekilde en küçük bir mazereti olmadı ki, böyle bir netice ortaya çıktı. Onun için bu ithamda bulunanların bana ‘Mazeret üretiyorsun’ demeleri yerine böyle bir seçim sonucu için önce kendilerinin aynaya bakmasında büyük fayda var. ‘Acılar kaldıysa dünden bugüne elbet sorulacak bir hesap vardır’ diyor şair. Ama hesap sorulacak olan yer ben değilim. ‘Acılar kaldıysa dünden bugüne’ hesabı herkes kendi içerisinde halletsin. Bizim hesabımız kaldıysa bizde kendi içimizde hallederiz. Bundan da hiçbir şekilde yüksünmeyiz. Hakkaniyetli bir insanım. Bundan 15-20 gün önce Tarihi Kentler Birliği’nin toplantısında Kastamonu Belediyesine süreklilik ödülü verildiği zaman ‘bu ödülde benim hiçbir dahlim yok, bu benden önceki belediye başkanının çalışmaları neticesinde alınan bir ödüldür. Ben bu ödülü belediye eski başkanımız ve onun ekibi adına alıyorum’ demiştim. Ben herkesin hakkını veririm. Hakkaniyet ölçüsünde de yiğidin hakkı yiğide.

“BURADAN EKMEK ÇIKMAZ”

Bazı şeyleri anlayabiliyorum. 2 gündür bu açıklamanın ne gerekçesi olabilir diye kendi kendime düşünüyorum. Muhtemelen 8 aydır belediye ile ilgili sus, pus olanların 8 ay sonra böyle bir çıkış yapmasının ilerleyen dönemde ki kongre süreci ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Fakat buradan sevgili başkana seslenmek istiyorum. Buradan ekmek çıkmaz. Herkes kendi kongre hesabını kendi partisi içinde yapsın. Belediye kimsenin kongre sürecinde olan bir kurum değildir. Burası bir kurumdur. Bende belediye başkanıyım. Yaptığımla, yapamadığımla buradayım. Eleştiriye, öneriye açığım ama bu tarz eleştirilerden kimseye hayır çıkmaz. Onun için bundan sonraki süreçle ilgili diyeceğim şudur. Ortada bir ittifak var. Seçim dönemim ve belediye başkanlık dönemim dahil bu süreç zarfında ben bir dakika bile ne Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bir şey söyledim ne belediye eski başkanımıza bir söz söyledim, ne Adalet ve Kalkınma Partisi’nin il başkanına bir söz söyledim. Hep iyi niyetle Kastamonu için neler yapabilirizin derdinde, kaygısında oldum. Bugün beni eleştirenlerin bu 8 aylık süreçte ‘Başkanım bizim adımıza yapılabilecek bir şey var mı? Bakanlıklarda ki görüşmelerinde biz ne yapabiliriz? Kastamonu için ne biz ne katabiliriz?’ derdinde, tasasında olsalardı da bizde Kastamonu’ya bir şeyler yapmanın onurunu, gururunu ve şerefini birlikte yaşasaydık. Bende hakkaniyetle ‘Sayın AK Parti İl Başkanının katkılarıyla Kastamonu’ya şunu kazandırdık’ derdim. Çünkü mevzu bahis Kastamonu’ysa benim için geri kalan her şey teferruattır. Her kim olursa olsun Kastamonu’nun iyiliği ve geleceği için kim çorbaya birazcık tuz katıyorsa hem teşekkür ederim hem de bunu paylaşırım. Bundan da gocunmam. Çünkü Kastamonu her şeyin üzerinde.

“KİMSENİN HAKKI DA DEĞİL, HADDİ DE DEĞİL”

Yurt dışında olduğum dönemde Seydiler ve Azdavay’daki toplantılara benim katılama mı Cumhuriyet Halk Partisi’nin saygıdeğer il başkanı kendisine dert edinmiş. Bu durumda sanırım dertlenmeye devam edecek. Çünkü biz biriz, bütünüz, hepimiz beraberiz, ayrımız, gayrımız yok, her ilçe belediye başkanımız bizim belediye başkanımız, biz il belediyesi olarak her türlü sıkıntılarında yanlarında olacağız. Sürekli bir aradayız. Yani buradan da kimseye ekmek çıkmaz. Benim katılamadığım toplantıları bizim içimizde ki problem gibi yansıtmak kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Açıp sorsalardı söylerdim. Ama sürekli söylememe rağmen bu tarz şeyleri sorduğunuzda benden cevabını alırsınız. Açıklama yaptığınız zaman tüpten çıkmış macun gibi olur bir daha geri dönmez. Söz gidiyor, yazı kalıyor. Basında da yer alıyor. Sonra geri dönülmez noktaya doğru gidiyoruz. Keşke bu işler bu noktaya gelmeden bana sorsaydı bende yurt dışında olduğum için katılamadığımı kendisine beyan ederdim.

“TEŞKİLAT OLARAK PROBLEMİMİZ YOK”

Tekrardan söylüyorum. Biz Milliyetçi Hareket Partisi’nin belediye başkanları olarak ve il teşkilatımız olarak, merkez ilçe teşkilatımız olarak hiçbir ayrımız, problemimiz yok. Aslında bizim hiç kimseyle bir problemimiz yok. Kollarımızı açıyoruz ‘gelin canlar bir olalım’ diyoruz. Fakat kolumuzun havada asılı kalmasına da üzülüyoruz. İnanıyorum ve diliyorum, bu tarz bir basın toplantısının son olmasını temenni ediyorum. Herkes sorusunun cevabını alır. Bundan sonraki sürecinde böyle işleyeceğini umuyorum.

“DAHA SAĞDUYULU AÇIKLAMALAR YAPMAYA DAVET EDİYORUM”

Memleketin bu sıkıntılı döneminde herkesi daha sağduyulu olmaya, daha sağduyulu açıklamalar yapmaya davet ediyorum. Çünkü hem bu işten bireyler olarak bizler karlı çıkarız hem Kastamonu’muz karlı çıkar. Çünkü kavgayla, gürültüyle kimsenin kazanacağı bir şey yok. Biz hiç ayrılık-gayrılık peşinde koşmadık. Ayrılık-gayrılıktan kimseye fayda gelmez. Ayrılıkta azap, birlikte rahmet vardır. Biz yine davetimizi yapmış olalım ve bekleyelim. Bizde derviş sabrı var bekleriz.

“HAVAYI ŞEHRİN İÇİNDE HAPSETTİNİZ”

Açıklamanın içerisinde ‘Kastamonu en temiz il unvanını kaybedebilir’ diye bir cümle var. Şehrin sokaklarının temizliğinden ziyade soluduğunuz havanın temizliğine bakın. En kirli 7. iliz. Yüzde 70 ormanın içerisinde. Bunu koca koca binaları dikerken düşünüp eleştirinizi o gün yapacaktınız. Yerin temizliğinden ziyade soluduğunuz havanın temizliği önemli. Akciğerlerinize her gün dünya kadar kükürt alıyorsunuz. Bununla ilgili ne yaptınız diye sorarlar. Şehrin pencereleri var. Girişe diktiğiniz koca binayı, çıkışa diktiniz koca binayı, Tosya yoluna diktiniz koca koca binaları hava sirkülasyonuna engel oldunuz. Havayı şehrin içinde hapsettiniz. Zaten çukurda bir şehiriz, bununla ilgili ağzınızdan bir kelam mı çıktı da bugün ‘Belediye mazeret üretme yeri değil’ diyorsunuz. Bir hastalığı tedavi edebilmenin yolu doğru teşhisten geçer. Doğru sorularla, doğru cevaplara gidebilirsiniz. Onun için şehirle ilgili doğru sorular sormak lazım. Doğru sorular sorarsanız, doğru cevapları da alırsınız.

“BİR TARAFTAN ÖDÜYORKEN BİR TARAFTAN YENİ FATURALAR GELİYOR”

Şimdi bir taraftan borç öderken bir taraftan da hak edişlerle ilgili yeni faturalar geliyor. Totalde esnafa borç 33 Milyon Türk Lirası’nın falan çok üzerinde. Hak edişler geldikçe de artıyor. Hemen hemen Eylül sonuna, Ekim başına kadar hak edişlerle ilgili yeni faturalar geliyor. Bir taraftan ödüyorsunuz, bir taraftan fatura ilave ediliyor. Rakamı soruyorsanız ilk devraldığımızda 33 Milyon Türk Lirası borcumuz vardı. Ödememize rağmen şuan 40 Milyon Türk Lirası’nın üzerinde esnafa borcumuz var. Çünkü bir sürü hak edişlerden yeni faturalar geliyor. Bunlar bizim dönemizle ilgili değil. Önceden yapılan işlerle ilgili. Geliyor. Faturasını kesiyor, muhasebeye bırakıyor. ‘Benim hak edişim bu. Ben şu işi tamamladım’ diyor. Muhasebeye gelene kadar da borç görünmüyor. Muhasebeye geldikten sonra borca o da eklenmiş oluyor.”

“GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN DEVLET BAHÇELİ’Yİ DAVET ETTİM”

10 Aralık İlk Türk Kadın Mitingi’nin 100. Yılı kutlamaları ile ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Opr. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu; “Benim kafamdaki şey Sayın Cumhurbaşkanımızı, eşlerini, yine parlamentodaki kadın milletvekillerini hepsini birden çağırmaktı. Fakat olabilir mi, olmaz mı hala daha net bir durum yok. Süreçte çok daraldı. Dolayısıyla sözleşmeyi imzaladığınız anda onun da belli bir maliyeti var. Yani benim bütün derdim Kastamonu’nun tanıtımı için. Kastamonu adına ses gelsin, Kastamonu ulusal basında yer alsın diye. Onun için sözleşmeyi imzalamadım. Dolayısıyla şu aşamada ondan vazgeçmiş durumdayız. Program normal seyrinde devam edecek. Ben Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’yi de davet ettim. Programın müsaitlik durumuna göre, ‘ben de orada olmayı çok isterim’ diye ifade ettiler. Yine Genel Başkanımızın Baş Danışmanı Ankara Milletvekili Nevin Taşlıçay hanımefendi ile görüştüm. O büyük ihtimalle geleceğini ifade ettiler. Fakat şimdi farazalar üzerinden, ihtimaller üzerinden konuşmak çok doğru değil. Netleşmiş bir durum söz konusu değil. Emine Erdoğan hanımefendi eğer gelirse yine elbette ki büyük şeref duyarız” dedi.

Serkan Horuz

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV