banner38

banner39

banner46

banner47

banner29
13 Aralık 2018 Perşembe

Bir Kaburga Hikayesi

08 Ağustos 2018, 09:48
Bir Kaburga Hikayesi
Fatih KÖSE
Kaburgalarım ağrıyordu.
İki gün geçmiş ama kaburgalarımın ağrısı geçmemişti.
Güya belgeli, bu işten iyi anlayan keseci arkadaş bel ağrısını geçirecekken kaburgalarımı zorlamıştı.
Artık kaburga ağrısından bel ağrısını hissetmiyordum. 
Allah razı olsun. Bir nevi şifa oldu işte.
Sabah 09.15’te Aile Hekimine gideyim dedim.
09.30’ta “Dit” dedi sıra almak için bastığım buton.
Her zamanki güler yüzü ile geçen yılın değil her yılın doktoru Bülent Korkmaz yerindeydi. 
Onu görünce aklıma hep Murat Göğebakan gelir. Nedense ona benzetirim.
Muayene olurken sohbet ettik. Çoluk çocuk, üniversite sınavları derken baktı ağrım fazla.
- Ağa bu böyle olmaz, hastaneye gideceksin.
- Yapma abi ya!
- Film çekecekler, ya karaciğere zarar verdiyse! İşi sağlama alalım.
Eh! Gideceğiz mecbur. 
Aklıma hastane efsaneleri geldi hep. 
Doktor yok, o yok, bu yok.
Sabahın köründe sıra almamışız, günlerden Cuma!
Ancak muayene olur Pazartesi film çektirmeye gelirim diye düşünerek hastaneye gittim.
Saat 10.00’ da Genel Cerrahi’den sıramı aldım. 56.sıra. 
20 dakika sonra sıram geldi. 
Tomografi için aşağı inmemi söylediler.
Eyvah dedim! Şimdi ne zamana gün verecekler bakalım. 
Aşağıda kaydımı oldum. 30 sıra numaralı bir kağıt verdiler. 
Tomografi odasının üzerinde 29 yazıyordu.
Beş dakikaya kalmadı 30 numarası yazdı.
Beş dakikada tomografi çekimi bitti.
- Sonuçları ne zaman alacağız?
- Sonuçlar Doktorunuzun ekranında şu anda beklemeye gerek yok!
Daha muayene olmayanlar olduğu için sonuçlara öğleden sonra bakacaklarmış haklı olarak.
Cuma’dan sonra da sonuçlarımıza baktık. 
Şükür organlarda bir şey yokmuş. 
Acaba bu kadar seri sağlık hizmetini ve neredeyse bedel ödemeden hangi dünya vatandaşı nerede alabiliyor?!
Oğlumu bir yaz Kanada’ya göndermiştim. 
Kadıköy İmam Hatip Lisesinde okurken arkadaşları ve İngilizce Öğretmenleri ile İngilizce Pratiği yapmak için Kanada’ya gidip 45 gün kalmışlardı. 
Oğlum orada kolunu incitmiş. 
Hastaneye gitmekten bahsettiler. 
Küçük bir çatlak olduğundan kolunun sarılması gerekeceğinden bahsettiler. 
Gidelim Hocam dedim. Oğlumun Hocasına! 
Yalnız Kanada’da muayene ve bahsettikleri işlemler için 1200 Kanada doları ödememiz gerekebilirmiş! 
- Ya ne 1200 doları incinmemiştir. Türk’e bir şey olmaz falan dedim! 
Allahtan bizim oğlanın misafir olduğu Filipinli ailenin ev hanımı hemşire imiş. Evde bir şeylerle çocuğun elini kolunu sarmalamışlar sağ olsunlar. Şükür o da geçti.
Elbette bir çok eksiğimiz var. Bir çoğu da tamamlanıyor. 
Ama yakışıklılığı ve gençliği ile meşhur Başbakanı olan Kanada da bile Kastamonu Devlet Hastanesindeki hizmeti, konforu, seriliği bulamamış birisi olarak emeği geçenlere kalbi teşekkürler ediyorum.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV