Ağır darbe!

Şeker-İş Kastamonu temsilcisi Ali Çufadaroğlu, Şeker Kurumu’nun kapatılması ile ilgili bir açıklama yaptı. Çufadaroğlu, yaptığı açıklamada, “Şeker Kurumu’nun kapatılması tatlandırıcı firmalarına, Amerika ve İsrail’e mükafat, ülkemizin geleceğine ve sağlığına ise ağır bir darbedir” dedi.

Ağır darbe!


  Şeker-İş Kastamonu temsilcisi Ali Çufadaroğlu, Şeker Kurumu’nun kapatılması ile ilgili bir açıklama yaptı. Çufadaroğlu, yaptığı açıklamada, “Şeker Kurumu’nun kapatılması tatlandırıcı firmalarına, Amerika ve İsrail’e mükafat, ülkemizin geleceğine ve sağlığına ise ağır bir darbedir” dedi.
Çufadaroğlu, şu açıklamayı yaptı: “4634 Sayılı Şeker Kanunu ile Türkiye’de şeker talebinin yurt içi üretimle karşılanmasını sağlamak, doğal kaynakların dengeli kullanımını gözetilerek, yeterli, sürekli ve ekonomik bir şekilde karşılanmasına yönelik olarak şeker piyasasını düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş olan Şeker Kurumu, 24 Aralık 2017 tarihinde yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılarak, Kurumun görev ve sorumlulukları Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na aktarılmıştır.
Ülke ve sektör menfaatleri doğrultusunda, pancar ve şeker üretiminin istikrarı ve sürdürebilirliği, yerli arz güvenliğinin sağlanması, üretimin planlanması ve piyasanın denetimi, fiyat istikrarı, tarımsal kaynaklarımız ve dış tehditlere karşı sektörün korunması için ‘paydaşların özgür iradeleri ile çözüm üretecekleri bir yapının ortadan kaldırılması’ sektörün geleceğini çıkmaza sokan bir karar olarak karşımıza durmaktadır.
 
Yanlış bir yönlendirmeye dayalı olarak, sektör bileşenlerinin ortak kararı olmaksızın, Şeker Kurumunun kapatıldığı dönemde dikkate alınarak bu yeni idari yapılanmanın sektöre dönük olumsuz etkileri, Sendikamızın 13 yıl önce yargıya taşımış olduğu Anayasa ve hukuka aykırılığına dair kararlar ile de tescillenmiştir. Anayasa Mahkemesi Danıştay kararları Şeker Kurumu’nun bağımsız idari otorite vasfını ortadan kaldırmanın hukuka uygun olmayacağını göstermiştir. Şeker Kurumu yapısı itibariyle, eleştirebilecek karar ve uygulamalarının varlığına rağmen, şeker sektörünün organizasyonunda temel bir yere ve öneme sahiptir. Milyonlarca kişiye doğrudan ve dolaylı olarak geçim imkânı veren bir sektörün bu tür karar uygulamalarla çeşitli sakıncalar içeren bir sürece itilmesinin acı sonuçları dikkate alınmalıdır. Nitekim Şeker Kurulu’na atama yapılmayan yaklaşık 17 aya ulaşan sektörde kayıt dışılık ve denetimsizliğin baş gösterdiği süreç neticesinde, önümüzdeki kampanya dönemine yaklaşık 600 bin tona yakın stokla girileceği beklenmektedir. Şeker-İş Sendikası olarak, ülke sektör menfaatlerine uygun çözümlerin ancak paydaşların katılımıyla uzlaşmacı bir yapı içerisinde geliştirilmesi gerekliliğinin arkasında durduğumuz bilinmelidir. Sendikamızın her zaman ve her koşulda sektörün yanında olduğunun bilindiği gerçeğinden hareketle, Türk Şeker sanayinin sorunlarına yönelik çözümlerin Bakanlık yerine, sektörün sorunlarını yakinen bilen bir bağısız kurum eliyle üretilmesine devam edilmesi gerekmektedir. Nitekim Şeker Kurumu’nun faaliyetlerine bağımsız bir idari olarak devam etmesi; etkin ve objektif bir yapıyla işleyişin sürdürülmesine yönelik en isabetli yaklaşım olacaktır.”  (Haber Merkezi)

Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2017, 10:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER