Acı, çikolata kadar mutlu eder

Acı seven bir milletiz. Kırmızı biber, karabiber, hardal, acının her türlüsü bizim için sofralarımızın vazgeçilmezi.

Yine de ilk aklımıza gelen soru şu: dilimizi yakan,  fiziksel acı veren bir şeyi niye yiyoruz? Ne zorumuz var, nedir derdimiz?

Acıyla aram yoktu. Ailem de pek yemeklerde kullanmazdı. Son dönemde burnumdan çıkmayacak kadar ağzımın içinde yakıcı tadı hissetmek çok hoşuma gitmeye başlayınca araştırdım. Dozunu minik adımlarla arttırıyorum. Öyle çok faydası var ki yararlanmamak olmazdı. Neler olduğunu duyduğunuzda siz de etkileneceksiniz. Kullanıyorsanız da size katkısını bilmek güzel bir duygu.

Önce acının fiziksel etkilerine bakalım:

Acı dilimize değdiği an beynimize ağzımızın alev alev yandığı sinyali gidiyor. Adrenalin salgılanmaya başlıyor, kalbimiz daha hızlı atıyor. Dudaklarımız şişiyor, yanaklarımız kızarıyor. Aynı zamanda vücut kendini soğutma moduna geçtiğinden terlemeye başlıyoruz.

Derken;  Acıyla başa çıkmak için doğal maddesi kapsaisin olan acı biberin, ağıza değdirildiği anda uyandırdığı yakıcı bir his sayesinde sinirler yumuşayarak beyin endorfin salgılar.

Beyin bölgesinde salgılanan endorfin vücutta ağrı kesici etki oluşturur. Endorfin vücutta bir mutluluk-iyilik halinin oluşmasını sağlar.

Sinirlerin yumuşaması ile salgılanan endorfinin vücutta ağrı kesici etki yaptığını biliyoruz artık. Acı içinde olabiliriz !!! Ama heyecanlı ve mutluyuz.

YORUM EKLE