AİLENİN ÖZELLİKLERİ

Aile, bir üyesi olmanın mutluluğunu duyduğumuz, kendimizi her açıdan güven içinde hissettiğimiz, kısaca, yaşamı ve başkalarıyla bir arada yaşamayı öğrendiğimiz sosyal bir yapıdır. Yaşamın gerektirdiği temel ihtiyaçlar ailede karşılanır ve en uzun süreli etkileşim aile içinde yaşanır. Kişiliği oluşturan temel davranışlar ve yaşama dair alışkanlıklar bu etkileşim yoluyla kazanılır. Aile, bireyin toplumsal çevresinin ilk ve en önemli boyutunu oluşturur. Sağlıklı ve güçlü bir toplum, sağlıklı ve güçlü ailelerden meydana gelir.

Ailenin bir yapılanma biçimi vardır

Her sosyal örgütlenmede olduğu gibi ailenin de bir yapılanma biçimi vardır. Aile sosyal yapıların en küçüğüdür, sınırlı bir büyüklüğe sahiptir. Bu yapıyı oluşturan üyelerin sayısı aile tipinin özelliğine göre farklılık gösterir. Aralarında evlilik bağı olan eşler kan bağı ya da yasal yolla edinilen çocuklar bu yapının temel elemanlarıdır.

Ailenin ortak amaçları vardır

Her sosyal grup ya da örgütte olduğu gibi ailenin de gerçekleştirmeyi hedeflediği ortak amaçları vardır. Ailenin her üyesi bu amaçların gerçekleşmesine katkıda bulunur.

Aile toplumun temel yapı taşıdır

Toplum, ailelerin bir araya gelmesinden oluşur. Bu nedenle aile, içinde yaşadığı toplumun, toplum da ailenin genel özelliklerini yansıtır. Aile toplumun çekirdeği adeta bir modelidir.

Ailenin yasal ve kültürel temelleri vardır

Sosyal bir kurum olan aile, yasal ve toplumsal kurallara uygun olarak oluşturulur ve yaşatılır. Aile ilişkilerini düzenleyen kurallar vardır. Devletin hukuk düzenine göre evlenme, aile kurmanın meşru yolu olarak kabul edilmiştir. Günümüzde aile yalnızca medeni kanunun ilgili hükümlerine uygun olarak kurulmuş bir birlik değil aynı zamanda sosyal haklarla donatılmış bir anayasal kuruluştur. Her aile ait olduğu kültürün değerleriyle yaşar ve bu değerlerin yaşatılmasına katkıda bulunur.

Aile üyeleri arasındaki bağ ailenin temelidir

Aile üyeleri birbirlerine evlilik, kan ve akrabalık bağlarıyla bağlıdır. Bu bağ aile olmanın temel koşuludur. Hukuki işlemlerde bu bağ esas alınır.

Aile dinamik bir yapıdır

Aile sürekli değişimin ve bu değişime uyum çabalarının yaşandığı dinamik bir yapıdır. Değişimin bir bölümü ailenin kendi içyapısından kaynaklanır. Örneğin: üye sayısındaki artış, yaşça büyüme, hastalık, ölüm vb. nedenler ailenin ihtiyaçlarında değişime neden olur. Kimi zaman da değişen çevre koşulları, aileyi değişime zorlar. Örneğin: işsizlik, göçler vb.

Ailede her üyenin belli rol ve sorumlulukları vardır

Ailede her üyenin üstlendiği roller ve bu rollerin gereği olarak yerine getirilmesi beklenen sorumlulukları vardır. Ailede yaşam, iş bölümü ve işbirliği temeline dayanır. Aile üyelerinin, yetenekleri ve olanakları ölçüsünde sorumluluk paylaşımı, ailenin refah ve mutluluğu açısından önemlidir.

Aile ortak bir konutu ve geliri paylaşır

Aile üyeleri aynı çatı altında yani aynı evde yaşarlar. Eğitim, askerlik, iş gibi nedenlerle geçici olarak evden ayrılan olsa bile üyelerin tamamı hane halkı olarak adlandırılır. Aile üyelerinin her birinin kazancı aile bütçesinde ailenin ortak geliri olarak değerlendirilir. Bu gelir ev ve ailenin ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılır.

Aile üyeleri arasında duygusal bağ vardır

Aileyi oluşturan üyeler birbirlerine duygusal bağlarla bağlıdır. Bireylerin en yakın ve en sıcak ilişki içinde olduğu ortam ailedir. Ailenin varlığını sürdürmesinde rol oynayan en güçlü bağ ise sevgidir. Ailenin kuruluş aşamasında eşler arasındaki sevgi bağı, aileye katılan çocukların sevgisiyle adeta bir sevgi yumağına dönüşür. Aile, koşulsuz ve karşılıksız sevginin yaşandığı, bağlılık ve sadakatin anlamının öğrenildiği ilk ve doğal ortamdır.

Aile diğer toplumsal kurumlardan bağımsız değildir

Toplumsal bir kurum olan aile; hukuk, eğitim, din, ekonomi gibi kurumlardan etkilenir aynı zamanda bu kurumları da etkiler. Bu etkileşimin sürekli ve güçlü olması, ailenin toplumdaki yerinin ve öneminin doğal bir sonucudur. Ailenin diğer toplumsal kurumlarla işbirliği yapması toplumsal işlevlerin yerine getirilmesine katkıda bulunur.

YORUM EKLE