Müzik indir

19 Ocak 2021 Salı

‘Halk perişan halde’

Asgari ücret, azami uzaklıkta!

03 Aralık 2020, 10:28
Asgari ücret, azami uzaklıkta!
Hüseyin Hüsnü Aykaç
 

Gündemimizden uzun zaman daha düşmeyecek, hayatımızın bir parçası haline gelen korona virüs asgari ücret görüşmelerini de etkiledi. Asgari ücret toplantıları salgın dolayısıyla uzaktan yapılacak. Bunu duyduğumda asgari ücretle çalışan vatandaşların yine kaderine mahkum edileceği hissettim. Sözüm ona; en çok destek olunması gereken işçinin, emekçinin derdini, bu sene sendikalar yetkili mercilere anlatabilecek mi? Bilemiyorum… Güncel asgari ücret net olarak 2 bin 324 lira bandında, tahmin edilen artış ise 2 bin 600 lira civarında yapılacağı yönünde. Bu karanlık günlerde asgari ücretlilerin ahvalinin ne olacağı gene meçhul, gene meçhul!

İşçiler, emekçiler, inşaat işçileri, temizlik işçileri, maden işçileri kara kara düşünüyor; ne olacak bu maaş diye. Lakin anlaşılan; görüşmeler başlamadan bitmiş. Sendikalar bağlanmış, masaya oturup şov bile yapmayacaklar. Kısaca gene davulun sesi uzaktan hoş gelecek. Asgari ücretle bir ailenin geçinemediğini, tek kişinin bile ay sonunu zor gördüğünü cüzdanları kabarıklar asla anlayamayacak. Hayat pahalı, alım gücü düşük. Ekonomi en sert tokadını asgariliye vuruyor. Aman bu zamlar, bu kısıtlamalar!

Her şart altında çalışmak zorunda kalan emekçilerin sesi olması gereken sendikalar da masaya oturunca kem küm etmekten öteye gidemiyorlar. Evde aslan; dışarıda kedi misali… Bilmiyorlar mı evine ekmek götürmeye çalışan milyonlarca vatandaşın derdini? Dert, her yıl olduğu gibi yine aynı; emeğin karşılığı alabilmek...

Peki, 2021 yılında asgari ücretli umduğu zammı alabilecek mi? Devran bu senede garibanın yüzüne gülmeyecek. Asgari ücret yine işçiye, emekçiye, hak edene azami uzaklıkta kalacak…

Halk ne diyor; Türkiye standartlarında bir kişinin asgari geçimi için maaşının en az 3 bin TL olması gerektiğini dile getiriyor. Tüm çalışanlar uyur; işçi çalışır. Bu hep böyle olmuştur; bundan sonrada böyle devam edecek maalesef. Bir fabrika düşünün. Üretimi sağlayan yegane güç; işçiler, fabrikanın çarklarını çevirenler. Aslında en önemli işi yapıyorlar; üretimi. Ancak öyle bir tüketim toplumu oluşturuldu ki insanlar kör, sağır, dilsiz oldu. Üretim bandının çalıştığı gibi; şu dönemde bile tüketimde en üst seviyede.

Asgari ücretli markete giriyor, mutfak alışverişi yapıyor, kasaya geldiğinde boynu bükük, çıkan rakamlara bakakalıyor. Alacağı ürünleri seçerek alıyor. Ürüne değil; fiyatına bakıyor. Kastettiğim nokta; ülkede azımsanmayacak kadar insan geçim sıkıntısıyla ve milyon sayıda dertle yaşam mücadelesi veriyor. Kanımca “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını terk ettiğimiz için bunca sıkıntı ile boğuşuyoruz. Her sene aynı şeyleri dillendiriyoruz…

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV