Müzik indir

29 Kasım 2020 Pazar

Erdoğan: Tedbir almaya mecburuz ve alacağız

Azerbaycan-Türkiye beraberliği:Türk dünyası için örnek

12 Kasım 2020, 11:12
Azerbaycan-Türkiye beraberliği:Türk dünyası için örnek
İSA HABİBBEYLİ
 

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Başkumandan İlham Aliyev’in başkanlığında Dağlık Karabağ’da ve etraf illerde işgal edilmiş topraklarımızın düşmandan elinden kurtarılmaya başlandığı ilk günden itibaren kardeş Türkiye Cumhuriyeti ülkemize ve halkımıza her türlü siyasi ve manevi destek vermekte devam etmektedir.

Bu, Ulu önder Haydar Aliyev’in dâhiyane bir şekilde ilan ettiği "tek millet - iki devlet" öğretisinin ne kadar büyük hayati güce ve geniş imkânlara malik olduğunu her defasında yeniden tasdik etmektedir. Bu, aynı zamanda halklarımız arasındaki tarihi-medeni ilişkilerin, dil ve din birliğinin ebedi olan tezahürlerinden biridir. Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Vatan Savaşının ilk günlerinden itibaren Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugüne kadar ardışık bir şekilde verdiği beyanatları, gösterdiği devamlı siyasi çaba ve teşebbüsleri, bütünüyle Türk halkının manevi desteğini yüksek değerlendiriyor, bu adımların böyle zor ve mesuliyetli günlerde karşılıksız yardım olduğunu dünya kamuoyu önünde açık bir şekilde bildiriyor.

Ülkemizin toprak bütünlüğünün temin edilmesi ve topaklarımızın işgal altından kurtarılması uğruna yürüttüğü adaletli mücadelede Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in sergilediği gerçek devlet başkanı becerisi ve komutanlık katiyeti savaşta kazanılan zaferlerin esasını teşkil etmektedir. Başkomutan seviyesinde belirlenmiş olan savaş stratejisi ve taktiğine dayanan muzaffer Azerbaycan Ordusunun vatana ve devlete sadakati, yüksek savaş hazırlığı ve zafer azmi savaşta halkımıza yeni-yeni zaferler kazandırmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın objektif ve net beyanatları, attığı kararlı adımlar, onun düşünülmüş diplomatik faaliyetleri Azerbaycan’ın kadim arazilerini geri almak uğruna yapılan savaşın başarılı gidişatına destek veriyor, halkımıza ve askerlerimize büyük ruh yüksekliği getiriyor. Türkiye Cumhuriyeti başkanının teşviki ile Türkiye’nin devlet resmilerinin heyetleri ile birlikte Azerbaycan’a düzenledikleri seferler Cumhurbaşkanlarımız, bağımsız devletlerimiz ve halklarımızın en zor zamanlarda yürekten gelen birlik ve dayanışmasının canlı tecessümüdür. Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop’un Azerbaycan seferi, Bakü’de Cumhurbaşkanı Aliyev’le görüşerek yaptığı konuşmalar, onun Milli Meclis’teki derin içerikli konuşması ve Ermeniler tarafından Gence’de yıkılmış olan sivil yerleşim yerlerini ziyareti savaş döneminin tarihi salnamesinin kıymetli bir sayfasıdır ve gerçek manevi destek numunesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Azerbaycan’la Parlamentolar Arası Dostluk Grubunun başkanı, milletvekili Şamil Ayrım’ın kendi ülkesinde hayata geçirdiği toplantılar ve sık sık Azerbaycan’a gelerek desteğini ifade etmesi de kardeşlik münasebetlerinin ifadesidir.

***

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Azerbaycan’a seferleri, devlet başkanlarının birlikte yürüttükleri savaş döneminin hedefe odaklı dış politikasının düşünülmüş şekilde hayata geçirilmesinin temin edilmesine hizmet etmektedir. Mevlüt Çavuşoğlu’nun Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in başkanlığı ile savaş bölgelerinde kazanılmış tarihi zaferleri genel olarak Türk’ün adının destana çevrilmesi gibi kıymetlendirmesi devlet başkanımızın gergin ve yorulmaz mücadelesine verilmiş objektif değerin ifadesidir. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yurtdışında gerçekleştirdiği resmi görüşlerde Azerbaycan’ın savaş gerçeklikleri hakkında seslendirdiği fikirler ülkemizin ve halkımızın hak sesinin dünya kamuoyuna ulaştırmakla beraber, Türkiye Cumhuriyeti’nin de değişmez pozisyonunu uluslararası birlik karşısında sergilemektedir. Ülkelerimizin dışişleri bakanları arasında kurulmuş itibarlı diyalog da dış siyasetimizin başarıyla yürütülmesinde ve fayda getirmesinde mühim rol oynamaktadır.

***
Türkiye Cumhuriyeti’nin Eski Başbakanı, milletvekili Binali Yıldırım’ın başkanlık ettiği heyet ile ülkemizde cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le en yüksek seviyedeki konuşmaları "tek millet - iki devlet"in siyasi-manevi desteğinin bir sonraki tezahürü olmakla beraber, hem de karşıda duran vazifelerin müzakere edilerek neticeler çıkarılması için ehemmiyetlidir. Heyetin Nahçıvan’a sefer etmesi ve Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Âli Meclisi’nin Başkanı Vasif Talıbov’la gerçekleştirdiği görüş Türkiye ile Azerbaycan’ın bu ayrılmaz parçası arasındaki münasebetlerin daha da inkişaf ettirilmesine ve şimdiki savaş dönemindeki vazifelerinin gerçekleştirilmesine kardeş desteğinin amelî ifadesidir. Görüşte özellikle vurgulanmıştır ki, 13 Ekim 1921 yılında imzalanmış Kars Antlaşması’na göre Türkiye Cumhuriyeti’nin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile ilgili üzerine götürdüğü garantörlük misyonu şimdiki zor savaş durumunda bölgede ülkemizin toprak bütünlüğünün ve sulhun temin edilmesi için önem arz etmektedir. Milli lider Haydar Aliyev de Nahçıvan Özel Cumhuriyeti Ali Meclisi Başkanı olarak 22-25 Mart 1992 tarihinde Türkiye Cumhuriyetine ilk resmi seferi sırasında kardeş ülkenin başkanları Turgut Özal ve Süleyman Demirel’le görüştüğünde mühim tarihi ehemmiyet taşıyan Kars antlaşmasının
şartlarını gündeme taşıdığını da zikretmek gerekiyor. Aynı zamanda, yeniden Bakü-Tbilisi-Kars  demir yolunun Nahçıvan’a kadar devam ettirilmesi meselelerinin müzakere edilmesi de ülkelerarası münasebetlerin daha da inkişaf ettirilmesine yardım eden mühim faktörlerden biri gibi dikkat merkezine çekilmiştir. Bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin yüksek seviyeli heyetinin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne resmi seferi ve yapılan konuşmalar bölgede sulhun ve işbirliğinin geliştirilmesine yeni imkânların açılmasına hizmet ediyor.

Dağlık Karabağ’dan ve etraf illerden, o sıradan Ermeniler tarafından sivil ahaliye karşı ateş edildiği Gence, Terter, Berde ve diğer yerlerden en zor durumlarda Türkiye televizyonlarının, haber ajanslarının verdikleri haberler Azerbaycan’ın adaletli mücadelesi hakkında dünya kamuoyuna bilgilerin iletilmesinde mühim rol oynamaktadır. Kaynar noktalarında Türkiye medyasının Azerbaycan basın organları ile omuz omuza birlikte faaliyet göstermesi bilgi savaşı cephesinde üstünlüğümüze, zaferimize hak kazandıran gür sesimizin yankısıdır. Türkiye medyasının zor şartlar altında Azerbaycan’da gösterdiği aktif faaliyeti her türlü minnettarlığa layıktır.

***

Azerbaycan’ın Vatan Savaşı’na başladığı günlerden devletimize ilk olarak destek veren uluslararası kurumların arasında Türkça Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin tam zamanında verdiği açıklamanın büyük önem arz etiğini belirtmeliyiz. Bu açıklama, aynı zamanda Türkçe Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi gibi nüfuzlu uluslararası bir kurumun yaklaşımını yansıtan bir beyanat olarak da dünya ülkelerinde Azerbaycan’ın haklı davası hakkında objektif fikirlerin oluşmasında mühim ehemmiyet arz etmiştir. Bu günlerde Türkçe Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin teşebbüsü ile bu uluslararası teşkilatın genel sekreteri Bağdat Amreyev’in başkanlığında Türkiye, Özbekistan ve Kırgızistan Ticaret ve Sanayi Odası başkanlarının İlham Aliyev’le görüşü sırasında ifade edilen kesin destek hem de karşılıklı ilişkilerdeki itibarlı Türkiye desteğinin ufuklarının genişletilerek uluslararası teşkilatlara ve diğer Türk Cumhuriyetlerinin kurumlarına kadar inkişaf etmekte olduğunu gösteren bir gerçektir.

Tarihimizin böyle zor anlarında Türk dünyasından ayrı ayrı ünlü siyaset, ilim ve edebiyat adamlarının da desteği Azerbaycan için ehemmiyet arz etmektedir. Bu açıdan Uluslararası Türk Akademisi’nin başkanı Darhan Kıdırali’nin Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’la telefon görüşmesi Orta Asya cumhuriyetlerinden gelen ilk aydın desteği olarak tarihi bir adımdır. Azerbaycan halkının itibarlı dostu, dünyaca ünlü Oljas Süleymanov’un Dağlık Karabağ’dan ve etraf ilçelerden Ermenistan’ın kesin bir şekilde olarak geri çekilmesi, çıkması hakkındaki beyanatı hakiki bir vatandaş yazarın hak sesinin gerçek ifadesidir. Kardeş Gürcistan’dan Şota Rustaveli Edebiyat Enstitüsü müridi, Prof. Dr. İrma Ratiani’nin Azerbaycan Milli İlimler Akademisi’ne gönderdiği mektup ise dost ve komşu ülkenin aydınlarının bir demeci olarak ehemmiyetlidir.

Görüldüğü üzere, zor imtihan günlerinin sağlam ve itibarlı Azerbaycan – Türkiye Birliği inkişaf ederek Türk dünyasının dayanışmasına doğru genişlemekte ve daha da pekişmektedir. Bu açıdan Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün seviyelerde dönmeden gösterdiği gerçek kardeşlik yaklaşımı Türk dünyası içinde ve umumiyetle dünyada gerçek dostluk, kardeşlik ve dayanışma örneği gibi de ibretamiz ve kıymetli bir olgudur. Azerbaycan – Türkiye Birlik ve Dayanışması çağdaş dönemin kardeş ülkeler arasındaki gerçek tarihi ve ibretamiz dersleridir.

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bütün dünyaya sergiledikleri Birlik ve Dayanışma "tek millet - iki devlet" hakkındaki kardeşlik ve dayanışma öğretisinin gerçek tantanasıdır. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki bütün alanları ihtiva eden karşılıklı işbirliği, stratejik ortaklık, savaş dönemindeki büyük siyasi ve manevi destek istenilen istikamette, o cümleden harp meydanlarında büyük zaferin esas dayağı ve hareket verici gücüdür. Savaş döneminde büyük imtihanlardan geçerek daha da güçlenen her iki ülke için çok ehemmiyetli olan bu kardeşlik ve dayanışma halkımızı hain ve işgalci Ermenistan üzerindeki zafere götüren yollarının da en mühim faktörlerinden biridir. Aynı zamanda, gerçek kardeşlik örneği olan sarsılmaz Azerbaycan – Türkiye Birliği dost ve yandaş ülkeler için de bir çağırıdır.

Karabağ-Şuşa Azerbaycan’dır!

 

(Türkiye Türkçesine aktaran Prof. Dr. Vüsale MUSALI)

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV