banner38

banner39

banner46

banner47

20 Kasım 2019 Çarşamba

Faruk Nafiz Çamlıbel’i Vefatının 46. Yıldönümünde Anıyoruz

08 Kasım 2019, 10:15
Faruk Nafiz Çamlıbel’i Vefatının  46. Yıldönümünde Anıyoruz
Mehmet SAYAN
 “Derinden derine ırmaklar çağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi
Ey suyun sesinden anlayan bağlar,
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi?
Gönlümü Şirin’in aşkı sarınca
Yol almış hayatın ufuklarınca,
O hızla dağları Ferhat yarınca
Başlamış akmaya çoban çeşmesi…
O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi,
                                      Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi.
Vefasız Aslı’ya yol gösteren bu,
Kerem’in sazına cevap veren bu,
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu…
Sızmazdı toprağa çoban çeşmesi.
Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda;
Ateşten kızaran bir gül arar da
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.
Ne şair yaş döker, ne âşık ağlar,
        Tarihe karıştı eski sevdalar:
        Beyhude seslenir, beyhude çağlar
        Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi!..”
Yukarıda meşhur “ÇOBAN ÇEŞMESİ” şiirini sunduğum Türk Edebiyatının ünlü şairi Faruk Nafiz Çamlıbel, 1898’de İstanbul’da doğdu. Şair, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni yarıda bırakarak gazeteciliğe başladı. Ankara, İstanbul ve Kayseri’deki çeşitli liselerde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1946’da İstanbul milletvekili seçildi. Bu görevi 27 Mayıs 1960 ihtilâline kadar devam etti.  Diğer arkadaşlarıyla birlikte Yassıada’da yargılandı ve beraat etti. 
İlk şiirlerini aruz vezniyle yazdı. Daha sonra hece ölçüsüne geçerek “Beş Hececiler” topluluğunun üyesi oldu. Şiirlerinde Anadolu insanının yaşantı ve duygularını anlattı. memleketçi bir bilinçle yazdı.
“Şarkın Sultanları, Gönülden Gönüle, Dinle Neyden, Çoban Çeşmesi, Bir Ömür Böyle Geçti, Zindan Duvarları, Han Duvarları” şiir kitaplarıdır. “Canavar, Akın, Özyurt, Kahraman” gibi tiyatro eserleri ile “Yıldız Yağmuru” adlı bir de romanı vardır.
8 Kasım 1973’de İstanbul’da vefat etti.
Yazımı Faruk Nafiz Çamlıbel’in 1919’da o günlerin psikolojisi ile yazdığı aşağıdaki şiirle bitiriyor ve mekânı cennet olsun diyorum:
AT
“Bin gemle bağlanan yağız at şaha kalkıyor,
Gittikçe yükselen başı Allah’a kalkıyor
Son macerayı dinlememiş varsa anlatın;
Râm etmek isteyenler o mağrur, asil atın.
Beyhudedir, her uzvuna bir halka bulsa da;
Boştur köpüklü ağzına gemler vurulsa da…
Coştukça böyle sel gibi bağrında hisleri
Bir gün başında kalmayacaktır seyisleri!
Son şanlı macerasını tarihe anlatın:
Zincir içinde bağlı duran kahraman atın.
Gittikçe yükselen başı Allah’a kalkıyor;
Asrın baş eğdi sandığı at şaha kalkıyor !” 


--------------------------------------------------------------------------------------------
NOT: Okuyucularımın Mübarek Mevlit Kandili’ni tebrik eder; kandilin size ve ailenize, Yüce Milletimize, Türk- İslâm âlemine sağlık, huzur, mutluluk, refah getirmesini diler; saygılarımı, sevgilerimi sunarım.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV