Müzik indir

21 Ocak 2021 Perşembe

MHP, ittifaka sadık

'Eşitsizlikler bir an önce giderilmeli'

TÜM dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle eğitim faaliyetleri uzaktan eğitim ile devam ediyor

23 Aralık 2020 Çarşamba 10:22
'Eşitsizlikler bir an önce giderilmeli'
 

TÜM dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle eğitim faaliyetleri uzaktan eğitim ile devam ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) milyonlarca öğrenci ve velinin merakla beklediği eğitim takvimini açıkladı. Uzaktan eğitimin 22 Ocak’a kadar uzatıldığını bildiren MEB, yarıyıl tatilinin 3 haftaya çıkarıldığını duyurdu. Pandemi sürecinde uzaktan eğitimin olumsuzlukları hakkında bir açıklama yapan Kastamonu Eğitim-Sen Şube Başkanı Mirati Madak, eğitim noktasındaki eşitsizliğin giderek derinleştiğine ve öğretmenlere ekstra yükler yüklendiğine vurgu yaparak, Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bir takım eleştirilerde bulundu.

“UZAKTAN EĞİTİM SÜRECİ ÖĞRETMENLERİN TOPLUMSAL EMEĞİ İLE SÜRDÜRÜLÜYOR”

Eğitimdeki eşitsizliğin giderek derinleştiğine dikkat çeken Eğitim Sen Kastamonu Şube Başkanı Mirati Madak, yaptığı yazılı açıklamada öğretmenlerin yaşadıkları ve maruz kaldıkları sıkıntıları dile getirdi. Kastamonu Eğitim-Sen Şube Başkanı Mirati Madak, salgın sürecinde öğretmenlerin ciddi bir özveri ile çabaladığına dikkat çekerek şöyle konuştu; “Salgın koşullarında eğitim hizmetinin yegâne üreticisi, velilerle iş birliği içinde çalışan eğitim emekçileridir. Uzaktan eğitim süreci, eğitim ve bilim emekçilerinin toplumsal emeği ile sürdürülmektedir. Eğitim ve bilim emekçileri evlerini okullaştırmış, bilgisayar, internet erişimi, öğretim materyalleri gibi üretim girdilerini kendileri sağlamış veya satın almıştır. Yasalarla tanımlanmış sekiz saatlik çalışma süreci öğrencileri ve velileri desteklemek üzere daha uzun saatlere uzamıştır. Okul çağında çocukları olan eğitim ve bilim emekçileri evde ‘sessiz bir yer bulmak’ da dâhil, ciddi bir özveri içinde çalışmalarını sürdürmektedir. Bu çabalara karşın, eğitim ve bilim emekçilerinin yoğun ev içi emeği, eğitim alanının genel görünmezliği durumunun uzantısı olarak daha da görünmez kılınmıştır.”

“ÖĞRETMENLERİN GÖREV DIŞI ALANLARDA ÇALIŞTIRILMASI KABUL EDİLEMEZ”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın evlerinden eğitim veren öğretmenlerin yaşadıkları sıkıntılar için bir çalışma yapmamasını eleştirerek, üstüne öğretmenlere eğitim ve deneyimlerinin dışında işler verildiğinin altını çizdi. Öğretmenlerin hafta içi uzaktan eğitim derslerini gündüz saatlerinde işlemekle birlikte, bir yandan saat 18.00’den sonra ve cumartesi günleri uzaktan eğitim dersleri için yoğun hazırlık ve ders uygulaması yapmak zorunda kaldığına dikkat çeken Mirati Madak; “Öğretmenler, Samsun ve Adana’da olduğu gibi çağrı merkezlerinde görevlendirilmek istenmektedir. Son olarak Bolu ili Gerede ilçesinde, içinde ‘mahalli denetim personel listesi’ yayınlanarak öğretmenlerimizin 24 Aralık’ta göreve başlamalarının istendiği bilgileri gelmektedir. Ataması yapılmayan yüz binlerce sağlık emekçisi varken ve bir an önce atamaları yapılması gerekirken, salgın koşullarında öğretmenlerimizin bu şekilde görevlendirmelere tabi tutulması asla kabul edilemez. Bu sorumsuz ve haksız uygulamaların karşısında olduğumuzu ve düzeltilmesi yönündeki adımların ivedilikle atılması gerektiğini belirtiyoruz” dedi.

“UZAKTAN EĞİTİMDEKİ SOSYAL VE EKONOMİK EŞİTSİZLİKLER BİR AN EVVEL GİDERİLMELİ”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, covid-19 pandemisi sürecinde planlamalarını yaparken öğrencilerin her birinin eşit eğitim koşullarında olduğunu varsayımıyla hareket ettiğini öne sürerek şöyle konuştu;

MEB, Kovid-19 planlamalarını yapıp önceliklerini belirlerken, eğitim bütçesini hazırlarken ve bunları kamuoyuyla paylaşırken, öğrencilerimizin hepsinin eşit koşullarda eğitim gördüğü varsayımı ile hareket etmekten ya da böyle bir algı yaratma çabasından vazgeçmelidir. Öğrencilerimizin evdeki ve okuldaki koşullarının eşit olmadığı en çok pandemi günlerinde ortaya çıkmıştır. Ayrıca Türkiye’de yaşanan işsizlik okyanusunda eğitimin sonuçlarının da eşit olmayacağı bilinmektedir. Bu durumun pandemi sürecinde içine girilen ekonomik çıkmazla iyice derinleştiği öncelikle kabul edilmek zorundadır. Milyonlarca öğrencinin uzaktan eğitime yeterince erişemediği bir ortamda ‘150 bin tablet dağıttık. Ocak ayına kadar da 300 bin/500 bin tablet dağıtacağız’ açıklamalarıyla eğitimde yaşanan kaosun üstü örtülemez. Dağıtımda dahi kayırmacılıkların olduğu, kimi illerde tablet dağıtımı için öğretmenlerden katkı isteyen ‘İdarecilerden gelen cep mesajları’ haberleri durumun vahametini gözler önüne sermektedir. Pandemi sürecinde ortaya koyduğumuz ek bütçe ve ek atama taleplerimizin dikkate alınmadığı bir zamanda ortaya çıkan bu uygulamalar ortak geleceğimiz açısından kaygı vericidir” dedi.

“MERKEZİ STANDART SINAVLAR AŞAMALI BİÇİMDE ORTADAN KALDIRILMALI”

Eğitimin uzaktan, sınavın yüz yüze yapılmasının çelişkili bir durum olduğunu belirten Mirati Madak; “Bakanlığın 18 Aralık 2020 tarihli basın açıklamasında “İlkokullarda sınav yapılmayacak, karne notları, ders etkinliklerine katılım puanı ile belirlenecektir. Ortaokul ve liselerde birinci döneme ait bir yazılı/uygulama puanları ve performans notları üzerinden ölçme değerlendirme yapılacaktır.” denmektedir. Eğitimin uzaktan, sınavın ise yüz yüze yapılması bir çelişkidir. İlkokullarda sınavın yapılmayacak olması olumlu bir karar olmakla birlikte, pandemi nedeniyle her gün yüzlerce insanın yaşamını yitirdiği bir dönemde ortaokul ve lise öğrencilerinin yüz yüze yapılacak olan sınavlar için okullara çağrılması tam bir akıl tutulmasıdır. Ortaokul ve liselerde birinci döneme ait sınav ve performans notları üzerinden yapılacak ölçme değerlendirmeler, eğitimdeki eşitsizlikleri yeniden üretecektir. Pandemide derinleşen eşitsizlikler ortadayken ve salgının yayılımının arttığı bu dönemde sınav yapılmamalıdır. Yüz yüze eğitime geçilmesiyle birlikte yapılacak olan telafi eğitimlerinden sonraki ölçme değerlendirmeler birinci yarıyıla yansıtılmalıdır. Bu eşitsiz koşullarda öğrencilerin yaşamını belirleyen sınavların, eğitimin diğer yönleriyle birlikte düşünüldüğünde ne denli stres, kaygı ve korku yarattığını düşünmek hepimizin olduğu kadar MEB’in de görevidir. Dünyanın birçok ülkesinde, merkezi standart sınavların azaltıldığı birçok eğitim modelinin var olduğunu anımsayarak, salgın koşullarında eğitim üzerine daha çok düşünülmeli ve öğrencilerin bilgi, beceri ve yeteneklerini daha fazla açığa çıkaracak olan “sınavsız eğitim modelleri” için harekete geçilmelidir” ifadelerine yer verdi.

“MEB, ÇAĞRILARA KULAKLARINI TIKAMAMALI”

Kastamonu Eğitim Sen Şube Başkanı Mirati Madak son olarak şunları belirtti; “Öğrencilerin içsel güdülenmelerine ve somut üretimlerine daha çok özen gösteren, daha dayanışmacı, geliştirici, aynılaştırmayan, öğrencilerin güç ve yetilerinin açığa çıkması için eşit ve denk eğitim koşulları sağlayan, tüm öğrenciler için sonuçlarda eşitlik fikrini işleyen eğitim stratejileri üzerinde durmak zorundayız. MEB, tüm eğitim bileşenlerinin ve bu alanda örgütlü tüm demokratik kitle örgütlerinin düşüncelerini ve önerilerini dikkate alarak söz, karar ve irade yetkilerini okul, ilçe il milli eğitim düzeyleriyle paylaşarak ortak akıl ve duygu üretimi çağrılarına kulak tıkamamalıdır.Çocuklarımızın ve gençlerimizin sahip olduğu tüm yeti ve güçlerini kavramalarına ve geliştirmelerine yardımcı olarak bilgi, beceri ve duygu zenginliğini ortak geleceğimize taşımak hepimizin görevidir. Eğitim-Sen bu görevinin farkında olarak kamusal, parasız, bilimsel, laik, demokratik, ulaşılabilir eğitim mücadelesini yükseltmeye devam edecektir.” (Bülten)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV