5 yıllık ‘umut’ hareketi

5 yıl önce “ Merve Dilara Kurt ve Aykut Kadir Kurt tarafından kurulan Belki de Sensin Derneği, ülke çapında teşkilatlanarak lösemi hastalarına umut olmaya çalışıyor.

5 yıllık ‘umut’ hareketi

 

5 yıl önce  “Belki de Sensin” diyerek Merve Dilara Kurt ve Aykut Kadir Kurt tarafından kurulan Belki de Sensin Derneği, ülke çapında teşkilatlanarak lösemi hastalarına umut olmaya çalışıyor.

Kastamonu Üniversitesi (KÜ) Belki de Sensin Topluluğu Başkanı Yunus Emre Erden ve Topluluk Gönüllüsü Burak Kılıç’da yaptıkları çalışmalarından söz ederek,  herkesi kök hücre bağışçısı olmaya çağırdı.

Tuğçe Yerdelen: Belki de Sensin  Derneği nasıl kuruldu, kuruluş aşamalarından bahseder misiniz?

Yunus Emre Erden: Bir zamanlar Twitter daha popülerken, Aykut Kadir Kurt  hashtag görüyor: “Efe’ye ilik lazım”  Aradan yaklaşık 4 ay geçiyor ve  Kurt, “ Efe’yi kaybettik” yazısını okuyor. Sonrasında Aykut Kadir Kurt, araştırmaya başlıyor. Kök Hücre Bağışı yöntemini bilmediğini fark ediyor. Bu alanda sivil toplumda çalışan bir kuruluş yok. Ardından eşi Merve Dilara Kurt ve Aykut Kadir Kurt tarafından Belki de Sensin kuruluyor.

 “YAKITI SEVGİ”

Tuğçe Yerdelen:  Sizin Belki de Sensin Derneği  ile tanışmanız nasıl gerçekleşti?

Yunus Emre Erden: Herkesin gerçek bir hikayesi var. Benim hikayem şu;  çok yakın arkadaşım lösemiye yakalanınca olayın ciddiyetini öğrendim. Belki de Sensin’i internetten araştırma yaparken fark ettim.  Herkes gönüllü olarak dertlerin dermanlarını yani kök hücre bağışını anlatıyorlardı. Benim de derdim vardı ve dermanım bağışçı olmayan kişilerdi. Bende gönüllü olarak derman aramak bu yola çıktım. Yakıtı sevgi olan Belki de Sensin Derneğine mail attım, hemen bana geri döndüler. Ardından konuştuk ve ekibe dahil oldum.

Burak Kılıç:  4 sene önce, instagramda denk geldim. 4 sene önce Kastamonu’da birisi için de kök hücre bağışçısı arıyorduk.  Sosyal medya üzerinden hemen bulunacağını düşündük. Bizde bir sayfa açtık. Ama sonra ülke çapında kök hücre bağışıyla uğraşan Belki de Sensin’e katılmam gerektiğini düşündüm.

 

“BİLİNCİ ARTTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Tuğçe Yerdelen: Genel olarak ne tür faaliyetler yapılıyor?

Yunus Emre Erden: İnsanları bir çatı altına toplamak için Sosyal Sorumluluk projeleri yapıyoruz.  Köy okulu etkinliği, Huzur evi ziyareti, fidan dikme, hayvanlara yuva yem desteği, kadın hakları ile ilgili konferans gibi pek çok faaliyet gerçekleştirdik. Faaliyetlerimize katılan kişilere derneğimizin kök hücre bağışının önemini ve kolaylığını anlatıyoruz. Katılımcılara bağışçı adayı olmaları için kan alma merkezlerine gönderiyoruz.

Burak Kılıç: Asıl amacımız kök hücre bağışı için insanlarda farkındalık oluşturmak. İlk başta insanlar korkuyor. Bizler anlattığımız zaman ise korkmaları gerektiğini anlıyorlar. Bu mesele tüm insanlığın meselesi. Ne kadar çok kök hücre bağışçısı olursa herkesin sevdiği insan hayata tutunabilir. Ölümün değil yaşamın kutsandığı bir dünyaya inandık ve faaliyetlerimizi bu yönde geliştirdik. Etkinliklerimizde bilinci arttırmaya çalışıyoruz.

Tuğçe Yerdelen: Yaptığınız etkinliklerde en çok yüreğinize dokunan olay neydi?    

Yunus Emre Erden: Yaptığımız her etkinlikte gerçek sevgiyi hissediyoruz.  Bir çok kişinin yaptığımız etkinlik sonunda gözyaşı akıttığını gördük. Köy okuluna gittik çok uzaklarda olan okulların çok kötü durumda olduğunu gördük. Orada ki çocukların bizlere yükledikleri o kadar güzel anlamlar var ki bunlar bizim enerjimiz oluyor. Huzur evi ziyaretlerimizde amcalarımızla olan sohbetlerimizde yürek burkan bir sürü hikaye duyuyoruz.

Tuğçe Yerdelen: Neden insanlar bağışçı olmaktan çekiniyor?

Burak Kılıç: Bunun sebebini bilmemek ve araştırmamaya bağlıyorum. Eskiden adı kemik iliği nakliymiş böyle de olunca insanlar bunu kemiği kesildiğini sanıyorlar. Oysa ki alakası yok. Dünyanın düz olduğunu kabul ettiği zamanlarda dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamak zordu. Biz de benzer zorluklarla uğraşıyoruz. Yılmadan, bıkmadan usanmadan defalarca anlatıyoruz. En önemli problemimiz ise zaman. Kanser hastası bir kişi zamanla yarışıyor. Bir kişiyi de ne kadar çabuk bağışçı olmaya ikna edersek, o kadar iyi.

“İLK ADIMI ATIN”

Tuğçe Yerdelen: Nasıl bağışçı olunur?

Yunus Emre Erden: 18-50 yaş aralığında bireyler bağışçı olabilir. Kızılay verici merkezlerine giderek  üç tüp kan vererek ilk adımı atabilirsiniz. Verdiğiniz kan örneklerinin doku analizi yapılarak Sağlık Bakanlığınca saklanır. Birisi ile eşleştiğiniz zaman sizden yine kan örneği alınır. İleri eşleşme sağlandığı taktirde nakil işlemleri başlar. Ya kan verir gibi yada ufak bir operasyon ile kalça kemiğinden alınır acısı en fazla küçük bir çocuğun canının 5 dakikası kadar acır. Tebrikler, hayat kurtardınız.

 

“YAŞAM BİZLERE SUNULAN EN GÜZEL SERVETTİR”

Tuğçe Yerdelen: Okurlarımıza ne söylemek istersiniz?

Yunus Emre Erden: Yaşam bizlere sunulan en güzel servettir.  Değerini bilmeliyiz dışarıya çıktığımız zaman içimize çektiğimiz o havanın kıymetini bilmeliyiz. Bu hava hepimize yeter.  Bir anne, baba veya kardeş belki bizlerin sayesinde dışarıda ki havayı içine çekebilecek. Bu yolda beni etkileyen bir yakınımın şu sözleridir: ‘Yunus havanın yüzüme değmesini özledim.’ Lösemi lenfoma gibi hastalıklar için dışarıda ki hava ile temas sıfır şeklindedir. Onlar, çok uzun zaman dışarı çıkıp sevdiklerine sarılamıyorlar. Bizlerin sıradan gördüğü yüzümüze vuran hava bütün hastaların en büyük özlemi oluyor. Bir hayat var bize ait olan ve bu hayat bizlerin sayesinde başkaları için de devam edebilir. Sizlerde üç tüp kan vererek ilk adımı atın ve bu hayatı hep birlikte yaşayalım.  Küçüklüğümüzde ki gibi kan kardeşimizi bulalım. Daha fazla bilgi için @belkidesensin sosyal medya hesaplarından aynı zamanda www.belkidesensin.com adresinden bizlere mesaj atarak sorabilirler.

Burak Kılıç:  Herkesten hem bağışçı olup hem de anlatmasını istiyorum. Enes Baturun 20 dakikalık bir günlüğüne dondurmacı olmak videosu 20 milyon izleniyor. 10 dakikanızı ayırıp ‘belki de senin hayatını kurtarabilirim’ demelisiniz.  Belki de hayat kurtaracak kahramanımız sensin.

Güncelleme Tarihi: 19 Ağustos 2020, 11:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER