banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
14 Aralık 2018 Cuma

BOŞANMA (Hikâye)

05 Aralık 2018, 09:25
BOŞANMA (Hikâye)
Mehmet SAYAN

"5 Aralık Kadın Hakları Günü’nde kadınlarımıza şiddete, tacize uğramadıkları, haklarının ihlâl edilmediği, haklarının kâğıt üzerinde kalmadığı, dünyaca kabul edilen standartlardaki haklara sahip oldukları bir hayat diliyor; saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum."

BOŞANMA

Hayat ne kadar acımasızdı. O kadar çok sevdiği, onun uğruna ailesini karşısına alıp evden kaçtığı sevdiği adamla ayrılacağı o günlerde aklına bile gelmezdi. Şu anda mahkeme salonunda karşısında oturan adam, uğruna her şeyini feda ettiği sevdiği adam mıydı?

Hakim: “Kızım, eşinden ayrılmak istiyor musun?” diye sordu. O anda mahkeme salonunda oturan çocuklarım ile yüz yüze geldim. Bir an durakladım, ne diyeceğimi bilemedim. Her ikisi de şaşkın ve üzgün bir tavırla bana bakıyorlardı. Yıllarca onlar için bu işkenceye katlanmış, onların üzülmemeleri için acı çekmiştim.

Hakim: “Evet kızım, eşinden ayrılmak istiyor musun?” diye tekrar sordu.

“Evet hakim bey, ayrılmak istiyorum” dedim.

Kocam da hakime boşanmak istediğini söyledi.

 

Ahmet’le Eğitim Fakültesi’nde tanışmış, âşık olmuştuk. Ahmet esnaftı. O günler benim hayatı tozpembe gördüğüm günlerdi. Aşkım için her şeyi yapmaya hazırdım. Ahmet’in evlilik teklifine tereddütsüz “evet” dedim.

Aileme evlenmek istediğimizi açtığımda şiddetle karşı çıktılar. Mutlaka okulumu bitirmem gerektiğini söylüyorlardı.

Ahmet’in ailesi beni istemeye geldiğinde annem ve babam olumsuz tavır koyup, okul bitmeden bu evliliğin olamayacağını ifade ettiler. Bizim ise beklemeye tahammülümüz yoktu. Ailemi karşıma alarak Ahmet’le evlenmeye karar verdim. Nikâh masasına oturduğumuzda ailemden kimse yoktu. O günden sonra da ne annemi, ne babamı gördüm. Bir yıl sonra hamile kaldım ve okulu bıraktım. Önce oğlum, iki yıl sonra da kızım dünyaya geldi. Artık dünyam, kocam ve çocuklarımdan ibaretti. Her şeyimi onlara adamıştım.

Evliliğimizin beşinci yılında eşimde bazı değişiklikler olmaya başladı. Bizi ihmal ediyor, eve geç geliyor, bazı geceler de hiç gelmiyordu. Sevdiğim adam gitmiş yerine, kendisine lâf söyletmeyen sinirli bir insan gelmişti. Ahmet, hiçbir açıklama yapmadan bir hafta eve gelmedi. Eve geldiğinde nerede olduğunu sorduğumda: “Sana hesap mı vereceğim, bana karışamazsın” diyerek bağırmaya başladı. “Eşimin nerede olduğunu sormak hakkım değil mi?” deyince adeta deliye dönüp beni sille tokat dövmeye başladı. Çocuklar da olanların şaşkınlığıyla ağlıyorlardı. Ahmet, kapıyı çarpıp gitti. Gidiş o gidiş…

Daha sonra Ahmet’in başka bir hanımla birlikte olduğunu, ona ev açtığını öğrendim. Benim için Ahmet, artık ölmüştü. O günden sonra zor günler başladı. İki çocuğumla birden hayatın problemleriyle karşı karşıya geldik. Kiramızı ödeyebilmek ve çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışmak zorundaydım. Ailemin: “Mutlak okulunu bitirmelisin” sözlerinde ne kadar haklı olduklarını ancak o an anlayabildim. Kadının ayaklarının üstünde durması ve kötü günde kendisinin ve çocuklarının geçimini üstlenebilmesi ne kadar önemliydi. Bir süre komşularımın yardımıyla yaşadık. Bir türlü cesaret edip anne ve babamı arayamıyordum.

Bir akşam kapımın zili çaldı. Mutfakta yemek yapıyordum. “Oğlum kapıyı açar mısın?” diye bağırdım. Kapı açıldı. “Oğlum kim gelmiş?” dedim. “Anne seni görmek istiyorlar” dedi. Mutfaktan çıkarak kapıya geldiğimde adeta gözlerime inanamadım. Karşımda beş yıldır görmediğim anne ve babam vardı. Yılların verdiği özlemle birbirimize sarıldık. Hepimiz ağlıyorduk. Şaşkınlığımız geçince anne ve babamı salona buyur edip oturacak yer gösterdim. Gelenlerin kim olduğunu niçin ağladığımızı merak eden çocuklarıma: “Çocuklar bakın anneanneniz ve dedeniz…” dedim. Torunlar anne ve babamın bütün kırgınlığını alıp götürmüştü. Çocuklara sarıldılar. İkisi de ağlıyordu…

Anne ve babama içine düştüğümüz durumu komşular haber vermişti…

Mahkeme salonundaki düşüncelerim hakimin kararını açıklaması ile sona erdi: “Ahmet ve Zeynep Evren çiftinin boşanmalarına, karar verildi…”

Mahkeme salonundan çocuklarımın ellerinden tutup çıkarken Ahmet de kendini bekleyen genç kadına sevinçle koşuyordu... (1)

 

(1)   Meskânların Konağı /Mehmet Sayan

Kastamonu Belediye Başkanlığı Yayını

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV