Başkent izlenimleri…

 

Geçtiğimiz Cuma günü CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı'nın daveti üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gittik. Kastamonu'da faaliyet gösteren gazetecilerle birlikte Milletvekili Baltacı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, yerel basının sorunlarını içeren bir dosya takdim ettik.

Öncelikle nazik daveti ve Kastamonu'ya yakışır misafirperverliği nedeniyle vekilimiz Hasan beye ve ekibine çok teşekkür ederim. Aslında sıradan bir ziyaret gibi görünse de, Kastamonu basınının Ankara'yla bağını güçlendirmesi açısından önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Kastamonu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erkan Yılmaz'a da, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, yerel basının sorunlarını içeren dosyayı sunduğu sırada üslubu, coşkusu için şahsım adına teşekkür ederim. Çünkü, bizler birlikte olmadan, ne yerel basının sorunlarını ne de Kastamonu'nun sorunlarını çözebiliriz. Basın camiası topyekun mücadelesi, Kastamonu için hayati öneme sahip.

Ayrıca ziyarette, Kılıçdaroğlu'na Açıksöz Gazetesi'nin İstiklal Marşı'nın yayınlandığı sayısını da hediye ederek, Kastamonu adına bir anı bıraktık.

 

KASTAMONU MİLLETVEKİLLERİ

Milletvekili Baltacı'yla söyleşi yaptığımızda; kendisine 'Diğer milletvekilleriyle ilişkiniz nedir?' diye sordum. O da AK Parti Milletvekili Hakkı Köylü'yü ne mecliste ne de Kastamonu'da görmediğini, Milletvekili Metin Çelik'le de karşılaştıklarında selamdan öte gitmediklerini söyledi ve 'ön yargı' kelimesini kullandı. Ben isterdim ki, diğer vekillerimizle bazı konularda istişare edilsin, ortak kararlar alınsın ve meclise sunulsun. Fakat iktidar-muhalefet ayrımının ciddi bir şekilde yapıldığını gözlemledim. Bizim, Kastamonu'yu konuşsunlar diye gönderdiğimiz vekillerimizin, kendi aralarında bile ortak bir fikir kümesinde olmamaları üzücü bir durum. Keşke, motivasyonumuz parti değil de memleket olsaydı…

 

KILIÇDAROĞLU VE KASTAMONU

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu ziyarete gittiğimizde; maske takmaması beni her ne kadar korkutsa da, Kastamonu'ya olan ilgisi ve şehrimiz hakkındaki bilgisi de o kadar şaşırttı. Standart bir genel başkan misali, bazı yüzeysel bilgilerle bizi geçiştireceğini düşünürken, bir Kastamonulu olarak beni utandıracak kadar bilgili olmasına çok sevindim. Konuşma tarzı, üslubu ve bize yaklaşımı, bana Bülent Ecevit'i hatırlattı. Türkiye siyasetinde mütevazi hayatıyla ön plana çıkan Ecevit'ten sonra da Kılıçdaroğlu'nun odası, giyimi ve konuşma tarzı da 'ikinci bir karaoğlan' havası verdi.

YORUM EKLE