Müzik indir

24 Ocak 2021 Pazar

Taziye ziyareti ortalığı karıştırdı

ÇİZMELERİMİ ÇIKARTAYIM MI?

04 Aralık 2020, 10:26
ÇİZMELERİMİ ÇIKARTAYIM MI?
Mehmet SAYAN
 

                          "Bir avuç kömür için

                                            bir ömür verenlere…”

ÇİZMELERİMİ ÇIKARTAYIM MI?

Murat, arkadaşı Ahmet’le birlikte akşam vardiyası için madene geldi. Soyunma odasına giderek iş kıyafetlerini giydiler. Görev yerlerine geldiklerinde arkadaşlarıyla selâmlaştılar. Murat, madenci bir ailenin oğluydu. Kendisinden başka üç erkek kardeşi de madende çalışıyordu. Eskiden köylerinde tarım yapılır, herkes ekmeğini topraktan çıkartırdı. Ama son yıllarda ürün para etmeyince insanlar köylerini terketmiş, ekmeklerini madenden çıkartır hale gelmişlerdi. Ahmet, çocukluk arkadaşıydı. Beraber okumuşlar, askere beraber gitmişler, aynı yıl evlenmişlerdi. Kendisinin 3.5 yaşında bir kız çocuğu, Ahmet’in ise iki oğlu vardı. 14 yıldır çalıştıkları işyerlerinde dört yıl önce meydana gelen bir iş kazasında babalarını kaybetmişlerdi. Madenlerdeki kazalar, madencilerin kaderi sayılırdı. Anneler, eşler madencileri işe dualarla uğurlar, akşam onlar sağ salim evlerine dönmeden de tedirginlikleri geçmezdi.

 

Ahmet: “Ev borcunu ne yaptın?” diye sordu. Murat, iki yıllık bir çaba sonucunda başlarını sokacakları bir ev yapmaya muvaffak olmuştu. Ahmet, kardeşi olmasa da aynı kardeşi gibiydi. İkisi de birbirlerinin bütün dertlerini, sıkıntılarını bilirlerdi. “Daha hayli borç var. Biraz zorlanacağız.” cevabını verdi.

 

O gün ocakta her zamankinden daha sıcak bir hava ve tuhaf bir koku vardı. İşçiler bu durum hakkında birbirleriyle tartışıyorlardı ki ocak büyük bir patlamayla sarsıldı. Bir an durakladılar. “Arkadaşlar, canımızı kurtaralım.” diye bir bağırma üzerine girişe doğru koşmaya başladılar. Daha yüz metre gitmemişlerdi ki yoğun bir duman bulutunun içinde kaldılar. Ortalıktaki koku daha da çoğalmıştı. Gaz maskelerini takıp oldukları yerde çaresiz bir şekilde beklemeye başladılar.

 

Ahmet’le birbirlerinden ayrılmamaya çalışıyorlardı. Fenalaşmaya başlayanlar oldu. Murat, “Burada ölüp kalırsak eşim küçücük çocukla, o borçlarla ne yapar.” diye düşünüyordu ki Ahmet: “Acaba kaderimiz babam gibi mi olacak?” dedi. Murat: “Sakın aklından kötü bir şey geçirme. Çoluk çocuğumuza kavuşmak için Allah’a dua et.” dedi. Bir süre sonra yürümeye başladılar. Yürüdüler, yürüdüler… Yürüyecek takatları kalmayınca sürünerek ilerlemeye başladılar. Yerler ıslaktı. Su ile kömür tozlarının birleşmesinden oluşan balçık çok kötü bir ortam oluşturmuştu. Gaz maskeleri belirli bir süre işe yarıyordu. O süre de dolmuş olmalı ki nefes alamaz hale geldiler. Murat, Ahmet’in hareketsiz kaldığını gördü. Bütün gücünü toplayarak ayağa kalktı. Ahmet’i taşımaya çaba sarfetti. Birkaç adım attı ama daha fazla gidemedi. İkisi de düşüp kaldılar… 

 

Murat, gözlerini açtığında madenin girişinde yatıyordu. Kurtarma ekipleri kendisini kurtarmış, ona oksijen vermişlerdi. Ahmet’in akıbetini merak etti. Ama merakını giderecek bir şey öğrenemedi. Kurtarma ekibinden bir kişi koluna girerek onu madenden dışarı çıkardı. Bekleyen ambulanslardan birisine doğru yürümeye başladılar ve kendisini yardımla ambulansa bindirdiler. Murat, ambulansın sedyesine oturduğunda önce sedyenin bembeyaz çarşafına, daha sonra da zifte batmış çizmelerine baktı ve dedi ki: “ÇİZMELERİMİ ÇIKARTAYIM MI?” O anda flaşlar patladı ve Türkiye, Murat’ın bu sözleri ile ağladı. Ekranlardaki her yeri simsiyah fakat yüreği tertemiz adam, artık Türk halkının kahramanı ve sevgilisiydi…

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV